• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
14 Nisan 2022 Perşembe

Zekeriya Beyaz ölünce...

B.

Zekeriya Beyaz ölünce doğrusu içim buruldu.

Bir dönemin "ekran celebrity"si, verilemez fetvaların vericisi; hepsinden öte, din alimi görünümlü bir politik aktördü kendisi. Bizleri çok üzmüştü.

Bu gibi durumlarda sürekli aynı şehadette bulunurum: "İyi bilmezdim, hakkım ise helal olsun." Diğer tarafta, mizan başında benim hakir hakkımın herhangi bir önemi olamayacağını düşünürüm bir kul için. Doğrusu o kadar önemli varlıklar da değiliz zaten.

Esenler'de bir camide kılınmış cenaze namazı; üç-beş kişi kaldırmış tabutunu ve 90'lı yıllarda şeyhülislamlık ettiği kitleden hiç kimse hatırlayıp da cenazesine gelmeyi düşünmemiş.

Yalnız çıkılan yolculukta limanda da bikes kalmış Beyaz. Üzüldüm.

Bu ölüm bana aşağıdaki şeyleri düşündürdü.

Evvela din adamı olmak iddiasındaki bir kimsenin katiyen dikkat etmesi gereken en önemli şey, siyasal konjonktüre göre davranmamak olmalıdır. Maalesef bu hataya sık sık düştüklerini görüyoruz ülkemizdeki ve İslam âlemindeki pek çok din adamının. Bir Hocaefendi'nin vakarı, özellikle siyasilerle, idarecilerle çok fazla yüz göz olmamaya bağlıdır. Siyasinin siyasal pozisyonu ne olursa olsun. Bu düsturu henüz İmam Hatip sıralarındayken pek çok kez işitmişizdir hocalarımızdan. Buna hiç riayet etmedi Beyaz.

İkincisi, bir Müslüman din adamının arkasına serlevha olarak asması gereken "Ellezine yestehıbbunel hayateddunya alel ahirah" (Dünya hayatını ahirete tercih edenler, insanları Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler) ayetini düşündüm. Ölüm var ya Huu! Değer mi?

Üçüncüsü, özellikle din-diyanet işlerinde fetva verirken, insanların önüne düşerken, birtakım kimseleri bir yöne sürüklerken, kişinin iki kere değil binlerce kere düşünmesi gerektiğini düşündüm. Size itimat ederek kulak veren, size inanan insanların hayatı o raddeden sonra belki de hiçbir zaman sizi dinlemeden önceki haline dönmeyecek şekilde değişecek. Böyle bir mesuliyet alınır mı Allah aşkına? "Kimden duydun bunu?" dediklerinde parmakla gösterilmeyi nasıl göze alabilir insan? Ayakkabıdan, horozdan kurban fetvası vermek ne büyük mesuliyetti. Karşılığında elde edilen şey bu mesuliyetin altına girmeye değdi mi Allah aşkına? Hafsalam almıyor bunu.

Dördüncüsü zelili aziz, azizi zelil eden Allah, bugün birini güçlü kılarsa yarın bir başkasını güçlü kılıyor. Durumunuz, iktidarınız değişmez kalmıyor. Anlık gücünüzün günü gelince elinizden gideceğini hatırlamak, ona göre hazırlanmak lazım.

Beşincisi ise hepimizin dikkat etmesi gereken bir husus. Ekranda görerek, takdir ederek, tenezzül buyurup tebrik ederek sık sık gönlünüzü çelebilir insanlar. O alakayı da çok büyütmemek lazım; çok ciddiye almamak lazım. Şöyle bir teşekkür ederek geçmek lazım. En fazla kabir kapısına kadar sürüp gider dediğimiz o alaka, işte Zekeriya Beyaz'ın cenazesinde kabir kapısına kadar bile sürmeyeceğini gösterdi bizlere. İyi niyetli de olsa heveskar bir alakadır o. O alakanın hatırına şaşmaz prensiplerden sapmamak, kimseye rüşvet-i kelam vermemek lazım.

Ameliyle baş başa kaldı şimdi... Hal-i hayatında kendisinden faydalı hiçbir şey öğrenmediğim, aksine âlemimi teşviş eden Zekeriya Beyaz'dan ölüm akabinde bu dersleri çıkardım. Ne diyeyim Allah hayır defterine yazsın.

İyi bilmezdim, hakkım helal olsun.

<p>ABD'nin California eyaletine bağlı Sierra Nevada bölgesini kar fırtınası vurdu. Sabah saatlerine

California'da kar fırtınası

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi

Park halindeki araçta ceset bulundu! İstanbul Bahçelievler'de dehşet