• $ 7,9026
  • € 9,3337
  • 483.104
  • 1204.7
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Pes ettirme

Orta Çağ’da ortaya çıkan ve Kilise’nin sapkın olarak nitelediği hareketlerin bir ortak noktası vardı.

Herkesin ilgisini çekecek yaldızlı hikayeler anlatır yahut davalarından bağımsız gerçek tespitler yapar, insanları kendilerine çekerlerdi. Akabinde ise kendi davalarını dayatır, yandaşlarını ikna ederlerdi.

Örneğin şöyle bir seyir takip ederdi sizi ikna etmek isteyen:

“İnsanlar fakir ve açlık çekiyor. Kilise yolsuzluklara batmış durumda; rahipler zina etmekten, rüşvet almaktan çekinmiyor. Derebeyleri sizlere zulmediyor, çocuklarınız savaşlarda can veriyor. Bu olaylar da gösteriyor ki dünyanın kurtarıcısı biziz. Bizi takip edin, kurtulun.”

Kimsenin reddedemeyeceği hakikatlere, konu ile hiç alakası olmayan iddialarını bağlarlardı.

Bu taktiği, Orta Çağ’da kalmış basit bir taktik olarak değerlendirirsek hata etmiş oluruz. Günümüzde de aklımızla alay eder gibi aynı delillendirme ile yaklaşarak bizleri ikna etmeye çalışıyorlar.

FETÖ böyleydi örneğin. Neticede söyleyeceği şeyden bağımsız onlarca şey anlatır, “mut’a nikahı” der, “İran” der, kendilerinden başka kimsenin gündeminde olmayan onlarca şeyi sıralar, sonunda size pes dedirtir “Tamam nalet olsun, dediğin gibi olsun” noktasına getirirdi.

Pes dedirtene kadar tezvirat, akabinde endoktrine etme.

Bu solun endoktrinasyonundan farklı bir şeydir. Sol endoktrinasyonda, sorun olarak tespit edilen şey ile çözüm olarak önerilen şey birbiri ile ilgisiz değildir. Bu sebeple size alakasız argümanlarla pes dedirtmeye çalışmaz solcu misyoner.

FETÖ’yü yetiştiren aklın diğer gayrimeşru çocukları şu günlerde yine aynı argümantasyona sarıldı.

“Dolar aldı başını gitti, Ebru Timtik öldü, 30 Ağustos yeterince şaşaalı kutlanmadı, gece bekçileri Hitler’in SS’ine dönüştü, Başakşehir şampiyon oldu; saman da ithal ediyoruz. O halde Doğu Akdeniz’de tansiyonu yükseltmeyelim, barış ile sorunu çözelim. Yurtta sulh cihanda sulh!”

Hemen her gün benzer bir tezviratla karşılaştığınız için muhtemelen, mübalağa yapmadığımı fark edeceksinizdir.

Bir zamanlar FETÖ’nün, Türkiye’nin en haklı davalarına uyguladığı sabotajın bir benzeri bu.

En haklı en güçlü davamız oysa bahsettikleri.

Bir şey elde edemeyeceklerinin farkındalar.

Maksat, konuyu Türkiye’de tartışılır hale getirmek.

“Biz ne Allah’ın belası milletmişiz” dedirtip, akabinde başarılı olamayacağımıza ikna etmek.

Sahadaki rakibimiz Avrupalının bize karşı bulabildiği argüman olan “Erdoğan kendisini Atatürk ile kıyaslamak istiyor. Bu Neo Osmanlıcı bir hamledir. Ekonomi kötüye gidince Erdoğan savaş arıyor” vb… söylemleri Türkçeye çevirip insanımıza hakikat gibi sunuyorlar bir de utanmadan.

Adam bizimle savaşta, eline ne geçirirse kafamıza atıyor.

Bu ise fırlatılanı hakikatmiş gibi yeniden yeniden kafamıza atıyor.

Amacı açık pes dedirtmek.

“Evet biz Neo Osmanlı olup çıldırdık, zaten saman da ithal ediyoruz. Bekçiler kimlik kontrolü de yapıyor. En iyi biz Doğu Akdeniz’deki haklı davamızdan vaz geçelim” dememizi istiyorlar.

Ne olur kusuruma bakmayın.

Avuçlarını yalarlar!

Taceddin Kutay Diğer Yazıları

Nezaket perdesi

14.08.2020

Rektör

10.08.2020

Belagat

05.08.2020

19 Ekim 2020 Güncel Haberler

19 Ekim 2020 Güncel Haberler

Balık pişirirken yapılan hatalara dikkat!

Balık pişirirken yapılan hatalara dikkat!

Kovid-19'u gripten ayıran 10 belirti

Kovid-19'u gripten ayıran 10 belirti

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan'da

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Azerbaycan'da