• $32,1897
  • €35,0133
  • 2498.42
  • 11039.5
1 Mayıs 2023 Pazartesi

Neden Erdoğan I: Borç ve mahcubiyet

B.

Her şey olmanın mubah, Erdoğancı olmanın ise günah olduğuna iman edenlerin pek çok olduğu bir memlekette 20 yıldır Erdoğan'dan başkasına oy vermedim.

Hiç utanmadan, yüzleri sıkılmadan oldukça konforlu bir alanımız olduğunu iddia ediyor bizlere mütemadiyen mahalle baskısı yapan, mobbing yapanlar. Oysa az evvel küçük çaplı linçlerine maruz kalmışızdır bu sözleri işittiğimiz çoğu zaman.

"Aydın bir kişiye de benziyorsunuz, size hiç yakıştıramadım. Nasıl olur da Erdoğan'a oy verirsiniz?"

Her şeyden evvel çok ayıp bir şeydir insanların politik tercihini sormak sorgulamak. Fakat öyle bir meşruiyet düzlemi yaratmışlar ki zihinlerinde, verdiğimiz reyle bizi mahcup etmeye kalkıyorlar.

Açık söyleyim, hayatımın tek bir anında bile Erdoğancı olmadım ben. Allah'a sığınırım Erdoğancı olmaktan. İşte tam olarak bu sebeple Erdoğan'a oy veriyorum!

Erdoğan, O'cu olacağım kadar bizden uzak birisi değil. Her şeyden evvel iftiharla söyleyeyim ki, yegane O'culuğum, ümmetliğine kabul buyururlarsa bir Muhammedi olmaktır. Aynı Erdoğan gibi...

İstanbul'un eski semtlerinden birinde, sokakta top oynayarak büyümüş bir imam hatip mezunuyum. Erdoğan gibi.

Çocukluğum ve gençliğim, ait olduğum sınıfın yüklerini omuzlayarak geçti. Aynı Erdoğan gibi.

Gururla taşıdığım Türklüğüm ve Müslümanlığım sebebiyle, kendilerine hiçbir yanlış yapmadığım, neyin nesi kimin fesi olduğunu bilmediğim nice adamdan ve kokonadan sokak ortasında yok yere hakaretler işitmişimdir İmam Hatip üniformasıyla yolda yürürken. Erdoğan gibi...

Sizin anlayacağınız Erdoğancı olmak için hiçbir sebebim yok. Erdoğan benden ve benim sınıfımdan, bizim tam göbeğimizden bir adam! İnsan kendindenci olur mu? Kendindenci olmaya kalkan bir kimsenin önce kendine bîganeleşmesi gerekir. Hafazanallah!

Seçime iki hafta kalmışken neden Erdoğan'a oy vereceğimi anlatmak, ihsas-ı reyde bulunmak istedim ve bunu da en temel sebebim olan mahcubiyet ile başlatmaya niyet ettim.

Dedim ya aynı sadmelerin izi var benim de sinemde. Benim büyüdüğüm Türkiye, ben de dahil pek çok yurtdışına yok sayan, onların kimliğini kabul etmeyen bir Türkiye'ydi. Alevi, Kürt Roman ve illa da Müslüman... Yoksun, olamazsın. Olabilirsin de bir yere kadar. Askere gidersin, vatan borcu... Şehit olursun, vatan sağ olsun... Vatanla kanar, vatan evladıyla ağlarsın..

Fakat seni vatandaştan saymaz, kaale almaz, en temel haklarına erişmene mani olmaktan çekinmez adamlar çadır kurmuştu memleketim üstüne.

Ve biz bir adamı çıkarıp önümüze geçirdik. Dedik ki "kavgamızı sen ver, mücadelemizi sen yap. Nasıl yaparsan yap. Yeter ki öz vârımız olan bu vatana çöreklenmiş haramilerin bize çok gördüğü vatan evlatlığı pâyemize kavuşalım.

Şimdiden bakınca oldukça anlamsız gözüken ironik ve bir o kadar hicran dolu bir hikayedir bu.

Olmadığı birisi gibi davranmadı Erdoğan. Nasılsa o oldu. İşimize geliyorduysa. Bütün risklere, tehditlere, bilenmişliklere tahammül edecek; üstüne bir de kendisini bize beğendirmek için kırk takla atacak.

Yoktuk biz yoktuk!

Tek arzumuz var olmaktı!

Geç ön tarafa da, bütün faturası senden olmak üzere bizim var olma kavgamızı yürüt dedik.

Kâh en bilmiş halimizi takınıp, ukala ukala tenkit ettik kendisini kâh hiçbir bedel ödemediğimiz ödüllerle taltif edilmek sevdasına düştük.

Buna rağmen, çevresindeki onca kalabalığın içinde yapayalnız bir adam olarak kavgamızı vermekten hiç geri durmadı.

Yarın bir gün memlekete bir şey olsa gidecek yeri yok bu adamın. Tüm dünya basını resmini manşetlere basıyor, hakaret etmede birbiriyle yarışıyor.

Avrupa'nın sokağındaki çocuk bile tanıyor Erdoğan'ı. Nereye gitsin de sükûn bulsun?

Bizim kavgamızı verirken, sistemin kötü çocuğu ilan edilmedi mi?

İşte ben de, kavgamızı verirken kan-ter içinde kalan Erdoğan'a baktıkça derin bir mahcubiyet ve pişmanlık hissi ile doluyorum. Bizim öz kavgamıza ben nasıl bir katkı sağladım acaba diye sorguluyorum.

Madem Timur'a giden Nasreddin Hoca gibi önümüze kattık Erdoğan'ı yürüyoruz, Hoca'nın ahalisi gibi çadır kapısında kaçıp gitmek bize yakışmaz.

O olduğu sürece ahde vefa gereği, nereye giderse peşinden gitmek boynumuza borç. Erdoğan'a oy verecek olmamın ilk nedeni bu borç ve mahcubiyet hissi...

Sayesinde adam sınıfına girenlerin bir kısmının nazına niyazına bakmayın hiç.

<p>Kadıköy'de ağızlıksız gezdirilen Pitbull cinsi köpek, sokak kedisine saldırdı. Kedi uzun çabalar

Kadıköy'de Pitbull dehşeti

Kızıl tilkiler piknikçilerin sofrasına ortak oldu! İşte o anlar

90 yıl sonra seyahat heyecanı... Yolculardan tam not aldı

Yolcu otobüsü ile kamyonet çarpıştı! 3'ü ağır 17 kişi yaralandı