• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
6 Aralık 2021 Pazartesi

Ne alakası var?

B. Hayat bir birbirinden ayırt edebilme ve oluruna göre tanzim edebilme sürecidir.

Yemek borunuz ile nefes borunuzu birbirinden ayırt etmeyi öğrenirsiniz evvela. Nefes alır, süt içersiniz.

Sonra insanı eşyadan, tanıdığı tanımadıktan, size ait olanı başkasına ait olandan ayırt etmeyi öğrenirsiniz.

Sonra değerlerinizi öğrenirsiniz. Değerlerinizle uyumlu olanları ve olmayanları ayırt etmeye başlarsınız.

Size uygun olan ve olmayan, artık o ayraç, o ölçü her neyse, ona göre tebarüz eder.

Madde ile mana ayrılır falan ve filan.

Hulâsa, bir takım şeyleri birbirinden ayırabilmek insanlığın en temel hassası.

Bununla var olup, bununla başkalarından ayrışarak kendinize yer açıyorsunuz.

Bu kabiliyetinin olmazsa var olamazsınız. Haydi oldunuz diyelim; koyun sürüsündeki herhangi bir koyundan farkınız olmaz.

Belki de en temel insani fonksiyonunuz tefrik edebilme kabiliyetinizdir.

Dolayısıyla, şimdi sizden bir takım şeyleri ayırt etmenizi istesek, beceremeyeceğiniz bir şey talep etmiş olmayacağız.

Sürekli yapıp ettiğiniz, doğarken refleks olarak dünyaya beraberinizde getirdiğiniz bir becerinizi kullanmanızı istemenin neyi kötü?

"Şu güzel sonbahar havasını ciğerlerine çek" demek gibi bir şey.

Öyleyse rica edelim.

Memleketin büyük muhalefeti ile küçük muhalefetini birbirinden ayırt edin lütfen hanımefendiler-beyefendiler...

Memleketin hakiki ve büyük muhalefeti mevcut ekonomik durumdur.

Hakiki bir muhalefettir.

Erdoğan'ı ne Baykal ne Kılıçdaroğlu ne Akşener ne de Muharrem İnce bu kadar zorlamadı.

Zira onlar küçük muhalefetin parçaları olarak ancak o ünlü "yenmiş de yenmiş, yenmiş de yenmiş" nakaratlı şarkının terennüm edicileri olabilirler.

Muhayyel bir gündemleri, muhayyel senaryoları var oldu.

Ekonomi ise gerçek bir siyaset yapıcıdır.

En kötü huyu ise asla kendine oynamayıp ardından gelenin hanesine yazmasıdır.

Hal böyle olunca hesaplar ister istemez karışıyor.

Ana muhalefet ekonomi ile küçük muhalefetin iddia ve talepleri aynı potada eriyor.

"Ekonomik şartlar pandeminin de etkisi ile son yıllarda hiç alışık olmadığımız bir tabloyu karşımıza çıkardı madem; o halde Kemal Bey'in ve Kemal Bey'in kulağına üfüren Sezgin Tanrıkulu'nun, Kaftancıoğlu'nun vb... aklınıza kim gelirse, hakkı vardır" demek, en temel becerimizle örtüşmüyor.

Ayırt edebilmeyi ıskalıyoruz, ihmal ediyoruz demektir.

Elbette hiç kimseyi ekonomik kaygılara kulak veriyor diye tenkit etmem, edemem.

Ancak ekonomik kaygılara kulak verir gibi yapıp fareli köyün kavalcısına tabi olursa ikaz ederim.

İtirazınız ekonomik temelli ise, yüzleşmeniz değer ve kimlik temelli olmaz, olamaz efendiler.

Hanımefendiler-beyefendiler...

Bu ikisini birbirinden ayırt etmeli.

Ekonomik bir buhran geçiriyoruz diye CHP'nin HDP güdümündeki siyasetine kısmen de olsa muvakkaten de olsa meyletmenin ne alemi var?

Daha açık soralım, sizin şikayetiniz ile onların reçetesinin ne alakası var?

İnanın bana yok.

Vesselam

<p> </p>

'Galatasaray küme düşebilir'

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ocak 2022)

Almadan önce etiketteki detaya dikkat! Peynir sahtecilik nasıl yapılıyor

Bear Grylls herkesi böyle kandırdı! Kamera arkası görüntüleri ortaya çıktı