• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
19 Nisan 2021 Pazartesi

Namus Davası

Taceddin Kutay
Taceddin Kutay
YAZARIN SAYFASI

Yıllar sonra yâd ettiklerinde "saçma sapan bir şeydi" diyecekler...

Bundan evvel verdikleri pek çok kavgayı konuşurken söylediklerini söyleyecekler yani.

Erkan Oğur – İbrahim Kalın hadisesi genel sıkıntının bütün semptomlarını yansıtmaktadır.

Suriye iç savaşı sonrası, zaten çoktandır mihrabı-minberi yıkılmış bir mabed görünümü arz eden Türkiye solu, en son yitirilecek şeyini de yitirmiş, anlamsız kalmıştır.

Sovyet emperyalizmine, Çin emperyalizmine alet olmak ve onlar tarafından kullanılmak, lügati kalabalık sol literatür içinden bulunan bir takım argümanlarla tevil edilmişti bundan önce.

Yani anlam kurtarılmıştı, namus haleldar edilmemişti.

Suriye iç savaşı ile gelinen nokta, adına "Rojava Devrimi" dedikleri saçma sapan bir şey, Suriye'yi İsviçre sanıp kantonlara ayırma, falan ve filan...

Yurdum çocuklarını Suriye pazarına, gerçekten bir devrim oluyormuş gibi sanki soldan soldan masallar ile yollayıp, Amerikan emperyalizminin savaşçısına çevirdiler.

Yine bir dünya lakırdı ile de bizi ahmak ve cahil yerine koydular üstelik. Efendim biz anlamamışız, Batı ile iş tutan Stalin'i yorumlayamamışız, falanmışız da filanmışız...

Geçiniz.

Mevzu ortadadır.

Başsız ve idealsiz kalan, üstelik sabık denenmişliklerin hayal kırıklıklarını da sırtına yük eden sol, kim nereye çekerse oraya giden bir şeye dönüştü ve anlamını yitirdi.

Emek-sermaye çelişkisinden, sınıf çatışmasından, kapitalizmin AKP'nin sömürü düzeninden kendisini yeniden üretmesinden falan bahsetmelerine bakmayın. İçinde bulundukları hakikaten büyük bir krizdir.

Hayatını üzerinden anlamlandırdığı en temel değer; yoldaş bildiği, onurunu hatta hayatını emanet ettiği kimseler tarafından üç kuruşa düşmana peşkeş çekilmiş adamların hayal sukutu...

Ve kendi iradeleriyle kaybettikleri, kendi elleriyle Amerikan bayraklı kefenlere gömdükleri anlamın yasını tutarken, anlamsız bir namus kavgasına girişmiş olmalarını anlamaya çalışıyoruz hep birlikte...

Ne olmuş? Erkan Oğur, İbrahim Kalın ile aynı türküde zikredilmişmiş... Aman ne zül.

Birden bire bir çığlık "toplanın bu tarafa!" diye, insanları neden olduğunu ve ne olduğunu anlamadıkları bir öfke ile dolduran bir "bu tarafa yüklenin" nidası...

Sonrası olanlar malum. Erkan Oğur "Ben de devrimciyim vurmayın a dostlar" dedi.

Soramadı bile adamcağız "Ne oluyor kardeşim?" diye.

Dün Amerikan bayrağı altında savaşırken ölen çocukların cenazelerine ağıtlar yakanlar, "Erkan Oğur nasıl İbrahim Kalın ile yan yana gelir?" gibi saçma bir namus kavgasının içinde buldu kendini.

"Devrimciyim abi ben de vurmayın" deyişine üzülerek baktım adamcağızın.

Elli yıldızlı Amerikan bayrağının altına emanet etmişlerdi oysa kendisine hakaret edenlerin pek çoğu onurlarını ve haysiyetlerini.

En yan yana gelmezlerin yan yana geldiği bir sofraya oturmayı meşrepleri kaldırıyor yıllardır, elan o sofrada oturur vaziyetteler.

O meşhur Erzurumlu fıkrasındaki "Gardaş oruç tutmirem, ama tutmayana denk gelirsem ağzın burnun gırirem" diyen adam gibiler.

Öz tatminlerini saçma sapan bir namus kavgası vermekle sağlamak istiyorlar.

Bir de en güçlü olduklarını bildikleri ve belki son kaleleri olan kültür-sanat mevziine toplanmaya çağırıyorlar yandaşlarını, içinde bulundukları ruhi koma hali olur da bir belirsiz gelecekte geçer diye.

Bu toplanma çağrısı bir namus kavgası çığırtkanlığı üzerinden yapılıyor.

Yıllar sonra kendilerinin de dalga geçecekleri saçma bir hassasiyet üretiyorlar, hayatlarının genel gidişatıyla uyumsuz, anlamsız krizlere girip sağa sola hakaret ediyorlar; bizler de kenarda durmuş bu histeri nöbetini seyrediyoruz.

Hadise bundan ibarettir.

<p>24 TV Londra Temsilcisi Tayfun Salcı protestoların yaşandığı bölgeden Akşam TV'den Duygu Gecü Yüz

Londra'da İsrail Büyükelçiliği'nin duvarına tırmandılar

Yer siyah, gök beyaz; şampiyon Beşiktaş!

Filistinlilerin evleri yerle bir oldu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı