• $32,3607
  • €34,4602
  • 2438.65
  • 9814.19
17 Şubat 2022 Perşembe

BAE yönünü niye bize çevirdi?

B.

Doğrusu bizim hiç alışmadığımız kadar mübalağalı, pek de gönlümüzü almayacak kadar tiyatral bir gösteri izledik Birleşik Arap Emirlikleri'nde.

Evet gönlümüz alınmadı zira çıkarları çatışan iki ülke gibi değil bizden kanıyla canıyla nefret eden bir hasımla karşı karşıyaydık bir süre öncesine kadar.

Birleşik Arap Emirlikleri ile Katar'da çatıştık, Libya'da çatıştık, Suriye'de çatıştık, Doğu Akdeniz'de çatıştık, 15 Temmuz gecesi meydanlarda sokaklarda çatıştık, Somali'de karşı karşıya geldik çatıştık.

Bunların çok benzerlerini Amerika ile Almanya ile Fransa ile Rusya ile zaten yaşadık yaşıyoruz. Devlet rasyonel bir aygıttır der, çıkar mücadelesine girdiğimizi kabul eder yeniden işbirliği yapacağımız anda bu ülkelerle yeniden işbirliği yaparız sıkıntı yok.

Aynı BAE ile olduğu gibi...

Fakat Birleşik Arap Emirlikleri oyunu Ortadoğu'ya mahsus kurallarla oynadı. Dinimizden, imanımızdan, tarihimizden, milletimizden, milliyetimizden hülasa aslında Birleşik Arap Emirlikleri ile bizi kardeş kılan her şeyden müttehem olduk.

Şimdi dönüp de hiç kimse bize "ne oldu da, daha dün Birleşik Arap Emirlikleri'ne kızıyordunuz bugün ise barıştınız" demesin.

Cevap açık. Biz küsmedik, biz barışmadık. Dahası temel eleştirilerimiz devam ediyor.

Nasıl İsrail ile müşterek bir siyaset yürütmek bir devletin çıkarına olduğunda kabul edilebilirse, Birleşik Arap Emirlikleri ile de yürütülür bunda anlaşılmayacak, kabul edilmeyecek bir şey yok.

Zira devletlerin hissiyatı olmaz.

Hissiyatı olanın ise muvakkaten aklı olmaz. Bana inanmıyorsanız Carl Schmitt'e sorunuz.

Dolayısıyla olmadık yerden yanlış tenkitler ile Türkiye'yi tutarsızlıkla itham etmesin kimse. Biz Birleşik Arap Emirlikleri ile siyaseten barıştık. Ki zaten küsen de biz değildik.

Giden biz değildik, onlardı. Biz yerimizdeydik onlar döndü. Ne Katar'da ne Suriye'de ne Libya'da ne Doğu Akdeniz'de ne Somali'de biz pozisyonumuzu hiçbir şekilde değiştirmedik. Bütün bu başlıklarda aksine kazanan olduk ve Birleşik Arap Emirlikleri Türkiye ile bölgesel bir karşıtlığın kendisine ne kadar zarar vereceğini gördü.

Peki Birleşik Arap Emirlikleri'ni bu çizgiye getiren amil neydi? Yani ne oldu da durup dururken düne kadar bize en tarihi hasımlarımızdan daha hasmane davranan Birleşik Arap Emirlikleri durup dururken bize döndü?

Bu sorunun dört cevabı var:

Evvela, Türkiye ile çatıştığı her alanda kaybeden Birleşik Arap Emirlikleri çatıştığı alanlarda Türkiye'nin kazanarak daha sağlam bir pozisyonla devam ettiğini gördü ve yeni çatışma alanları açmanın hiçbir akli tarafı olmadığını idrak etti.

İkincisi, pandemi sebebiyle ticaretine büyük darbe vurulan Birleşik Arap Emirlikleri'nin aylık bir milyar dolara yaklaşan zararını minimize edecek bir bölgesel işbirliğine ihtiyaç vardı. Bu konuda Türkiye'den daha iyi bir partner bulmak mümkün değildir.

Üçüncüsü ise, Türkiye'nin ayak bağı olduğu ve kestirip atılması gereken bir Filistin meselesi vardı. Birleşik Arap Emirlikleri Filistin meselesinde kestirdi attı ve bu süreçte bizimle muhatap olmadı. Hadise bittikten sonra yeniden ilişki tesis etmek onlar açısından daha kolay oldu.

Son sebep ise Amerika'nın Afganistan'dan çekilirken ortaya koyduğu sahnelerdir. O tayyarenin tekerleğinden düşen Amerikan işbirlikçisi Afganların görüntüleri Ortadoğu'da Amerika ile iş tutan herkese bir ibret oldu.

İran gibi bir güce karşı en önemli dengeleyici bölgesel güç olan Türkiye ile müttefik olmaktan başka bir çıkar yol göremedi Suudi Arabistan'la arası artık hiç de hoş olmayan Birleşik Arap Emirlikleri.

Bu sebeplerden ötürü Türkiye ile ilişkilerini yeniden canlandırmaya karar verdi ve önünü Anadolu'ya döndü. Dünyanın enerji ve finans hakikati değişiyor. Körfezin zenginleri varlıklarını başka yatırımlara kaydırıyor zira yakın bir gelecekte artık petrol kaynaklı milyarlar bu bölgeye akmayacak dolayısıyla tesis edilmesi gereken yeni ekonomik işbirlikleri, yeni lojistik rotaları, yeni üretim merkezleri ve yeni pazarlardır.

Peki bu süreç bize ne gösterdi? Sabit durur tutarlı bir dış politika izlerseniz Ortadoğu gibi instabil bir coğrafyada siz değişmeden muhataplarınız değişir ve size gelir. Burada tek öngöremediğimiz, bu işbirliğinin geleceği.

İzleyip hep birlikte göreceğiz...

<p>Anadolu Yayıncılar Federasyonu (AYF) Başkanı Sinan Burhan, Filistin'de bugüne kadar 140 gazetecin

Sultanahmet Meydanı'nda Gazze'de öldürülen gazeteciler anılacak

İstanbul'da insan trafiği!

Hasankeyf'te bayram tatili yoğunluğu

Kapış kapış gidiyor: 50.000 TL'den başlıyor! İşte ikinci el araba modelleri…