• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
23 Eylül 2021 Perşembe

Aşı karşıtlığı dayatılabilir mi?

B.

İnanın bana televizyona çıkmayı ben istememiştim. O iş geldi, anlamadığım şekilde bendenizi buldu.

İlk zamanlar hiç hoşuma gitmemişti. Öyle ya, bildiğinden de sual olunuyorsun bilmediğinden de. Adetim olarak bilmediğim konuda bir kaç defa, hem de canlı yayında, "kusura bakmayın ben bu konuda bir şey söyleyemem, rica ederim başkasına sorun" demiş ve reklam arasında ilk ciddi fırçamı yemiştim. Yayına çıkınca "bilmiyorum" olmazmış, ekranı doldurmalı, bir şey söyler gibi görünmeliymişiz. Dilerseniz tahtakurusu hakkında malumat verin... Ehemmiyeti yok. Program akışı bir sessizliğe kurban edilmemeliymiş. Temel kaide bu.

Peki...

Fakat sevmemiştim. Derken sevgili Ersoy Dede ile Serkan Fıçıcı ellerinde zımpara kağıdı, bendenize şekil şemal verme gayreti ile kendilerini paraladılar. Kavaktan sedir olmaz. Bizden de bu çıktı. Ne müşfik ne fedakâr dosttur onlar...

Her ne ise, geldiğimiz noktada artık yayın öncesi makyajını kendi başına yapabilen bir -kabul ederseniz- arkadaşınızım. Heveslisi olduğum için değil, pandemi şartları sebebiyle öğrendim makyaj yapmayı. El mecbur.

Gelgelelim biz alakadar olmasak da bizi buluyor olmadık mevzular.

Bir süredir hemen her gün bendenize sosyal medya üzerinden, e-posta yoluyla, hatta yolda yürürken aynı şey teklif ediliyor. "Aşı meselesini niye yazmıyorsun? Ekranda aşı meselesine niye isyan etmiyorsun? Cesaretin yok mu?"

Cesaretim de tahammülüm de var. Sizlere sabrediyorum. "aşı dayatmasına isyan etmediğin için seni takipten çıkıyorum!..." İnanın kim takip ediyor, kaç kişi takip ediyor umurumda değil. Umurumda olup da kimseye rüşvet-i kelam edecek bir karakterim de yok.

Fakirin adının önüne yazdıkları DR. sosyal bilimler alanında doktora yapmış olmakla edindiğim bir unvan. Tıp doktoru değilim. Tabip değilim! Dolayısıyla aşı meselesi hakkında efkar-ı umumiye iki kelime etmekten teeddüb ederim. Ayıptır "Sen kimsin?" diye sorarlar adama...

Sordurtmam o soruyu efendiler; izzetim, şerefim var. Anlamam, cahiliyim o meselenin. Aşı olun da demem, zinhar olmayın da demem. Benim vazifem değil. S400'ün menzili hakkında da bir şey bilmem; o konuda da konuşmam. Ne anlarım yahu?

Fakat sizler haklısınız, ekranda her daim her mevzudan anlayan arkadaşlara denk gelince bizden de o performansı bekliyorsunuz. Hayal sukutuna uğrattığımız için affedin.

Hem aşı karşıtlarının pişuvalığını yapan, lise diploması olmayan kanaat önderlerine bakınca "en azından yüksek tahsil yapmış çocuk, kendisini salahiyet sahibi görüyordur..." demeniz de muhtemeldir.

Görmem efendim. Cahiliyim o meselenin. Hem de kör cahiliyim. Vallahi billahi cahiliyim. Velakin cahili olduğum meselenin alimi geçinecek kadar da cahil değilim.

Bir sosyal bilimci olarak en fazla bu meselenin hangi zeminde tartışıldığı, ne gibi pozisyonlar alındığını gözlemleyebilirim.

Ve maalesef gözlemim, aşı karşıtlarının ilginç bir agresiflikle kendi gündemlerini hepimize, üstelik iman ettikleri noktadan dayattıkları gerçeğini önüme koyuyor.

Evet aşıya zorlayamazsınız insanları, kimsenin bedenine zorla bir şeyler zerk edemezsiniz. Gönüllülük esastır. Böyle bir dayatmayı reddederiz.

Peki sizler sürekli sizlere hak vermemizi talep ederken, vermememiz halinde satılmış kalemler olduğumuz vb. cümle hakareti sıralarken bizlere bir şeyler dayatmıyor musunuz?

Ehli değilim, konuşamam. Sizler itimad ettiğiniz UZMANLARI dinleyiniz diyorum, bu da kabul görmüyor.

Yeri görü yaratan aşkına, bir parça da kendinizdeki dayatmacılığı reddedin.

Anlam veremediğim onca tahkirin ardından ben de içimi döktüm. Zaafıma veriniz. Bu kadar.

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi