• $12,5945
  • €14,2207
  • 728.03
  • 1782.18
1 Ocak 2013 Salı

Yılın ilk günü

Küçükken çok büyük oluyor yeni yıl heyecanı. Sabaha bütün dilekler bir bir gerçekleşecek, tarihle beraber hayat toptan değişecek gibi bir beklentiye giriliyor. Fakat o büyülü 1 Ocak sabahı tutup aynısının tıpkısı bir güne uyanmıyor mu insan... Fena bozuluyor. Bozula bozula büyüdük neyse de, öyle uyduruk beklentilere pabuç bırakmıyoruz artık. Biliyoruz ki, dün ne idiyse bugün de o. Biz aynı. Gün aynı. Dünya aynı. Biz değiştirmedikçe değişmeyecek hayat. Biz yapmadıkça gerçek olmayacak dilekler. Biz gitmedikçe gelmeyecek özlemle beklenenler. Ne istesek, ne dilesek eninde sonunda iş başa düşüyor. Kabak bize patlıyor. Biliyoruz. Yapacaksın ki olacak. Değişeceksin ki değişecek. Var mı cesaretin, gücün, isteğin, arzun... Ondan haber ver. Amaan neyse, içinizi sıkmak değil niyetim. Koca bir yıl var önümüzde. Yaparız hepsini yavaş yavaş. Şimdilik, bugünlük şöyle dertsiz tasasız, küçük, hafif, rahat bir başlangıç yeter. Ne sallanan salı bunalımları, ne yarının sendromları ne de başka türden hafta içi kederleri. İyi bir günde açtık yeni yılın paketini. Bilmek lazım kıymetini.

BUGÜNÜ TESADÜFE TERK ETME   
Hatırladığım en tuhaf 1 Ocak'lardan birini birbirini çok seven bir çiftle geçirmiştim. En kötü kombinasyonmuş meğer. Onlar iki, ben bir. Onlar çoğul, ben değil. Gerçekten mutlu çiftler oldum olası garip gelir zaten bana. Genlerinde mi, kanlarında mı bir şey var, nedirse? 'Arayanların' ayaklarına kara sular inmişken onlar rahattalar, huzurdalar. Uzaylı gibiler. Hormonlarla ya da beyin salgılarıyla ilgili belki de. Belki de yiyip içtikleri bu hale getiriyor insanı. On yıl her sabah beş-on fincan neskafe içtim. Sütsüz, şekersiz, kahvaltısız. Ondan belki. Neyse, mutlu çiftler değişik işte. Yalansız, oyunsuz, saf bir mutlu hal. Hipnozla mı böyle oluyorlar acaba? Huzursuz bünyeme oturmayan bu egzantrik tablo durduk yerde mutsuz etmişti beni. O gün karar verdim işte 1 Ocak'ları tesadüfe bırakmamaya. İlle en sevdiklerimin yanında olmaya. Büyük bir aile günü mesela. Güçlü ve iyi hissettirir. Nasıl başlarsa öyle gidermiş ya... Gün bitmeden mutlu edin kendinizi bugün. Bunu sizin yerinize yapacak kimse yok, unutmayın. Siz hele bir adım atın, gerisi gelir. Bir kitapta rastladığım duayla bitirmek istiyorum; hepimize iyilikler ve umutla dolu, bereketli bir yıl dileyerek.

TAGORE'NİN DUASI
İzin verme yakarmama yatıştırılması için acılarımın, bırak onlara hükmedecek yüreği bulayım.
İzin verme aramama yaşamın savaş alanında müttefikler, kendi gücümden başkasına muhtaç olmayayım.
İzin verme kıvranmama amansız kurtuluş kaygısıyla, özgürlüğümü umuda olan sabrımla kazanayım.
Ve ihsan et ki korkağın teki olmayayım...
Not: 2011'in ilk günü yazısından.

Hope Tweet Hope: 'Çocukken 'sataşma' dediğimiz şeye büyüyünce 'baştan çıkartma' diyoruz - Jeux D'enfants, 2002' (@SineFabrika)

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle seyirci tarafından tanınıp benimsenen Mekin Sezer, iki

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 3: Mekin Sezer

Kedi ile köpeğin şaşırtan dostluğu

Omicron varyantının semptomları açıklandı

Zor şartlarda mangal kömürü üretip ailelerinin geçimlerini sağlıyorlar