• $9,515
  • €11,1023
  • 546.23
  • 1455.42
2 Aralık 2010 Perşembe

Ya hamile kalacağız ya da...

Ya da evde kalacağız. Yok başka yolu görüyorsunuz işte. 'Ne alakası var efendim, onlar ünlü' demeyiniz. 30 yaş üzeri, modern şehirli kadın evliliğinin yeni şifresi, hamile kalmak günümüzde. Hamile kalmazsanız, kılını bile kıpırdatmayan adamlarla doldu dünya. Onlar da haklı kendi açılarından aslında. Nasılsa her şeyi canlarının istediği gibi yaşıyorlarken ne uğraşacaklar nikahla, düğünle? Şu da var ki; yemek bilmeyiz, ütü yapmayız, adam pohpohlamaktan anlamayız, susmayı, alttan almayı, tarhana, erişte yapmayı bilmeyiz. E ne işe yararız biz? Çocuk doğurmaya... Hah işte onun için diyorum, ancak hamile kalan evlenir bu zamanda. Geri kalan havasını alır. 'Şart mı yani evlenmek?!' diye sorarsanız eğer... Bu güzide sorumuz da eskide kaldı sevgili arkadaşlar. Şart olmasına hiç de şart değil elbet evlenmek. Yaşasın ekonomik özgürlüğümüz ve de pofuduk yalnızlığımız. Fakat herrr şeyi olduğu halde 'alyans'ı olmadığı için evliliği takıntı haline getirmiş, kıdemli bekar kadınlarla doldu etraf farkında mısınız? Özgürlük, feminizm vs... Her şey zamanında güzel (!) Kadın eninde sonunda kırmızı aile cüzdanını havaya kaldırıp dosta düşmana sallamak istiyor: 'O benimdir, o benim!' Yalan mı?

Gerilimin en sade hali
Hİkayesi bir kartvizitin arkasına sığan filmleri seviyorum: 'Dalmaya giden çift, okyanusun ortasında unutulur ve...' Son derece basit. Fakat berbat derecede korkunç. Açık Deniz - Open Water mesela... Hatırlar mısınız? Bir kadın-bir erkek, birkaç zehirli denizanası ve bir grup köpekbalığı... Filmin kadrosu bunlardan ibaretti. Hani tatilde dalmak için dünyanın cennet bir köşesine giden bahtsız yeni evli çiftin, okyanusun ortasında unutulduğu o uğursuz film. Zavallılar birbirlerine tutunarak, okyanus karanlığında gece boyu aç-susuz titriyor ve köpekbalıkları gelene kadar hayatı sorguluyorlardı... İnsana gözlerini yumdurup tansiyonunu düşüren, gerim gerim geren, tüyler ürpertici bir filmdi.

Meğer o filmin dağ versiyonu da çekilmiş; 'Frozen'. Türkiye'de gösterime girdiyse de kaçırdım ve daha yeni izledim. Bu defa kartvizitin arkasında şu cümle yazıyor: 'Hafta sonu kayak merkezine giden üç genç, telesiyej'de unutulur ve...' Snowboard'cu bir çocuk, onun kaymayı bilmeyen sevgilisi, çocuğun en yakın arkadaşı, karlarla kaplı bir dağ ve de aç kurtlar! Filmin elementleri bunlardan ibaret... Ne bir zeka gösterisi yırtınması, ne atraktif animasyonlar silsilesi, ne de 3D numaralardan bir demet. Kendi halinde, saf, su katılmamış bir gerilim ortamı. Eğer sinemanın ille de; azıtıp kudurmuş komşu çocuğu gibi perendeler atıp başınızı şişirmesini beklemiyorsanız, ısrarla tavsiye ederim.
Not: 'Frozen', Yazan ve Yöneten: Adam Green - 2010

Sigara içmeyince

BİR
Günler uzuyor. Her bir şeyden önce ve sonra sigara içme telaşına düşmeyince günler otomatik olarak uzuyor. Hele de azılı bir içicilikten istifa ettiyseniz, elinizi kolunuzu nereye koyacağınızı bilemiyorsunuz bazen. O derece.

İKİ Her yıl 5 yıldızlı tatil kazanıyorsun. Günde 11 lira'dan (ortalama) ayda 330, yılda 4 bin 15 lira! Yazıyla; dört bin on beş lira. İnsanların çoğu o paraya ailece tatil yapıyor ve bütün yıl o tatil için çalışıyor, umutlanıyor...

ÜÇ Isınmada %40 kara geçiyorsun. Dış cephe kaplatmakla aynı şey neredeyse bu açıdan. Yoğun sigara içilen bir evde pencereler on dakikadan fazla kapalı kalamaz çünkü. Hava 22 dereceyken dert değil ama bunun kışı var, yağmuru, rüzgarı var.
DÖRT Dördüncü gün nefesinde bir genişleme hissediyorsun. Düşün, zavallı nefes yollarının kendine gelmeye başlaması bile, dört uzun gün ve gece alıyor. İnsanın kendine ettiğini kırk düşmanı bir araya gelse edemez demiyorlar boş yere.

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu