• $7,4246
  • €9,0376
  • 439.708
  • 1527.8
06 Aralık 2011 Salı

Tren iyi fikir

Eskişehir'e trenle gitme fikrini oldum olası sevmişimdir. Serdar Akar'ın yeni dizisi Mor Menekşeler'in Odun Pazarı'ndaki setini ziyarete giderken bu hevesimi gerçekleştirme şansına da eriştim. Sabah 6.00'da Haydarpaşa vızır vızır. Gar büfelerinde satılan simitler ise gerçekten müthiş. Hiçbir yerde öylesine rastlanmıyor artık. Tek sorun, yan yana sıralı büfelerin hangisinden alışveriş edeceğine karar verebilmek. Çünkü göz göze geldiğiniz her esnaf, kendine ayrılmış bölmenin içinden ısrarlı gözlerle ve ancak dudak okuyucularının anlayacağı kadar küçük sesle 'buyurun' diyor. Yan komşuya ayıp etmeme gayreti had safhada sanki. Hangisine yönelseniz, diğerlerine haksızlık ettiğiniz fikri peşinizi bırakmıyor dolayısıyla. Sırf bu his yüzünden birer de peynirli poğaça ve meyve suyu alabilirsiniz lüzumsuz yere, benim gibi. Kalkışa beş dakika kala tavsiye edildiği gibi restoran vagonuna geçiyorum. Çayın olması kalkıştan sonra 20 dakikayı bulurmuş. Enerji verilecek ki servis başlasın öyle ya. Sabah sabah konuşacak bu kadar çok şeyi nereden bulur sahi bu insanlar? Benim ağzımı bıçak açmaz sabahları. Çaydan sonra koltuğuma dönüp trenin ninnisine bırakıyorum nitekim kendimi. Bilecik ve Bozüyük'ten sonra Eskişehir'deyiz... Nesi meşhur derseniz en çok Eskişehir'in 'soğuğu' derim! Keçenin (ayakkabı tabanlığı) can kurtarabileceği, Eskişehir'den önce aklıma gelmezdi. Şimdi ise keçe bir yana, dünya bir yana benim için. Akşam, dönüş için trendeyim gene. İş çıkışı saatleri ya restoran pek şen şakrak. Günün tüm yağ kokusu üstüme hücum ediyor... Çapraz masalardan göz süzen yabancıların hala yaşamını sürdürdüğüne tanık oluyor ve sosyal ağlara alternatif iletişim kanalını açık tuttuğu için minnettarlık duyuyorum demir ağlarımıza (!) Gezmeli dolaşmalı doğası gereği birbirlerine kanı kaynıyor galiba trende insanların. Yalnızlıklarını unutmak istiyorlar herhalde bir de. Bir daha hiç karşılaşmayacak olmanın verdiği özgürlük hissi de var tabii. Ansızın selam verip masama oturdu, hayatını anlattı, ineceği istasyona gelince de inip gitti mesela bir takipçim. Trenden başka nerede olur ki bu? Yapmak lazım ara sıra. Set mi? Ah evet onu da anlatırım, söz.

Aslı'nın Dolabı
Hepimiz fazladan bir şeylere sahibiz ve almaya da devam ediyoruz işin kötüsü. Gardırobumun hali öyle acıklı ki söz gelişi, ha bu sene giyerim ha gelecek sene diye sakladığım lüzumsuz şeyler yüzünden esas kullandıklarımı koyacak yerim yok. Saçmalığın bu kadarı çok değil mi? Fazlalıklardan kurtulmak için ne bekliyorum? Soruya soruyla cevap vermeye mecburum: Onları kime vereceğim ki? Vee geçenlerde buldum nihayet ben bu sorunun cevabını: Onları Aslı'nın Dolabı'na bağışlayacağım!

ASLI DA KİM?

www.aslinindolabi.com'un kurucusu Aslı Güvenç, hayvan sevgisini tek kişilik bir sivil toplum hareketine dönüştürmüş olan iyi kalpli bir arkadaşımız. Tesadüfen öğrendim ve bayıldım yürüttüğü faaliyete. Hiç giymediğim ve bir daha da giymeyeceğim bütün eşyaları ayırdım, koliledim ve Aslı'ya gönderdim bu yüzden. Sizin benim gibi bağışçılardan gelen ürünleri internet üstünden satışa koyuyor Aslı. Ve başta barınaklar olmak üzere, sosyal yardım kuruluşlarına bağış yapılmasına ön ayak oluyor. Aslı'nın Dolabı'ndan alışveriş etmek de şöyle oluyor: Ürünün bedel miktarını bir barınağın hesabına bağış olarak yatırıp dekontunu Aslı'ya gönderiyorsunuz ve beğendiğiniz ürün sizin oluyor! Fikri ve Aslı'nın bu yararlı çabasını çok sevdiğim için sizler de bilin ve yardıma muhtaç hayvancıklara el uzatın istedim.

Home Tweet Home:
Samatya'da Joe Biden'in elini sıkan kişi balıkçı değil dublörmüş! (yukselaltintas)

<p>Merakla beklenen Bayraktar AKINCI Taarruzî İnsansız Hava Aracının (TİHA) 3'üncü prototipine PT-3ü

Selçuk Bayraktar bu sözlerle paylaştı: Yuvadan uçmadan önce son selfie

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ocak 2021)

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı