• $7,4186
  • €8,9814
  • 437.867
  • 1467
20 Ocak 2011 Perşembe

Nerede o eski melodik günler...

Dijital dünyada kayıtlı her şarkıyı cep melodisi olarak yükleme olanakları, kendi bestelerini, seslerini melodiye çevirme, kendine özel 'biricik' cep melodisi üretme araçları devasa boyutlara ulaştı. Ve fakat ne olduysa, artık bütün telefonlar aynı klasik 'zil' sesiyle çalar oldu. Bulunduğumuz yerde bir telefon çalmaya görsün, hep birlikte cebe çantaya yönelip aranmaya başlıyoruz. Gizli bir anlaşma yapılmış gibi herkesin telefonu aynı çalıyor. Marka, model ve onca ihtişamlı tekno farklar bir 'zil' sesiyle eşitlenmiş durumda.    

O eski melodi çılgınlığı günlerinde, cep melodisi; kimlik farklarının, arzu ve özlemlerin kuvvetli yansımalarıydı oysa. Restoran, kafe, toplu taşıma araçları ve her türlü kamusal alanda kendini ifade etmenin, 'ben buradayım!' demenin kestirme ve popüler bir yoluydu. Bu fenomenin zirvesi ise; Nuri Bilge Ceylan filmi Üç Maymun'daki Hacer'in (Hatice Aslan) ortalığı inim inim inleten cep melodisidir... Ki ne yakıcı bir Yıldız Tilbe şarkısıydı:
Sen de sev ama sevilme/Aşk acısı çek ben gibi/Çok özle ama kavuşma/Kavuşamadığım gibi...
Yasak aşkın eğişindeki Hacer, çantanın derinlerindeki telefonu bulamadıkça filmin ve seyircinin duygusal gerilimini azdıran da, uzayıp giden o cep melodisinin ta kendisiydi:   
Senin de yüreğin yansın başka ellerde mum gibi/Çaresizlik ayrılmasın kapından köle gibi...  
İşte bu filmde bir aktör gibi rol üstlenerek ölümsüzleşen cep melodileri tarihe karışmış gibi bugünlerde. Artık kimse bu derece deşifre olmak mı istemiyor? Yoksa melodi kirliliğinden usandık mı topluca, bilmiyorum. Gürültülüydü, abartılıydı filan ama cep melodisinden karakter tahlili yapılabilen o eski günler gene de daha sürprizli ve eğlenceliydi.

Ferİha'dan umutluyum
'AdInI Feriha Koydum' hızlı başladı geçtiğimiz cuma Show TV'de. Reklamsız ilk bölüm geleneği sayesinde izlemek zevkliydi de. Fakat bu ailesinden utanan genç ve güzel kızların estirdiği yalan rüzgarı klişesi kabak tadı vermeye başladı artık dizilerde. Yaprak Dökümü'nü idrak etmiş bu ulusun kızlarından biri de bir dizide: 'Yeter be! Herkes sizin gibi baba parasıyla caka satan züppelerden olmak zorunda mı?' diye posta koysun artık! Feriha'dan umutluyum ben gerçi hala. İlk bölümde düştüğü yalan kuyusundan çıkıp herkese meydan okuyacak bir damar var gibi onda. İlerleyen bölümler ne gösterecek bakalım.

Yeni burçlar kanunu
'YIlan' adında bir yeni burç araya süzülmüş diyorlar. Kimi aslanlar yengece, bazı boğalar koça, kovalardan ise oğlağa dönüşenler olmuş buna göre. Gök bilimcilerin yalancısıyız tabii de astroloji dünyası ayakta. Kimi diyor; 'baştan beri 13 burç vardı ama 13'ün uğursuzluğundan12'ye inmişti'. Kimi diyor 'eski köye yeni adet getirmeye çalışıyorlar, kulak asmayın'...
Kıl payı gene 'yay'a kaldım ben bütün bu hengamede. Ama bu yeni burç hikayesi doğruysa eğer... Aşk hayatlarımızdaki curcunanın sebebi de ortaya çıkmış olabilir. Neden olmasın? Sağlık-Aşk-Para-Eğitim başlıklarından en çok 'aşk' konusunda başvurmuyor muyuz burçlara? E, burçlar bu kadar doğruydu da aşklar niye bu kadar yamuk gidiyordu bilen yok! 'Yükseleni başkadır' deyip avunuyorduk mecburen. Fakat artık iyi kötü bir ihtimal daha var: O da sakın 'yılan' olmasın!?

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Başkan Erdoğan, AK Parti'nin Erzurum Olağan Kongresi'ne canlı bağlantı ile katıldı

Trakya beyaza büründü