• $7,3822
  • €8,9795
  • 442.255
  • 1547.38
02 Ağustos 2012 Perşembe

Meşhur Simurg hikayesi

Kişisel gelişim endüstrisinin pompaladığı doymak bilmez tatmin arzusuna kapıldığımız şu zamanda herkes içten içe şu üçüne iman ediyor;
1) Başarmayı hak ettiğine
2) Herkesin ona iyi davranması gereğine
3) Hayatın kolay olması gereğine (!)
Okuduğumdan söz ettiğim 'Saçmalıklar Çağı' adlı kitap işte bu gibi güncel olguları -süreç ve referanslarıyla - inceliyor ve bana yalnız olmadığımı hissettiriyor. 'Günümüzde artık kimse kabahatini kabullenmek istemiyor, herkes kurban görülmek istiyor ve bunu en olmayacak şartlarda dahi başarıyor' diyor yazar Foley. Bir önceki bölümün kapanışını ise meşhur 'Simurg' meseliyle yapıyor ki paylaşmadan edemeyeceğim. Bilen kadar bilmeyenin de olduğu o muhteşem hikaye Feridüddin Attar'ın 'Kuşların Diliyle' şiirinden:
***
Dünyanın tüm kuşları bir toplantıda buluşurlar; hepsi ayrı telden çalmaktadır. Bir hüthüt kuşu kalkıp doğal otoritesiyle kalabalığın sesini bastırarak kuşların doymak bilmez tutkularına alternatif gösterecek bir ruhani lider, bir Simurg gereksindiklerini öne sürer. Hep birlikte uçup bu Simurg'u bulmaları gerekmektedir. Ama birçok kuş böyle uzun ve çetin geçebilecek bir yolculuktan kaçınır. Şahinler dünyevi prenslerin gücünü, balıkçıllar ıssız kıyılarını, ördekler güvenli gölcüklerini yeğlerler. Serçeler güçsüzlüklerinden, bülbüller şarkılarını yitirmekten korkarlar. Ama sonunda bir grup yola çıkar, yedi vadiyi - Arayış Vadisi, Aşk Vadisi, Gizem Bilgeliği Vadisi, Kopuş Vadisi, Birlik Vadisi, Hayret Vadisi, Yoksulluk Vadisi ve Hiçlik Vadisi - aşarlar. Her vadide tehlikelerle, kararsızlıklarla ve baştan çıkarıcılarla karşılaşırlar ve örnek karakterlerin öykülerini dinlerler. Bu karakterler arasında 'Yaşayan ve çabası hiç bitmeyen' İsa ile ve kendisini nereye gömmelerini istediğini soran öğrencilerine, 'Beni bulabilirseniz benden akıllısınız demektir çünkü ben kendimi hiç bulamadım' diyen Sokrates de vardır. Nihayet Simurg'un sarayına vardıklarında geriye sadece otuz kuş kalmıştır; hepsi yaşlanmış, bitkin, toz toprak içindedir. Kibirli bir saray ulağı uçarak yanlarına gelir, paspal görünüşlerine kızar ve içeri girmeye layık olmadıklarını, geri dönmelerini söyler. Ama kuşlar ısrar ederler ve sonunda saraya kabul edilirler. Saray sahiden muazzamdır. Ama bomboştur. Hüsran ve kederle sarayın içini ararlar. Bir hiç uğruna bunca yol tepmişlerdir. Saray aynalar dışında bomboştur. Derken peyderpey tuhaf bir coşku kaplar içlerini. Birden aynaların ne anlama geldiğini kavrarlar. Simurg'u bulmuşlardır! Aynalarda Simurg'a bakmaktadırlar. Çünkü Simurg (Farsça otuz kuş anlamına gelir) 'kendileridir'.
***
'Yetişkin olmak da aynı dört aşamayı, kopuşu, zorluğu, anlamayı ve dönüşümü gerektirmektedir. Ergenliğin ömür boyu uzatılmasına inanan tek kültür bugünkü kültürümüzdür.' ('Saçmalıklar Çağı', Yazan: Michael Foley, Domingo 2011)           

Hope Tweet Hope:
'Nurseli İdiz'e yardım eli uzatma kisvesi altında, medyada kendi reklamını yapmaya çalışanlar 'sosyal linç'in baş aktörleri değil mi? (@saffetemre)

<p>Dünyanın pek çok yerinde şehir yönetimleri marka olabilmek için birbirleriyle yarışıyor. Gastrono

Taşradan Türkiye'ye açılan bir edebiyat penceresi: İkindi Yazıları...

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Mustafa Şentop'u ziyaret etti

Pompalı tüfekle polisten kaçan zanlının yakalanma anı güvenlik kamerasında