• $7,4125
  • €9,024
  • 442.261
  • 1542.45
19 Mayıs 2011 Perşembe

Körelmek ya da bilenmek

Olay yeri Valencia. İspanya'nın üçüncü büyük kenti. Fotoğrafta görülen döküm maket ise Valencia Katedrali'nin bire bir modeli. Görme engelli kişiler için özel olarak tasarlanıp katedralin önüne yerleştirilmiş. Hemen yanında bulunan bir diğer platformun üzerinde de katedralin kabartma krokisi ve Braille alfabesiyle yazılmış tarihçesi var. Bu sayede görmeyen insanlar da, tıpkı görenler gibi katedralin hem içini, hem dışını, hem de hikayesini kalp gözleriyle görüp hissedebiliyor. Kutsal mekana girdiklerinde ise hiç yabancılık, acemilik çekmeden kendilerini gönül rahatlığıyla kutsal atmosfere ve ibadete bırakabiliyorlar. Ancak İspanya fazlasıyla sıcak bir memleket olduğu için yaz aylarında güneşin altında iyice kızışan madeni makete uzun uzun dokunmak ve duyumsamak çok zorlaşıyor. Görmeyen turist kafileleri işte bu sebeple ziyaret için daha çok sonbahar sezonunu tercih ediyorlar.
Beni çok etkileyen bu tasarı karşısında Miniatürk'ü (Minyatür Türkiye Parkı) düşünmüştüm. Keşke bu örnekte olduğu gibi kabartma krokiler ve Braille alfabesi ile yazılmış tarihçelerle zenginleştirilip görmeyen kişiler için de heyecan verici bir projeye dönüşse diye hayal kurmuştum. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın görme engelli vatandaşa sarf ettiği sözleri duyunca nerede yaşadığımı bir kez daha anladım tabii. Böyle 'uçuk' hayallere kapıldığım için de kendimi safın önde gideni ilan ettim. Engelli bir vatandaşın iş sahibi olmasını Sağlık Bakanı'nın bile lütuf saydığı bu ülkede... 'Kimsesizlerin kimi' filan gibi laflar ancak oy avcılığı aparatı olur, işi bitince de yallah çöpe yollanır. Sıradaki şarkı kalp engellilere gitsin madem: The Decemberists'ten 'O Valencia!'... Etkileyici bir intikam öyküsüdür, anlayana tabii.

Dumanaltı komplolar
'İnternet'ime dokunma!' yürüyüşleri kraldan çok kralcıların kafasını fena bulandırdı. Yetişkinlik, özgürlük, bireysel irade gibi gelişmiş kavramlardan ömrü billah ödü kopan söz konusu çevreler, sansür protestolarının ardında hayali gulyabaniler arama çalışmalarına girişti. Ekrem Dumanlı (Zaman); 'devlet bedava internet filtresi bahşediyorken bazıları şükretmek yerine 'gürültü' ediyor!' tadındaki halüsinatif yazısında, protestoların ardında internet filtre çetesinin olduğunu tasavvur etmiş mesela. Bu filtre işinde öyle rant varmış ki sözde; ticari anksiyeteden kafayı yiyen rantçılar 'sansürü' gazlıyormuş habire ortama. Biz de gazı yediğimiz gibi 'İnternet'ime dokunma!' diye haykırıyormuşuz.
Yazının devamı iyice fantezik: 'Bir gün birileri çıkar, uygulamayı devlet sansürüne dönüştürmeye kalkarsa toplumun ve medyanın tamamı sansür girişiminin karşısında yekvücut durmasını bilir'... İlahi Dumanlı. Masal kitabından filan mı fırladınız siz? Yutturmaya önderlik ettiğiniz bu masala kediler bile güler. Trajik olan şu ki; internet sansürü karşıtlarını direkt 'pornocu' ilan eden falancalar bile daha 'dürüst' görünüyor bu çerçevede. Komplocuların, kasetçilerin 'medyacı' geçindiği yerde biz de pornocu oluruz. Ziyanı yok.

Home Tweet Home: Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Stephen Hawking'i de es geçmedi: 'Lan elin ayağın tutmuyor, yine adam yerine koyup dinliyoruz seni...' - twitter.com/zaytung_sd

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Bülent Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü inşaatında incelemelerde bulundu

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı