• $7,4083
  • €9,0284
  • 441.522
  • 1542.45
28 Mayıs 2011 Cumartesi

İsim, şehir, insan

Önceki sabah herkes işe giderken İstanbul, Etiler'de korkunç bir patlama oldu. Bir kadının bacağı havaya uçtu, diğeri yüzünden ve bir gözünden oldu. 8 yaralı daha var ama şükür ki durumları nispeten hafif. Şoka uğrayan şehir için de, medya için de gündem bu vahim bombaydı. Kan revan içindeki haberler, 'ucuz atlattık' endişeleriyle takip edildi. Herkese büyük geçmiş olsun demekten, acil şifalar dilemekten başka çare yok. Ama ne yazık ki, bacağı kopan Ayten Bal ve gözünü kaybeden Yazgülü Şubatlıoğlu için hiçbir şey eskisi gibi olmayacak artık. Bombadan öncesi ve bombadan sonrası olarak ikiye bölündü hayat onlar için...

KANLI GERÇEĞE SİTCOM ÖPÜCÜĞÜ
Bu trajediyi, zeka sivrilteceği yeni bir 'malzeme' olarak ele alan Yılmaz Özdil ise, 'Etiler uf oldu öpiim de geçsin' başlıklı bir yazı yazmış dün. Son bir ayın; mayın, mermi, silah, şehir, patlama, can kaybı, yaralı rakamlarını vermiş ve toplam acının Z raporunu çıkarmış sağ olsun. Asal çarpanlarına ayırmış. Pi sayısına bölmüş. Kareköküyle filan çarpmış. 'Etiler'de 'bombacık' patlamış'a yuvarlamış faturayı sonunda. 'Bacakçık kopmuş' demekten ne farkı var bunun insan katında, Yılmaz Özdil?
 'Medya bunları niye yazmıyor da, Etiler'de patlayan bombayla uğraşıyor?' diye sorduğun şeyleri sen soramazsın Yılmaz Özdil. Muhalefet edeceksen önce kendine edeceksin. Nerede bu medya diye sağda solda aradığın bizzat 'sensin' çünkü. Gazetenle, kaleminle, direksiyonunda oturduğun ana haberinle, bir basımda yüz bin kitap çıkma gücünle, medyanın en tekil halisin sen. Başkalarına çatman çok abes değil mi, şu niye yazılmadı bu niye yazılmadı diye? Abaküsle oynayıp arşiv rakamlarla hava basmak yerine... Her bir 'sen öpünce geçmeyecek acıyı' ayrı ayrı haber yapmana izin yok mu ki? Yanlış mı tahmin ediyorum? Dur ama, öylesi yeterince 'baş döndürücü' olmaz di mi?
Rakamlarla sözcükler senin lunaparkın ne de olsa. Hastasıyız da icabında 'oyuncaklarının'. Ama sık sık, dönme dolabı boş bulup sabaha kadar döne döne gülmekten ölen o iki kafadarı hatırlatıyorsun bana.

Diziler niye İzmir'e akın ediyor?
İzmİr Çetesi'yle markaya dönüşen şehir yeni yeni projeleri ağırlamaya hazırlanıyor. Sezonun yanı sıra ekonomik sebepler de bu tercihte büyük etken oluşturuyor. Çünkü:
- Bir dizinin İzmir'de çekilmesi demek, maliyetin İstanbul'a göre yarı yarıya düşmesi demek.
- İstanbul'da bir dizi evinin günlük kirası 1000 lirayı bulurken İzmir'de bu fiyat yaklaşık 1 ay için yetiyor.
- Herhangi bir İstanbul yapımı alkış başına bile para öderken, İzmirliler sırf zevkine dizilerde güle oynaya figüranlık yapıyor.
- Bu gönüllülük avantajını keşfeden yapımcılar ise; İzmir oyuncusuna - Devlet Tiyatrosu dahil - para vermemek için koşulları zorluyor.
*Sonuç olarak, rotayı İstanbul dışına kıran dizi projeleri sayesinde İzmir'de iyi-kötü yeni bir ekonomi doğdu. Belli ki bu trend başka illeri de etkisi altına alacak.

Home Tweet Home: Can yakan, sakat bırakan bombaya 'bombacık' demek utanç verici. Sen git kıyaslamanı Nihat Doğan haberleriyle yap, seks kasetleriyle yap - twitter.com/levent_kazak

<p>Gelişen piyasalara para akımının devam ettiği sürece Türkiye'nin önde olacağını söyleyen  Ekonomi

Merkez Bankası'nın faiz kararı piyasalara nasıl yansıyacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kafese giren adam ayıya yem oldu

Bakanlar Gül ve Karaismailoğlu, Gaziray Projesi'nde incelemelerde bulundu