• $8,2804
  • €10,0004
  • 483.194
  • 1427.73
03 Kasım 2012 Cumartesi

Gizli düşmanın yüzü

Bir hastalıktan bir kişi gibi söz etmek, 'öyküsünü' tüm detaylarıyla ortaya çıkarmak çılgın bir iş... Doktor yazar Siddharta Mukherjee bu işi olağanüstü bir tutkuyla ve hassasiyetle yaptı ve 'Tüm Hastalıkların Şahı - Kanserin Biyografisi' adında büyük bir kitap yazdı. Zeynep Arık Tozar'ın güzel çevirisiyle Domingo tarafından kazandırıldı Türkçe'ye. Time, '100 yılın en önemli 100 kitabı' seçkisinde gösteriyor bu eseri. Bir kısmını paylaşmayı borç bilirim sayın okuyan, cesaretle buyurun... 
KANSERİN BİYOGRAFİSİ
- 'Kanseri 'modern' bir hastalık gibi görmemizin nedeni, onunla ilgili metaforların da modern oluşudur. Kanser bir aşırı üretim hastalığı; ani, durdurulamaz ve kontrol edilemez büyümeyle tanımlanan bir bozukluktur. Modern biyoloji, hücreyi bir moleküler makine olarak ele almaya yönlendirir bizi. Kanser de bu makinenin, başlangıçta aldığı büyüme emrine karşı koyamayıp, yok edilemez ve kendinden güç alan bir otomata dönüşmüş halidir.' 
- 'Kanser yayılmacı bir hastalıktır; dokulardan geçerek onları işgal eder, yabancı arazilerde koloniler kurar, sığınma hakkı talep ettiği bir organdan daha sonra bir başkasına göç eder. Can havliyle davranır, yaratıcıdır, acımasızdır, bulunduğu bölgeye hükmedicidir, açıkgöz ve uyanıktır, savunmacıdır; bazen sanki bize nasıl hayatta kalınabileceğini öğretiyor gibidir. Kanserle karşı karşıya gelmek, bir paralel türle karşı karşıya gelmek gibidir, hayatta kalmak için sahip olduğu uyum teknikleri olasılıkla bizimkinden daha gelişkin bir türle.'
- 'Kanserin işgalci ve sömürgeci olarak kaydettiği bu inanılmaz başarının bir nedeni de, bizi bir tür ya da organizma olarak başarılı yapan özellikleri kendi yararına kullanmasıdır.'
- '19. yüzyıl doktorları sıklıkla kanseri uygarlıkla ilişkilendirmişlerdi; onlara göre kanser, modern yaşanım telaş ve koşturması sonucu ortaya çıkıyor, bu yaşam biçimi bir şekilde vücutta patalojik büyümeyi teteikliyordu. Bu ilişki doğru olsa da içerdiği nedensellik doğru değildi. Uygarlık kansere neden olmadı; ancak ömrünü uzatarak, kanserin bulunduğu delikten çıkmasına olanak tanıdı.'   
- 'On sekizinci yüzyılda yaşamış Alman hekim Lorenz Heister, kliniğinde gerçekleştirdiği bir mastektomi (memenin çıkarılması) ameliyatını, sanki bir kurban törenini anlatır gibi anlatmıştı: 'Birçok kadın ameliyata büyük cesaretle, neredeyse hiç inleyip sızlanmadan tahammül eder. Ama bazıları öyle bağırır, öyle bir yaygara koparır ki, en gözüpek cerrahın bile cesaretini kırarak ameliyatı ertelemeye teşvik eder. Bu ameliyatı yapacak cerrahın sağlam durması ve hastanın çığlıklarından etkilenmemesi gerekir.'
- 'Depresyon için ortaçağda kullanılan 'melankoli' sözcüğü, adını Yunanca 'melas' (siyah) ve 'khole'den (safra) alıyordu. Depresyon ve kanser, yani biri psişik, diğeri fiziksel nitelikli ikli siyah safra hastalığı böylece özünde birbiri içine geçmiş oluyordu. Galen'e göre kanser siyah safranın 'hapsolmuş' haliydi. Bulunduğu bölgeden kaçmayı başaramayan siyah safra durağanlaşıyor, sonunda keçeleşmiş bir kütle halinde donup kalıyordu.'
- 'Bu kitabı yazmam söz konusu olduğunda, bir 'kanser tarihi' yazma düşüncesiyle işe başlamış ama sonra kaçınılmaz olarak, sanki bir 'şey'den değil bir 'kişi'den söz ettiğim hissine kapılmıştım. Öznem gün be gün insana benzer bir şeye dönüşmeye başlamıştı...' ('Tüm Hastalıkların Şahı: Kanserin Biyografisi', Yazan: Siddhartha Mukherjee, Domingo, 2012)
ÜZÜLMEK DEĞİL GÜÇLENMEK İÇİN
Yukarıdaki satırları ürkütücü, üzücü veya boğucu bulmuş olabilirsiniz, ancak bu sizi durdurmasın lütfen. Bu kitabı okumaya herkesin ihtiyacı var. Bu çetin savaşta güçlenmek için düşmanı tanımak çok önemli. Mukherjee'ye ve Domingo'ya binlerce teşekkür. Şifalı hafta sonları diliyorum.

Hope Tweet Hope:
'İnsanın dünya yansa umrumda değil havası da kendi dünyası tutuşana kadar.' (@semakahriman)

<p class='MsoNormal'>CHP'nin ve Genel Başkan'ın avukatı  Mustafa Kemal Çiçek, görevinden ve partiden

CHP'de 650 milyon krizi devam eder mi?

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı