• $7,3947
  • €9,0061
  • 440.589
  • 1542.45
21 Mayıs 2011 Cumartesi

'Engelsiz' havalimanı Sabiha Gökçen

Uçuşlarımın pek azında denk düştüğüm Sabiha Gökçen'in epey acemisiydim yakın zamana kadar. Üst üste birkaç seyahat ve de İSG Havaalanı'nın CEO'su Gökhan Buğday'la buluşup tesisleri enine boyuna inceleme fırsatı bulunca gördüm ki, gelişmeler kesinlikle göz kamaştırıcı. Bir kere Sabiha Gökçen, Türkiye'nin ilk 'engelsiz' havalimanı. Terminal dışından başlayarak, engelli yolcuların zorluk yaşamamaları ve tek başlarına rahatça seyahat edebilmeleri için gerekli tüm altyapı, organizasyon ve hizmete sahip. Ayrıca Anadolu Yakası'ndaki lokasyonu sebebiyle toplu ulaşım ve trafik açısından da sevindirici biçimde engelsiz. Yeni terminalin açılışından bu yana İstanbullular ve yolu İstanbul'dan geçen yolcular iyiden iyiye alışmışlar meğer Sabiha Gökçen'e. İlk açıldığı yıllardaki hayalet havaalanı görüntüsünden eser yok. Bu yılın sonunda 16 milyona erişmesi beklenen yolcu sayısı her şeyi anlatıyor zaten. Daha da iyi haber şu ki, kapasitesi bunun neredeyse iki katı (25 milyon) ve birkaç yıl içinde tam kapasiteye ulaşacaklarını öngörüyor Gökhan Buğday.   
Hijyen, havalandırma ve konfor açısından üst standartlara sahip yeni terminalde iç hatlar-dış hatlar ayrımı yok ayrıca. Ki bu da giriş çıkış kazaları, son dakika pişmanlıkları gibi istenmeyen durumları doğal olarak minimal düzeyde tutuyor. Gıcır gıcır CIP salonu, hele de panaromik apron manzaralı lounge'uyla yüzde yüz sinematik bir atmosfere sahip burası.

DEPREME KARŞI EN GÜVENLİ BİNA
İstanbul için hayati derecede önemli bir diğer özelliği de; Sabiha Gökçen'in, dünyanın depreme karşı en güvenli havaalanı binası olması. Bunu ben demiyorum elbette, ABD'nin en prestijli iş ve risk yönetimi analiz dergisi 'Risk Management' söylüyor. ABD'nin deprem bölgelerinden birinde yer alan San Fransisco Havaalanı'ndan daha gelişmiş bir sisteme sahipmiş Sabiha Gökçen. Bu da demek oluyor ki; İstanbul'un başına bir iş gelirse (Allah korusun), Sabiha Gökçen maksimum önemde bir nakil ve sığınma merkezi işlevi görecek. Ne olur ne olmaz, aklınızda bulunsun.

Deprem gerçeği ve interaktif zombilikler
19 Mayıs gecesi gerçekleşen 5.9'luk deprem sosyal bilincimizi ve klişe medya reflekslerini bir kez daha ortaya serdi. Çok izlenen haber kanalları rutin yayınlarını uzun süre devam ettirirken SKY Türk, Kanal 24, TRT Haber ve TV8 erken yayınlarla dikkat çekti. Bölgeden haber alma güçlüğü çekilen o dakikalarda bağlanılan deprem uzmanlarına hemen ilk sıralarda yöneltilen 'Peki İstanbul'un durumu?' sorusu ise, medyanın sansasyon odaklı klişe bağımlılığının bildik eseriydi. Kütahya'dan katılımın (haliyle) zayıf olduğu sosyal alemi saran şiddetli deprem 'geyiği' ise dijital zombiliğin zirvesiydi. Sarkastik bir kabilenin üyeleriymişçesine performans yarışına giren sosyal alem sakinleri ilginçtir... Deprem gibi olağanüstü halleri bile sulandırıp komedi malzemesi yapmaktan geri durmuyor. Bazı ünlü laf ebeleri sonradan özür dilemek zorunda kalacakları çapta basiretsiz tweet'lere imza atabiliyor hatta. Bu curcuna arasında, depremde ilk çökenin Kandilli Rasathanesi'nin resmi web sitesi olması da tabii ki sürpriz değil. Öyle görünüyor ki; yeni dünyanın armağan ettiği bireysel yayıncılığın birinci kuralı; 'eğer hayattaysan durma patlat bir esprik'! 'Deprem öldürmez bina öldürür' deyişi kadar
kaygı verici olan da işte bu interaktif zombilik. Geçmiş olsun Türkiye.

Home Tweet Home: Facebook'tan: 'Deprem Diye Korkmayın Ata'm Samsuna Ayak Bastı!' arkadaş bu kadar geri zekalı olmak yasaklanmalı, bu ne ya! - twitter.com/PadmeFatale

<h3>Aşıda ikinci parti ne zaman gelecek?</h3><h3>BAŞKAN ERDOĞAN AÇIKLADI</h3><p>Başkan Erdoğan, Çin'

22 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Bülent Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü inşaatında incelemelerde bulundu

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında