• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
08 Aralık 2012 Cumartesi

Bugün ne yapsam?

Böyle soğuk, alaca bir haftasonunda yapılacak en isabetli şeylerden biri İstanbul Modern'e gitmek bana kalırsa. Vapur daha yanaşırken heyecan başlıyor (karşının yazarıyım sayın okuyan!). Karaköy'de denize sıfır müze ve bienal gezmesi, üstüne, caanım tarihi yarımada manzarasına karşı bir kahve? Hiç fena olmaz diyorum sayın şehirli. Dönüşte balıkçıların iskelede beklediğini bilmek hele! Daha geçtiğimiz gün yaptım ben, tavsiye ediyorum. Tasarım Bienali için son günlerin içinde bulunuyoruz üstelik. 12 Aralık'a kadar mutlaka fırsat yaratın derim. İşte küratörlüğünü Emre Arolat'ın yaptığı 'Musibet' adlı bienal sergisinden en çarpan birkaç iş: 
SOUNDSPACE: 'İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı...' Sevgili Orhan Veli'nin izniyle 'Soundspace' adlı işe yakıştırıyorum bugün bu dizeyi. İşlevi tam da bu çünkü Soundspace'in. Sertaç Kakı ve Yaratıcı Fikirler Enstitüsü imzasını taşıyan bir 'demokratik tasarım' örneği. Sergiyi Enstitü üyeleriyle birlikte gezdiğim için sahiplerinden dinleme fırsatı buldum. Projenin en başından seslerin kayıt aşamasına, kurgudan finale ve sergideki kuruluma kadar 100 kadar kişinin katılımıyla oluşmuş Soundspace. İzleyiciyi karanlık, yansımasız, özel bir kabin içinde İstanbul seslerinden bir miksle baş başa bırakan baş döndürücü bir deneyim. Mübalağa değil sahiden de 'başım döndü' diye sendeleyerek çıkıyor insanlar kabinden. Lunapark gibi de sıra var önünde.
İSTANBUL-O-MATİK: Ve karşınızda Bienal'in en eğlenceli işi! Kentin pek çok aktörünü birbiriyle ilişkilendirmek üzerine kurulu bir 'kent yapma oyunu' İstanbul-O-Matik. Kentsel dönüşümün nelere kadir olduğunu görmek, yaşamak, denemek, yanılmak için bulunmaz bir fırsat. Yerde bulunan ışıklı butonlara basa basa İstanbul'un yeşil alanlarını, tarihi dokusunu, turistini ya da TOKİ'sini artırmak bizzat sizin elinizde! Düşünsenize sayın şehirli, 'sizin'... Bir grup Belediye Meclisi üyesiyle beraber oynamayı nasıl canım istedi anlatamam!
NASİHAT AVCILARI: 'Kentin ürettiği öğreten durumları' 40 nasihat olarak tespit edip manşete çıkaran ve üslup olarak da içine girilip gezilebilen, sempatisi ve görseli bol bir 'blog' gibi '40 Nasihat Made in İstanbul' projesi. Kenti bir daha bir daha sevdiren ve eşsiz karakterinin altını çizen sürprizi bol bir çalışma. Sevdiğim birkaç iş daha var ama yerim dar. Biraz da kusurlu yanından söz etmek isterim Bienal'in. Yılın teması 'kusurluluk' malum.
MUSİBET'İN KUSURU
Tam 30 proje sergileniyor Musibet'te. Kimse darılmasın ama gördüğüm kimi işler sadece video-porn etkisi yarattı bende. Her yer LCD ekran. İnsaf. On yıl filan önce heyecan vericiydi evet ama metrekareye 3 ekran düşünce tekno marketten farkı kalmıyor ortamın. Güncel sanat ve tasarım evreninde video kullanırken 'tutumlu' olma vakti geldi. Hele de TV'den güncel görüntü kullanırken aman aman. 'Tembel işi' etiketini yemek an meselesi. Yeni fikirler gerek artık. Takipçi olarak özlemim ve hasretim budur. Galata Rum İlkokulu'ndaki sergiye gidemedim henüz ama 12'sine kadar mutlaka. Tasasız bir hafta sonu diliyorum.

HOPE TWEET HOPE:
'Et dönere her ketçap sıktığınızda Fransa'da bir gurme ölüyor.' (@sbennas)

<p>Merakla beklenen Bayraktar AKINCI Taarruzî İnsansız Hava Aracının (TİHA) 3'üncü prototipine PT-3ü

Selçuk Bayraktar bu sözlerle paylaştı: Yuvadan uçmadan önce son selfie

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı

Türkiye'nin Arnavutluk'ta inşa edeceği hastanenin şantiyesi açıldı