• $7,3589
  • €8,9552
  • 437.544
  • 1536.11
04 Ağustos 2012 Cumartesi

Boncuk Abi'ye veda...

Üç yıl kadar önce size ondan söz etmiştim; 'Doğar doğmaz atıldığı çöp konteynerinde, gözleri kapalı ağlarken güldü şans Boncuk'un yüzüne. Sesini duyup onu kurtaran ailenin evinde yaşıyor o günden beri. Çok da iyi bakılıyor. Evin sevgilisi. İki yaşında, erkek, siyah-beyaz bir ev kedisi o artık... Kuru mamadan başka şey yemiyor, huyu öyle. Gel gelelim büyük bir derdi var; kuşlar! Kış boyunca 'kuş nöbeti' tuttu Boncuk. Sabahın köründe uyanıyor, 'Pencereyi balkonu aç' diye bütün evi ayağa kaldırıyor. Hava kararana, kuşlar görünmez olana dek, pür dikkat izliyor. Pusu kuruyor, kendi lisanında avcı marşları mırıldanıyor. Günün sonunda yorgun düşüp uyuyana kadar mesai yapıyor. Nöbet, sabaha karşı yeniden başlıyor. Asla yılmıyor. Bıkmıyor. Usanmıyor', demiştim...
***
Annemlerin kedisiydi Boncuk. Otoriter tavrından ötürü, 'abi'liğe terfi etmişti sonraları. Altı ay önce, parkta perişan bulduğumuz kör kedi Datti'nin de annemlere taşınmasına izin vererek gerçek bir abi oldu sonra. Mama beraber, oyun beraber, uyku beraber bir hayata başladılar birlikte. Datti ona su içmeyi öğretti, o sayede Boncuk'un böbrekleri iyileşti. O da Datti'ye hep toleranslı davrandı. Eğer mama yerken Datti gelirse mesela, geri çekilip önceliği ona bıraktı. Çünkü kördü Datti ve Boncuk onun farklı olduğunu ilk andan keşfetmişti. Ona hep tevazu ve merhametle yaklaştı. Arada dövüşseler de günün sonunda yan yana gittiler uykuya ve toplamda çok iyi bir ikili oldular. Ama olmaz sanılan şeyler oldu maalesef...
***
Geçtiğimiz cuma gecesi balkondan düştü Boncuk. Kelebek miydi, sinek miydi ona o kusursuz dengesini kaybettiren, bilen yok. Gece yarısı çalan o telefonda dehşet içindeydi kardeşim. O geceyi ve sonraki üç günü klinikte geçirdik. Bir ön pati kırık, bir arka dizin tüm bağları kopmuş vaziyetteydi Boncuk. Ama asıl hasar iç organlardaydı maalesef. Yapılan her şeye rağmen olmadı. Atlatamadı Boncuk Abi'miz... Ailece çok üzgünüz. Hele Datti... Boncuk Abi'sini aramayı hala sürdürüyor evde. Can gitti. Yoldaş gitti. Dile kolay.

Hafta sonu 'Falan Filan'
Yaza yaraşır fuşyalıktaki o seksi kitaptan söz etmek istiyorum. Çünkü hızla ve çok eğlenerek okudum Oben Budak'ın 'Falan Filan'ını. Gazete yazılarında takıldığı hadiseleri zaten sevdiğim ve yıllardır yaptığım programlara konuk edip aşk meşk, kadın-erkek bilmeceli şu 'acayip' modern hayatımız hakkındaki fikirlerine başvurduğum Oben, sonunda kitabı patlattı. Çok da iyi yaptı çünkü tam da ondan beklenilecek frekansta, cesur bir şehir macerası çıktı ortaya. Caanım sevgilisini Cihangirli bir yoga hocasına kaptıran (!) 30'lu yaşlardaki sex and the city pity kadını Bige'nin hayatını anlatıyor roman. Ama ne anlatmak! Ama ne ilişkiler! Aşk - ayrılık - ihanet - seks dönmedolaplarında fır dönen bir 'şimdiki zaman ruh halleri geçidi' Falan Filan. Dertleri tasaları bir rafa koyup okuyun derim. Şezlongda, metrobüste, kanepede veya rüzgarlı bir ağaç gölgesinde aklınızda olsun. Falan filan.

Hope Tweet Hope:
'Evren öykülerden meydana gelir, atomlardan değil - Muriel Rukeyser' (@sevimgozay)

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

40 kilometrelik alanı kaplayan Nazik Gölü'nün yüzeyi buzla kaplandı

Mutfakta işinizi yarayacak pratik bilgiler! Yumurtayı pişirirken içine buz atarsanız...