• $7,3977
  • €9,0103
  • 441.924
  • 1537.98
20 Eylül 2011 Salı

Başörtülü kadınlar ne ister?

Kısa aranın ardından, Türkiye'nin cevap aradığı yeni sorulardan biriyle açıyorum dükkanı. Arkadaşımız Eren Demir'in Özlem Albayrak'la yaptığı röportaj (18 Eylül, AKŞAM) şimdiki zaman Türkiye'sini anlama ve sorgulama yolunda önemli maddelere işaret ediyor. Çıkış noktası her ne kadar, artık 'dindar kesimin de başörtülü kadının süsüne, makyajına, şıklığına takmış olması' gibi görünse de, esas sorun, milyon yıllık 'erkek iki yüzlülüğü' ve 'iktidar sarhoşluğu'. Tırnak içinde olmamak kaydıyla, Albayrak'ın değindiği bazı mühim noktaları aktarıyorum:

l Dindar kesim, modern çağın 'iyi görünme' kutsalını, dinin kutsallarını unutacak ölçüde benimsedi. Kadınlar da doğal olarak bundan payını aldı.
l Modern hayat, doğasında süslenmek olan kadının sınavını daha da zorlaştırdı. Ama sadece kadının günahlarını tartışmak, İslam'ın tek temsilcisi kadınlarmış gibi davranmak, açıkça dindar erkek uyanıklığı.
l Başını örten ama dar giyinen kadını tartışıyorsak, namaz kılıp zina yapan, hacca gidip işçinin hakkını vermeyen dindar erkeği de tartışalım.
l Dindar erkekler, eş seçimlerinde rotayı 'saçı açık ama askılı giymeyen kadın' mazbutluğuna çevirmekte sorun görmezken, örtülü kadınları 'fazla süslü' diye kınayamaz.
l Bugünkü dindar erkeğin müstakbel eş kriteri iman değil, güzellik.
l 'Örtülü kadınların nasıl da bozulduğundan' yakınan dindar erkek bakışının temelinde dindarlıktan çok ataerkil miras var.
l Para ve iktidara hükmeden dindar kesim, örtülü kadının ve dindar yoksulun hakkını gözetmiyor. Oysa din kardeşliğinin sınıflaşma değil, dayanışma getirmesi gerekirdi.

GERÇEK DÜNYAYA HOŞGELDİN!
Çok zihin açıcı bir mülakat kesinlikle. Modern dünyanın en sevdiği sorulardan biri olan 'Kadınlar ne ister?' global erkek aklını gıcıklayadursun, Türkiye'nin 'ılımlı modern' ikliminde, en çok çarşı pazar ve kuyumcuda aranır hala bu sofistike sorunun cevabı. Kadının yoğunlukla şiddet, töre ve cinayetle anıldığı bu zorlu ülkede; 'sünger yatak, altın yüzük, basma da fistan' konseptinden çok da uzağa gidemiyor maalesef kadın mutluluğunun limitli tarifi. Temsil eksikliğinden mustarip modern kadın ise, iş dünyasında canını dişine takıp yolunu bulmaya çalışırken... İlişkilerini de kız masalarına yatırarak devam gücü buluyor, otopsi tadındaki aşk hayatına. Ve şimdi yeni bir kadın-erkek tartışması filizlendi muhafazakar kesimde. Önceleri özgürlüğü devletten isteyen ve görece elde eden muhafazakar kadınlar, karşılarında kendi erkeklerini buldu ve bu kesinlikle can yakıcı oldu...
Son on yılda olgunlaşan bu çatışmanın ne çok soru/sorun ürettiğine bakınca, kız kardeşlerime ilk söyleyeceğim; gerçek dünyaya hoşgeldin! Modern ve özgür dünyada hiçbir hak yok ki, bedeli ödenmeden kazanılsın. Hem karnım doysun hem pastam dursun olmuyor. Başın açıksa da böyle, kapalıysa da böyle. 'Birey' olmaya çıktığın yoldaki altın kural; 'biz'den medet ummayı terk etmek... Kolay gelsin herkese.

Konser korsanları
Konser kapılarında basın masasını yakın markaja almak suretiyle davetiye araklayan korsanlar oluyormuş meğer. Hileyle elde ettikleri bu davetiyeleri 'protokol davetiyesi ister misiniz, şu kadar lira...' şeklinde az ileride de satıyorlarmış. Kaça tuttururlarsa tabii artık. Basın masasında konser yükü taşıyan arkadaşlarımız, bir yandan konuklarla bir yandan da bu korsanları teşhis ve pusuya düşürmekle boğuşuyorlarmış sonuç olarak. Kazıklana kazıklana gayet etkili yöntemler bulmuşlar fakat artık... Bu akşamki Sezen Aksu konserini gözüne kestiren korsan kardeşlerin dikkatine; üzülürsünüz!

Home Tweet Home:
Twitter'daki bio'ları göz önüne alınca söyleyebilirim ki; Türkiye'de 'photographer' olmayan bir ben, bir görümcem, bir de kaynım kalmışız (patatesyirim).

<p>Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz kararını açıkladı. Yüzde 17 olan politika faizi artmad

Yılın ilk faiz kararı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Binlerce su maymunu taşkın nedeniyle Edirne'ye geldi

Simpsonlar yine şoke etti! Bunu da bildiler