• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
02 Temmuz 2011 Cumartesi

80'lerde çocuk olmak

Google'sız yılların anne babaları, her şeye karışmamayı öğretti çocuklarına. Büyükler konuşurken susmayı. Efendi olmayı. Hanım kız olmayı. Söz dinlerdi de o zaman çocuklar. Kaş göz edildi mi susar, uyuması gerektiğinde uyurdu. Numaradan da olsa... Büyükler de farklı değildi hoş. 'Saklambaç' bir oyun değil gerçeğin ta kendisiydi. Aradan tam otuz yıl geçmesi gerekti topluca susulan şeylerin sorulması, konuşulabilmesi için... Yitik Ülke Yayınları'ndan çıkan '80'lerde Çocuk Olmak' sadece bir kitap değil, devasa bir puzzle bu açıdan. Her bir cümle, yitik bir parçası dönemin. Okudukça bulup yerine koyuyor, siyah beyaz başlayıp renklenen resmi tamamlıyor, 'ben'i, 'biz'i ve 'ülke'yi keşfediyorsunuz. Kitabı hazırlayan Kadir Aydemir başta olmak üzere bu canlı tarihi aktaran 90 kadar yazarın tamamı seksenler çocuğu. Şaşıyor, dün gibi hatırlıyor, burnunun direği sızlıyor insanın okurken. Oyuncaksız kuşağın yaratıcı çocukları... 'Bu ülke belleksiz değil' dediler, unutmadılar ve yazdılar: 

- Çernobil'e rağmen çay içmek, PKK denildiğinde Ertürk Yöndem'in dağ başlarında kameraya çektiği ölülerin gözümüze sokulması, TRT'de buz pateni izlemek, Gorbaçov'un alnındaki leke, ABD ile SSCB harflerinin savaşı, Bluejean dergisi, altmış yedi Zonguldak'ta şehrin bitmesiydi 80'ler. Onur Behramoğlu

- Nihayetinde dünyanız, yaşadığınız yerden ibarettir çocukken. Sokakta sadece iki arabanın durduğunu hatırlarım ben. Bir tanesi sol çaprazımızda oturan ailenin mavi Playmuth'u, diğeri ise tam karşımızdaki iki katlı evin beyaz Anadol'u.  Güray Süngü

- Babaannemin tespihinden söktüğümüz boncukla gol atmaya çalışıyorduk marangoza yaptırdığımız kalelere (...) Diz üzerinde hareket etmekten dizlerimiz yara içindeydi. Ve bizim zamanımızda dizdeki yaralar çocukluğun şanıydı. - Ferhat Uludere

- Siyah beyaz televizyon her gece İstiklal Marşı ile kapanırken ayağa kalkıp hazır ol vaziyetinde marş söylemeyen seksenler çocuğu yoktur. Siyah beyaz generaller ellerinde necefli maşrapa, Bay Yanlış'ı Doğru Ahmet'e dönüştürüyorlardı. Beyaz yakalı önlüklerimiz simsiyahtı.  Onur Behramoğlu

- Sokak lambaları vardı ama dışarı çıkmak yoktu. Kitaplığımız varken, içinde yeterince kitap yoktu. Sanki bu kadar az sayıdaki sıkıcı kitap için; rafları biblolarla doldurulmuş o koca kütüphaneleri almaya da gerek yoktu. - Erdem Aksakal

- Bir ülke özgürlük, bağımsızlık, eşitlik kavgası verir, ben dedemin dizinin dibinde oturup Atlantis'ten Gelen Adam'ı izlerdim. Usul usul başımı okşardı. Dumanın ötesinde, o görüntülü camın içinde, denizden alık bakışları, sarı donu, yüzgeç gibi parmaklarıyla bir adam çıkardı. - Barış Behramoğlu

- Müzik dinleyebilmek için hem teypten teybe ara kablo ile hem de radyodan kayıt yapmayı bilmekti 80'lerde çocuk olmak. Bandı teybe sardırmadan kaydı tamamlayabilmekti. - Azim Raşit Ersoy 

- 80'lerin insanı tüm baskıların ve zor günlerin ardından bahar çiçekleri gibi açılmak istiyor, diğer yandan cinselliği bir tabu olmaktan çıkaramadığı için olsa gerek, iç çamaşırı üzerinden türlü çılgınlıklar icat ediyordu. Buna rağmen en çok tercih edilen iç çamaşırı hala beyaz ve pamukluydu. 'Kıskanç bayanlar, eşinize Eros giydirmeyin' sloganı herkesi tatlı tatlı gülümsetiyordu. - Çiğdem Aldatmaz

- Dev kemer tokalı, dar paçalı, geniş vatkalı, punk saçlı, parlak taytlı, yüksek belli, garip erotik sahnelerin olduğu filmlerle bezeli 80'ler... Yüksek yüksek belli 80'ler... - Gürgen Öz    

- Uzun bir çalışmanın ve sabrın ürünü oldu 80'lerde Çocuk Olmak. 80'lerin çocukları dünyayı değiştirmeye devam ediyor. İşte yolculuk başlıyor ve efsane çizgi filmin unutulmaz müziği eşliğinde hep birlikte bağırıyoruz: Volltran! Voltran! Voltran!
- Kadir Aydemir

Son bir şey daha var...
Geçtiğimiz hafta hayata veda eden efsane kahraman Komiser Kolombo'nun repliğiyle girdim. Çünkü bizzat kendisiyle yani Peter Falk'la devam edeceğim. New York'un kenar mahallelerinden birinde doğan Falk, henüz 3 yaşındayken hayatın en zor sınavlarından birine çekilmiş. Beyninde ur olduğunu söyleyen doktorlar sağ gözünü alınca... Takma göz kullanmak zorunda kalan Peter'ın çocukluk yılları arkadaşsız ve yalnız geçmiş. Onun hayattaki en yakın dostu ise - kendi ifadesiyle;
15 yaşındayken tanıştığı tiyatroyla başladığı 'oyunculuk' olmuş.
Daha önce oyunculuğun hiç bu kadar güzel bir tarifini duymamıştım sayın okuyan. Eğer Peter Falk'la vedalaşırken yanımızda olmak isterseniz Dizikolik bugün 18.00'de. İyi hafta sonları.

Home Tweet
Home: Bugün bayram, yetkililer kabotaj ihtimali üzerinde duruyor... (twitter.com/
musmulafaruk)

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

MİLGEM Projesi'nin 5'inci gemisi denize indi

Rusya'da binlerce kişi sokaklara döküldü!