• $13,4714
  • €15,3016
  • 795.421
  • 2011.16
4 Aralık 2021 Cumartesi

ŞİMDİ OLUR…

Milliyetçi, muhafazakar ve dindar kitlelerin siyasetteki iddiasının temelinde ne var?

-Önce ahlak ve maneviyat...

Sonra?

-Ekonomi...

Buna dış kaynaklı sömürü düzenine karşı yerli ve milli model arayışları da diyebiliriz.

Somutlaşmış hali milli görüş siyasetinin "faiz zulmünü ortadan kaldırma" önerisidir.

Bu modelin ipuçlarını kısa süreli Refah-Yol iktidarı döneminde kısmen görebildik.

Kısmen, çünkü araya 28 Şubat süreci girdi ve bu model daha doğmadan boğuldu.

Olmadı.

Olamazdı.

Zira sivil siyasetin kaplayabildiği alan bu modeli hayata geçirmeye yetecek kadar geniş değildi.

Erbakan yalnızdı, dış güdümlü sermaye ağaları, medya tröstleri, bürokratik oligarşi karşısında güçsüzdü.

Devirdiler. Soran olursa "Laikliği" kurtardılar. Oysa şövalyeliğini yaptıkları tapınak milletin dişinden tırnağından artırdığını yüksek faiz olarak belli çevrelere aktaran sistemin kendisiydi.

Erbakan kısa süreli iktidarında bu düzeni tersine çevirerek ekonominin rayına oturtulabileceğini ispatlayıp çaresizliği tek çıkar yol olarak gösterenlerin yalan saltanatını yıktı.

28 Şubat darbesiyle intikam aldılar. Ülkeyi kaos süreçlerine teslim ettiler.

Millet bu karanlık sayfayı Ak Parti'yi iktidara getirerek kapattı. Çünkü Erdoğan milletin hislerine ses olacak, kuvvetini yumruklaştıracak iradeyi temsil ediyordu. Bu irade her seçimde milletin desteği ile daha da güç kazanıp Türkiye'yi içinde debelendiği bataklıktan çıkarmayı başardı.

Kolay olmadı.

Darbe girişimleri...

Sabotajlar...

Terör...

Ardı arkası kesilmeyen saldırıların tamamı Erdoğan'ın güçlü liderliği ve millet çoğunluğunun desteği ile boşa çıkarıldı.

Hepsi ağır yaralar açtı ama millet iradesini boğabilecek unsurların tamamı bertaraf edilmiş oldu.

Gün bugün...

Çünkü devleti içeriden ve dışarıdan kuşatan şer odaklarının elleri, kolları kırıldı.

Dış müdahalelere, finansal saldırılara, siyasi kaos çabalarına karşı bağışıklık kazanıldı.

Milli bilinç çelikleşti.

Son 20 yıldır Ak Parti iktidarları döneminde ulaşımdan, enerjiye, haberleşmeden, sağlığa, eğitime kadar her alanda devasa alt yapı yatırımları ile nihai büyük hamle için sağlam zemin hazırlanmış oldu.

Dahası pandemi sonrasında Dünya'daki yeni denge arayışları ile Türkiye'nin tam bağımsız bir ekonomi modelini hayata geçirebilmesi için tarihi fırsat kapıları ardına kadar açıldı.

Muhalefet "Milli Güvenlik Kurulu'nda neden ekonomi görüşüldü" diye tepki gösteriyor.

Faiz zulmüne karşı savaş başlatan Erbakan'ın silah zoruyla sıkıştırılmak istendiği o eski MGK'ları özlüyorlar çünkü...

Geçmiş olsun.

Bir de asgari ücret başta olmak üzere tüm kesimleri rahatlatacak adımlardan rahatsız olmuşlar.

Baksanıza "seçim ekonomisi" diyerek değersizleştirmeye yelteniyorlar...

Ama nafile...

Seçim zamanında yapılacak...

Ve o güne kadar da bereket ekonomisini yeşertecek yerli ve milli adımları görmeye devam edeceğiz.

Bu kez "doğmadan boğma" imkanları yok.

Yani...

Şimdi olur.

<p>Çok şanslı biri olduğunu söyleyen Bülent  Serttaş, 'sahnelerden çok para kazanıyor ve kazandırıyo

Gayrimenkul zengini Bülent Serttaş'ın duası: Rabbim çok para verme!

İstanbul'da bordo-mavi fırtına!

Beyaz örtü her yeri sardı! İşte Türkiye'den kar manzaraları

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı