• $13,3754
  • €15,2322
  • 766.922
  • 1857.4
21 Kasım 2021 Pazar

Dertleri başka!

Muhalefet söylemiyle yol alma peşinde.

Fırsat yakaladıklarını düşünüyorlar.

"Türkiye daha fazla kaybederse biz daha çok kazanırız" zihniyeti bu...

İşte bu yüzden ne yaparlarsa yapsınlar karşılık bulamıyorlar.

Millet bunların kazanması halinde Türkiye'nin kaybedeceğinden emin.

Niye?

Çünkü "önce Türkiye" diyebilecek samimiyetleri yok.

Küresel pandemi tüm ülkeler gibi Türkiye'yi de olumsuz etkiledi.

Ekonomi yara aldı.

Kısıtlamalar geniş kesimleri vurdu.

Ortalık güllük gülistanlık diyen de olmadı zaten.

Ama muhalefetin iddia ettiği gibi ortada "devletin yönetilemez hale geldiğini" gösteren bir kriz yok.

Memur, işçi maaşını alıyor.

Bankalar mevduat sıkıntısı yaşamıyor.

Ve en önemlisi Türkiye "IMF kapısında" borç dilenmiyor.

İhracat ve büyüme rakamları yakın gelecekte büyük fırsatları müjdeliyor.

Yatırımlar durmadı, durmuyor.

Her hafta bir büyük projenin hayata geçtiğine şahit oluyoruz.

Yeni fabrikalar, işletmeler ülkedeki yatırım ve üretim iştahının azalmadığını aksine arttığını ortaya koyuyor.

Türkiye pandemiden kaynaklanan küresel krizden çıkış için tercihini yatırım ve üretim ekonomisinden yana kullandı.

Geçmiş dönemlerde olduğu gibi gidip IMF'den borç almadı.

Holding ve bankalara para dağıtıp muhalefeti susturma yolunu seçmedi.

"Faizleri indirip yatırımları artırma" yaklaşımı da bunun doğal sonucudur.

Elbette sıkıntılı bir süreçten geçiliyor, hedeflere ulaşmak için sabır ve mücadele azminin yanı sıra motivasyonu da yüksek tutmak gerekiyor.

Ve böyle bir ortamda muhalefetin kur, faiz ve enflasyon odaklı tartışmalarla Türkiye'ye fayda sağlamaya çalıştığını söyleyemiyoruz.

Yabanca sermayeye "Türkiye'ye gelmeyin, yatırım yapmayın" diyen zihniyet bu tavrıyla ekonominin güçlü şekilde ayağa kalkmasını değil tam aksine çökmesini istediğini net şekilde ortaya koyuyor zaten.

Gezi ayaklanması öncesinde borsa rekor üstüne rekor kırmış, Dolar 1.70-1.80 bandına tutunmuş, tahvil faizleri 4.61 ile tarihin en düşük seviyesine gerilemiş, enflasyon yüzde 6.1 düzeyine inmişti.

Bu muhalefet o dönem "Yaşa var ol Erdoğan" dedi mi?

Yangına körükle gittiler, Türkiye'yi yüz milyarlarca dolar zarara uğratan sokak terörünü daha da genişletmek için yapmadıklarını bırakmadılar.

Gezi ayaklanmasından sonra borsa değer kaybetti, döviz çıktı, tahvil faizleri yaklaşık iki katına yükseldi, enflasyon iki haneli rakamlara ulaştı.

Bugün sözüm ona ekonomi üzerinden duyarlılık sergileyenler Türkiye'nin ekonomide yakaladığı en olumlu tabloyu kirleten o sokak teröristlerine tek laf etmediler, etmiyorlar, etmezler...

Dertleri "ekonomi" filan değil çünkü...

Dün nasıl ise...

Bugün de öyle...

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı