• $ 5,9497
  • € 6,565
  • 299.553
  • 122142
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Bataklığı kurutmak...

Türkiye'de muhalefet adı altında sergilenen millet düşmanlığının bir numaralı motivasyon kaynağı Adnan Menderes'in asılabilmiş olmasıdır.

Arkasındaki millet desteğine rağmen bir başbakanı darbeyle indirip idam eden zihniyet yok olmamıştır, diridir ve tüm pervasızlığıyla gün yüzüne çıkabileceği ortamı beklemektedir.

İsmet İnönü'nün Adnan Menderes'e yönelik "seni ben bile kurtaramam" sözü bu zihniyetin temel besin kaynağıdır.

Bunlara göre çağdaşlık milletin inancına, tarihine ve kendisine düşman olmaktan, sanat dedikleri ise kendileri gibi düşünmeyen millet çoğunluğunu her fırsatta aşağılamaktan ibarettir.

Pervasızlığı kendilerine hak görmelerinin sebebi "Menderes'i astık herkesi asarız" duygusuyla semirmelerine göz yumulmuş olmasıdır.

Her ne kadar millet vicdanında ebedi muhalefete mahkum kılınmış olsa da

27 Mayıs'ı tezgahlayan zihniyetin hesabı görülmemiştir.

Bir utanç müzesine kilitlenip gelene geçene ibret diye gösterilmekten başka hiçbir kıymet hükmünü hak etmedikleri halde her on yılda bir can bulup demokrasiyi katledebilmiş olmaları bataklığın kurutulamadığını ispatlamıştır.

Merhum Menderes'i dar ağacına gönderen 27 Mayıs darbesi ile perde açılmış, milletin tercihi her ne olursa olsun ülke seçkin azınlığın oyun hamuru haline gelmiştir.

Birbiri ardına gelen darbeler, müdahaleler, anti-demokratik yaklaşımlarla Türkiye gücünü, enerjisini kendi içinde tüketmeye mahkum kılınmıştır.

27 Mayıs'tan 15 Temmuz'a kadar süregelen "hesabı mahşere bırakma" zafiyetimiz artık taşınabilir bir yük olmaktan çıkmıştır.

Şanlı 15 Temmuz Destanı etrafa darbecilik virüsü bulaştırmaya hevesli sineklerin cesaretini elbette kırmıştır.

Millete rağmen bu ülkede kimsenin hiçbir şey yapamayacağı tescillenmiş ve darbeler dönemi bir daha açılmamak üzere kapanmıştır.

Peki 15 Temmuz ile birlikte maşeri vicdanı kaplayan milli haysiyet gerçek anlamda bir toplumsal sözleşmeye dönüşmedikçe vatanına, bayrağına, milletine, devletine bağlı nitelikli çoğunluğun küstah diller tarafından "artarak çoğalan gergedan virüsü" türünden hakaretlerle aşağılanmasının önüne nasıl geçileceği belirsizdir.

Hale bakın...

Adnan Menderes örneği üzerinden orta yere bırakıp kaçtıkları nesebi belirsiz sözler için "kimseyi kast etmedim, isteyen üzerine alınsın" diyerek tornistan edebileceklerini düşünüyorlar.

Oh ne ala memleket...!

Bir de utanmadan kendilerini "Biz Türkiye'yiz" diye tanımlıyorlar.

27 Mayıs hayalleri kurabilecekleri bir Türkiye'de yaşadıklarını sanıyorlar.

Yeni gerçeğimizin sosyolojisini, siyasetini, ekonomisini, diplomasisini artık nesi varsa hepsini sil baştan yazıp müfredata, sinema perdesine, televizyon ekranına, kitap sayfasına, sahneye, genç dimağlara en güçlü şekilde yansıtmak en mühim meselemiz olmalı.

Yoksa bu bataklık daha çok sinek üretir.

Serkan Fıçıcı Diğer Yazıları

Hokkabaz siyaset

19.12.2018

Fransa´nın Nimes şehrinde silah sesleri!

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Elazığ'da süren enkaz çalışmaları havadan görüntülendi