• $7,4266
  • €9,0115
  • 442.635
  • 1540.21
15 Temmuz 2018 Pazar

15 Temmuz gerçeği

Gazeteci yaşadığı çağın tanığıdır. Kamera görüntülerine ve fotoğraf karelerine yansıyan gerçekler bu tanıklığı güçlü kılar. Yönetmen Ali Ekber Karaçam Türkiye Haber Kameramanları Derneği’nin desteği ile 15 Temmuz gecesi görev yapan muhabir, kameraman ve foto muhabirlerinin izlenimlerini belgesel yaptı. Şehit Erol Olçok’a ithaf edilen 15 Temmuz’un Objektifleri Belgeseli’nde darbe girişiminin canlı tanığı 107 gazeteci ile yapılmış röportajlar yer alıyor. O gece kayıtta olan haber kameramanlarının elde ettiği tüm görüntülerin derlenip değerlendirilmiş olması belgeseli daha da kıymetli kılıyor.

Kıymetli çünkü bu ülke 15 Temmuz 2016’da bir darbe ve ülke topraklarını yabancı işgaline açma girişimine sahne olmamış gibi düşünenler var. Olmamış gibi düşünerek rahatlıyorlar. Düşünmekle yetinmiyorlar. Siyaseti, diplomasiyi, ekonomiyi, güvenliği yorumlarken 15 Temmuz’u yok saymanın sahte konforuna teslim oluyorlar. Gözlerinin önünde yaşananları bile inkar edecek kadar gerçekten korkuyorlar. Şehitlerin aziz ruhlarını incitmekten, gazilerin taze yaralarını kanatmaktan çekinmiyorlar. Bunun sebebi ne olabilir?

Apaçık gerçeğe sırtını dönenlerin psikolojisini merak ediyorum. Yenikapı’daki büyük buluşmaya katıldığı halde Amerikan Büyükelçisi ile görüştükten sonra “Kontrollü Darbe” laflarıyla 15 Temmuz Destanı’nı karalama kampanyası başlatan Kılıçdaroğlu’ndan söz etmiyorum. Kılıçdaroğlu’nun 15 Temmuz’u hiçe sayıp “20 Temmuz Darbesi” adı altında element uydurma çabasına şaşırmıyorum. Kendisine yakışanı yaptığından zerre kadar şüphem yok.

Ama mesele Kılıçdaroğlu değil. O gece vatan savunmasına katılanların taşıdığı büyük onur karşısında kendisini ezik hisseden bir güruh var. Gerçeği kabul ettiklerinde kendi gerçekleriyle de yüzleşeceklerini biliyorlar. Vicdan azabından kurtulmak için “ama niye şöyle olmuş peki niye böyle olmuş” argümanlarını müsekkin niyetine kullanıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar kurşunlara göğüs geren cesaret karşısında yaşadıkları derin ezikliği hafifletemiyorlar. Hırçın ve müsamahasız olmaları bundan. Yok saymakla 15 Temmuz’u yok edemeyeceklerini kendileri de biliyorlar.

Bu güruha bir çıkış yolu öneriyorum. Yazının başında belirttiğim 15 Temmuz’un Objektifleri Belgeseli’ni izlesinler.Yok saymakla yok olmayan gerçeğin önünde saygı ile eğilsinler. Sonra 15 Temmuz Gazileri ile tanışsınlar. Kahramanlıklarını ve fedakarlıklarını dinlesinler. Hiç şüphem yok, hakkı ve hakikati inkar ederek yatıştıramadıkları vicdanlarının nasıl şenlendiğini göreceklerdir.

Milletçe atlattığımız en büyük badirelerden biri olan 15 Temmuz hain darbe ve işgal girişimi bizler için bir ağıt değil anıt olmalı. Bu anıtı ayrısız gayrısız milletçe dikebilmeliyiz. Bunun da tek yolu gerçekte buluşmak.

Bu vesile ile 15 Temmuz şehitlerine rahmet ve dua, gazilerine minnet ve hürmet, güçlü liderliği ve cesareti ile milli dirilişin önderi Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’a şükran...

<p>Türkiye'nin aşı haritası erişime açıldı. Vatandaşlar bunun  takibini nasıl yapabilir? İ<span>ki d

Aşının koruyuculuğu ne zaman başlar?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beş asırlık Tarihi Maraş Çarşısı'nın dış cephesi yenileniyor

Başkan Erdoğan, Elazığ'da deprem konutları anahtar teslim törenine katıldı