• $9,2547
  • €10,7929
  • 530.556
  • 1434.41
14 Mart 2012 Çarşamba

Zaman yanar mı?

Gecikmiş adalet, adalet değildir derler.  Ahmet ve Nedim 376 gün sonra salıverildi. Adalet yerini buldu mu? Hayır! Zira hala yargılanıyorlar... Peki ne oldu da ekranları başında o görüntüleri izleyen milyonlar büyük bir heyecan ve mutluluk duydular.
Hakkaniyet zamandan bağımsızdır. Zaman yanmaz ama yakar.
Sivas gibi...
Zulüm bir şeyi ait olmadığı yerde tutmaktır. Ahmet ve Nedim sadece zulümden kurtuldular. Adalet duygumuz tatmin olmadı.
Adalet duygumuz tam da Ahmet'in dediği gibi, 'Onlara bu zulmü reva görenler, bu komployu kuranlar, o hapishaneye girip cezalarını çektiğinde adalet yerini bulacak''.
Sait Çakır ve Coşkun Musluk adlarını duydunuz mu?
Önceki gece onlar da Oda TV davasından serbest kaldı. Pek azımız onların durumunu biliyor. Pek azımız dava dosyasının detaylarına vakıfız.
O davada tutuklu yargılanan herkese içim acıyor. Uğradıkları zulüm çok büyük. Diğer davalardaki yüzlerce masum insan gibi...
Birilerinin dünkü salıvermelerden ötürü ne denli rahatsız, mutsuz olduğunun da farkındayım. Olsunlar... Ama yetmez.
Etyen Mahçupyan gibi isimlerin 'Çorbadaki kıl'' yazıları daima zihnimizde olacak. Kaliteli faşizmin koleksiyonunu yapmak isteyen varsa, bu davayla ilgili belli isimlerin ısrarla, kasıtla, kötülükle ve kinle yazdıklarını açıp okusun. O ihbarcıları, o çantacıları, o gazetecilik müsveddelerini...
Ve gelelim asıl meseleye... Ahmet ve Nedim gerçekten birer sembol haline gelebildikleri, kamuoyu baskısı büyüdüğü için mahkeme böylesi bir karar aldı.
Bir tek mahkemenin aldığı bir karar koca bir ülkenin delik deşik edilmiş hukukunun namusunu kurtarmaya yeter mi?
Yetmez.
Aynı davada yargılanan diğer sanıkların bir sonraki duruşma tarihi 18 Haziran... Bunu nasıl izah edebiliriz? Hangi vicdana sığar?
Peki ya 24 saat geçmeden Sivas katliamının zamanaşımına uğraması?
Ardından 'Vatana millete hayırlı olsun'' nidalarıyla adeta sırtı sıvazlanan mahkeme...
Zaman yanmaz ama yakar!
O alevleri vicdanlarımızdaki adalet ferahlığıyla söndüremezsek hem de nasıl yakar.
Ahmet ve Nedim 376 gün sonra serbest kaldığında nasıl ki bir nebze esinti oluysa...
O esinti adalet duygumuzu söndürmek yerine aslen bir kez daha nasıl alevlendirdiyse...
Sivas'ta alınan bu hukuksuz karar da yanan yüreklerdeki ateşi dindiremeyecektir.
Bu ülkede yasalara dayanarak hukukun ırzına geçtiniz.
Kişiye özel yasaları jet hızıyla çıkardınız. Birbirinizle kanlı bıçaklı oldunuz.
Ama şu temel farkı hep göz ardı ettiniz ve ediyorsunuz.
Bir şeyin yasal olması hukuki olması anlamına gelmez.
Hukuk hakkaniyete dayalı bir şeydir.
Soner Yalçın ve arkadaşları gibi, Hanefi Avcı gibi, Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay gibi suçu ifade özgürlüğü olan, komplo kurulan, üzerlerine iftira atılan, suç delillerini resmi görevlilerin ürettiği artık görülen ve resmi raporlarla belgelenen yüzlerce insan adeta tutsak gibi cezaevlerinde, tek kişilik hücrelerde tutulduğu müddetçe...
Zaman yanmaz ve evet yakar!
Şimdi değilse bir gün mutlaka...

<p>Türkiye'nin attığı önemli adımlar  dünya medyası tarafından yakından izleniyor. Birçok ünlü düşün

“Türkiye yükselen ağır sıklet”

''Her an her yerde yeni bir salgın patlak verebilir'' Korkutan uyarı

Edirne'de yoğun sis etkili oluyor

Türk kahvesi hangi hastalıklara iyi gelir?