• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
01 Mayıs 2011 Pazar

Tahrir-Diyarbakır hattı

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Şam'a ulaştığım günden bu yana hemen her gece yerli ve yabancı haber ajansları, gazeteler ve televizyonlar arıyor. Şam sokaklarında gördüklerimi anlatıyorum. Cuma günü Şam'da olağanüstü güvenlik önlemleri dışında bir protesto gösterisine şahit olmadığımı söylüyorum.
Bana ulaşan haberlerin esas olarak iki ayrı tonda olduğunu görüyorum. Medyamız başta olmak üzere Suriye'de yaşananlara ilişkin haberleri Batılı haber ajanslarından gelen haberlere dayandırdığını görüyorum. O saygın haber ajansları ki hiçbirisinin söz konusu bölgelerde muhabiri bulunmuyor... Öne sürülen ölü ve yaralı sayısını, telefonla ulaştıkları göstericilerin ifadesine dayandırıyor.
Daha da vahimi dünya medyasına haber geçen bu ajansların sorumlu editörlerinin bırakın Şam'da oturmayı Suriye dışından bu haberleri yaptığını öğrendim. Peki bu rakamları nereye dayandırıyorlar?
Genellikle adı bilinmeyen profesyonel olarak gazetecilik yapmayan gözlemciler ve eylemciler. Youtube düşen görüntüler, twitter'dan yazılanlar da haberlere kaynak oluşturuyor.
Mesela, BBC, bağımsız kaynaklarca doğrulanmayan ve eylemcilere dayandırdığı haberlerde 62 kişinin öldüğünü yayınladı.
Suriye devletine bağlı SANA ise cuma günü yaşanan olaylara şu şekilde yer verdi:
'Şam çevre kenti, Haseke, Hama, Lazkiye, İdlib, Banyas ve Selemiye'deki muhabirler, birkaç vatandaştan ibaret göstericilerin meydanlarda toplandıklarını söyleyerek, özgürlük sloganları atmaları ardından kayda değer herhangi bir olay yaşanmadan dağıldıklarını eklediler.'
Dara'da tam bir kuşatma olduğu ve yer yer çatışmalar yaşandığı bilinen bir gerçek... Ama tüm ülkeye yayılmış muazzam bir halk ayaklanması, her toplanan ve özgürlük isteyene kurşun sıkıldığı haberleri de gerçekten gerçeği yansıtmıyor. Suriye halkı kesinlikle daha fazla özgürlük istiyor... Ama bunu bir mezhep çatışması veya uluslararası müdahale olmadan başarmak istiyor. O nedenle abartı haberlerin kasıtlı olduğu inancındayım.
Gerçeğin salınımı bu iki uç arasında ve o bölgelere gitmeden bir şey iddia etmek mümkün değil.
Suriye rejimi Dara gibi büyük bir kentteki olayları silah zoruyla bastırmaya çabalıyor. Sicilinde bir Hama katliamı bulunan Baas rejimi açısından, hele ki bölgede yeni bir tasarım çabası varken, Dara'daki olayları nasıl bastıracağı gerçekten bir muamma.
Ordu içinde birtakım çatlaklar olduğu veya oluşacağı iddiaları ne kadar gerçekçi bilemiyorum. Ancak Dara'ya müdahale eden birliklerin başında Beşşar Esad'ın kardeşi Mahir Esad'ın bulunduğu iddia ediliyor. Bu özel birliğin sahil kesiminden seçilen Alevi gençleri oluştuğu ve asli görevinin 70'lerden bu yana rejimi korumak olduğu öne sürülüyor.
'BAŞKANIN ADAMLARI'
Robert de Niro ve Dustin Hoffman'ın oynadığı filmi izleyenler hatırlar. Film, 'kurgusal savaş'' çıkartılarak kamuoyu algısının nasıl yönlendirileceğini muhteşem bir alegoriyle ele alır.
Suriye'de yaşananlara bakınca da Kürt meselesinde 'Tahrir algısı''nın nasıl kolaylıkla yaratılabileceğine şahit oluyorum.
Geçtiğimiz gün Henri Barkey'in Türkiye için yaptığı Tahrir göndermesine dikkat çekmiştim:
'Türkiye'nin patlamayı bekleyen kendi saatli bombası var. Kürt meselesi... Türkiye derin bir şekilde bölünmüş vaziyette. AKP, seçim sonrası Kürtlerin beklediği adımları atmazsa, daha şimdiden Tahrir Meydanı'nı anımsatan sivil itaatsizlik eylemleri yayılabilir.' Henri Barkey sıradan bir uzman değil. Türkiye'nin kudret merkezlerine doğrudan esinlenme verecek bilgi ve zekada bir kalem.
Suriye'de daha fazla özgürlük için ülkenin çeşitli yerlerinde ağırlıklı olarak cuma günleri yapılan gösterilerde ortalama katılımcı sayısı birkaç bini geçmiyor. Olayların çıktığı Dara'yı bir istisna olarak tutuyorum. Diğer şehirlerde yapılan gösterilerde on binlerin yürüdüğünü nereden biliyoruz? Youtube'a konan cep telefonu görüntülerinden ve yukarıda bahsettiğim haber ajanslarının etik boyutu tartışmalı haberlerinden...
Popüler medyada tüm mesele aslında kadraj ve efektten ibarettir. Neyi gösteriyorsunuz ve nasıl gösteriyorsunuz?
Bu nedenle 'Sünni refleks'le Suriye'ye yaklaşan iktidara yakın kalemlerin ve uzmanların Öcalan'ın, ''Eğer çözüm gelişmezse Diyarbakır hatta 10 Tahrir Meydanı bile olabilir. Eğer Tahrir Meydanı olacaksa bunu ben söylediğim için değil, kendi onurlarını korumak için yapmaları gerekiyor. Yapıyorlarsa yapsınlar, yapmıyorlarsa yapmasınlar, bu Diyarbakır'ın bileceği bir iştir' cümlesini iyi okuması gerekir.
 Suriye'ye biraz da bu gözle bakın.

<p>Millet ittifakının ortağı İyi Parti'den, HDP'yi sevindirecek bir açıklama geldi. İyi Parti Genel

İyi Parti'den skandal çağrı: Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

Ankara'nın simgelerinden Kuğulu Park buz tuttu