• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
23 Mayıs 2012 Çarşamba

Suriye olmadı Lübnan verelim mi?

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Bölgemizde Şii ve Sünni ekseninde bir çatışmanın kaçınılmaz olduğunu ne zamandır yazıp duruyoruz. Ama henüz değil...
Lübnan'da son haftalarda patlak veren küçük çaptaki çatışmaları nasıl okumalıyız?
Lübnan'ın güneyinde İran ve Suriye yönetimi yanlısı Hizbullah, kuzeyinde ise Selefi ağırlıklı bir sünni yapılanma mevcut. Lübnan sosyolojik olarak kozmopolit bir yapıya ve kaotik siyasi bir statüye sahip son derece kırılgan bir ülke.
Lübnan aslında büyük Suriye'nin kadim parçası. Yani Suriye'de bugün yaşananlardan mutlaka etkileniyor.
Yedi yıl önceki Hariri suikastine kadar Lübnan'da 30 bin Suriye askeri konuşlanmıştı.
Hasan Nasrallah önderliğindeki Hizbullah ise Lübnan'ın tartışmasız en kudretli gücü.
Bazı analistler, Lübnan'ın en büyük iki kenti Beyrut ve Trablusşam'da patlak veren çatışmalar, Suriye'de yaşanan olayların Lübnan'da bir iç savaş olasılığını tırmandırdığına işaret ediyor.
12 Mayıs'ta ülkenin kuzeyindeki Trablusşam'da, Şadi El Mevlevi adlı bir gencin tutuklanmasıyla, Selefiler sokaklara döküldü.
Esad yanlısı Nusayrilerin oturduğu Cebel Muhsin'e saldırdı. Bu saldırıda 9 kişi öldü 80 kişi yaralandı.
20 mayıs'ta ise Esad karşıtı Sünni din adamı Şeyh Ahmed Abdulvahit dur ihtarına uymadığı gerekçesiyle askerler tarafından vurularak öldürüldü.
Hariri yanlısı Gelecek Hareketi (Sünni) üyeleri, Suriye yanlısı Arap Hareketi ve Hizbullah(Şii) arasında çatışmalar çıktı. Üç kişi öldü, 10 kişi yaralandı.
Tripoli'nin, Bab Al Tabanneh (Sünni) ve Cebel Muhsin (Şii) mahalleler arasında yeniden alevlenecek bir çatışma ülke geneline sıçrarsa 1975'te patlak veren ve 15 yıl süren iç savaşı aratmayacaktır.
Lübnan'ın kalbi Beyrut, tek başına bu potansiyeli mahalle mahalle hala taşımaktadır.
Lübnan'da 8 Mart koalisyonu ve 14 Mart koalisyonu olarak bilinen iki ayrı cephe iktidar ve ülke geleceği için çekişiyor. Hizbullah'ın başını çektiği 8 Mart koalisyonu İran ve Suriye cephesinde ve İsrail ile ABD karşıtı.
Suriye'de çatışmalar başladığında bölgede geçirdiğim haftalarda As-Safir Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Satih Nureddin'in şu cümlesi kulaklarımda çınlıyor: 'Suriye'deki karmaşa Lübnan'daki Suriye yanlılarıyla karşıtları arasında bir çatışmaya dönüşebilir. Zira her iki grup da zamanlama açısından ülke dengelerini lehine çevirmek için doğru zaman olduğunda hareketle bir hamle yapabilir...''
Seyit Hasan Nasrallah'ın Hizbullah'ı böylesi bir sıcak hamleyle henüz yormayacağı inancındayım.
Şüpheniz olmasın Tahran'da, Şam'da ve Güney Lübnan'da oturan bazı beyinler bölgeyi bambaşka perspektiften; son derece karmaşık 'oyun kurucu' zekayla ve yüzyılların öğrettiği bir sabırla değerlendiriyor.
Katar, Ankara ve Riyad'da oturanların konsanstrasyonu 'Coni'lere endeksli olduğundan savrulup duruyorlar ve öfke kontrolü yapamıyorlar.

<p>Nijerya açıklarında Türk gemisine yönelik bir saldırı gerçekleşti. Saldırıda bir denizci hayatını

Türk gemisine saldırının arkasında Fransa mı var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kilo vermek için iştah kapatan besinler

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor