• $15,923
  • €16,8935
  • 945.479
  • 2372.35
17 Ekim 2011 Pazartesi

Söz uçar yazı kalır

Yıllar önce felsefe hocam tahtaya bu deyişin Latincesini yazarak derse başlamıştı: 'Verba volant scripta manent''
Sözün uçuculuğu ve yazının kalıcılığının anlamına dair o derste tartışarak öğrendiklerim beni bu mesleğe itti. Gerçeğin peşine düştüm.
Kelimelere sarıldım. Tanıklıklarımı gördüğüm gibi o güne ve yarına bırakmanın kutsal bir olgu olduğunu gördüm. Böylesi bir şahitliğin bedeli ağırdır. Zira mesleğimin ilk günlerinde bir foto muhabiriydim.
Bir fotoğraf makinesiyle önümde olan biteni tespit edi-
yordum. Yalın bir gerçeği orada olmayanlara aktarmak. Yıllar geçti. Gerçekler yerinihakikate bırakmaya başladı. Halin aşkın yüzlerine...
Görme biçimlerinin kapısı aralandı. Gözleyen ve gözlenen üzerine kafa yordum. Kelimelerimin aslında yetmediğini kavradım. O kelimeler sadece gördüklerimi ifadeydi. Peki ya gördüğüm? Öyle miydi?
Bunlar kudretli sorular. Yanıtları da görece.
Ama işte bir gün o misafir çıkıp geldi. Yoksa ben mi ona gittim? Bilemiyorum.
Nihayetinde kırka yakın köşe yazısına yansıyan uzun sohbetlerimiz oldu.
O sohbetlerde konuşulanları 'dini sohbet'ler olarak görenler sıkıldı.
Gülümseyerek, 'haklılar' diyorum. Daha fazla can sıkmayalım.
Bugünün dizileri, tartışma programları, yani 'gösterme biçimleri' nasıl bir insan yarattı? Nuri Bilge Ceylan'ı ''Batı'' ayakta
alkışladığı için ona değer atfeden yığınlara, 'Bir zamanlar Anadolu'da boş salonlarda oynuyor. 'Neden gidip izlemiyorsunuz?' diye sorgulamanın bile alıcısı yok.
Tenha doğası gereği sessiz. Orada bağırmanın pek
anlamı yok.
Hakikat ortada aslında. 'Farkında olan neden sesini yükseltmiyor?' diye sormayın. Duymaya hazır olmayan kulağa ne söylesen fayda etmez.
Medeniyet projeleri, proje olduğu için çöküyor. Ekranların insanlık kalkışmasını göstermiyor olması onun olmadığı anlamına gelmez.
Artık bu köşeye konuk olmayacak olan misafirim söze 'Her insan zamanın ve mekanın buluştuğu bir köşe taşıdır'' cümlesiyle başlamıştı. O ilk yazının son cümlesi de şuydu: 'İlk gönül şehidi Adem'den beri, başımızın semadan inmemesi için ayaklarımızın altında bize direk olmuş bu mayalı topraklar, bilmem kaçıncı tarihsel dönüşümünü geçirirken biz Müslümanlar hakikatin kaçıncı şehitleri olacağız?''
Düşünerek yürünecek daha çok yol var.
Misafirim, 'Her iş ne-
ticesinden değerlenir...' dedi ve gülümseyerek sustu.

<p>CATS, İnsansız  Hava Araçları, helikopterler ve uçaklar dahil sabit kanatlı veya döner kanatlı  h

İnsansız hava araçlarının gözü 'CATS'

Akıncı Toyu 2022 Uluslararası Atlı Okçuluk Yarışması başladı

Türkiye'nin en pahalı Tofaş'ı! 250 bin liraya satıldı

Türkiye'nin kültürel mirası 35 bin eser dijitalle dünyaya açılacak