• $7,3718
  • €8,9716
  • 441.675
  • 1560.65
28 Temmuz 2012 Cumartesi

Soru ve yanıtlarla Kürdistan realitesi

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Soru: Enformasyon kirliliğinden kafamız karıştı. Herkes bir şey söylüyor. Türkiye'nin güneyinde Kürdistan mı kuruluyor?

Cevap:
Kürdistan'dan kastınız yıllardır Türkiye'nin canını sıkan İran, Irak, Suriye ve Türkiye coğrafyasına yayılı egemen bir devlet ise HAYIR.
Suriye topraklarına kendini Kürdistan olarak adlandıran bir siyasi oluşum ise EVET.

Soru: 90'lı yıllarda Kuzey Irak diyorduk şimdi resmen Kürdistan Özerk Yönetimi diyor ve tanıyoruz. Bugün Kuzey Suriye diyoruz onlar da kendilerine Batı Kürdistan diyor. Yarın onlara da Kürdistan demeyeceğimiz ne malum?

Cevap
: Bu artık bir realite. Bölgede milyonlarca Kürt yaşıyor. Suriye topraklarnda 4 milyon Kürt var ve coğrafyalarını Batı Kürdistan olarak adlandırıyor. PKK ve Irak Kürtleri de Türkiye'nin Güneydoğu'suna Kuzey Kürdistan diyor. Ancak bu bölgede bir büyük Kürdistan'ın kurulacağı anlamına gelmiyor. En azından şimdilik.

Soru: Peki bu PKK PYD meselesi nedir? Hakikaten Suriye'de kontrol PKK'da mı?

Cevap: Hem evet hem hayır. PYD 2003'te kurulan bir siyasi parti. Öcalan'ı benimsediklerini inkar etmiyorlar. Ancak PKK ile yani Kandil ile organik bir bağı açıkça reddediyorlar. Öcalan orada yaşayan yaklaşık dört milyon Kürt'ün ciddi bir bölümü için ''önder''...

Soru: Türkiye nerede hata yaptı da böylesi bir tablo ile aniden karşı karşıya kalıverdik?

Cevap:
AKP'nin hesabı, Esad'ın Türkiye'ye karşı PKK'yı güçlendireceği, PKK'nın da Türkiye'ye karşı Esad'a destek vereceğiydi.

Böylelikle Esad ve PKK aynı anda hedef haline getirilecekti.
İşgalci Batılı sisteme 'ortak düşman'a karşı mücadele çağrısı yapılacaktı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı.
Suriye'deki Kürtler birlik oldular. Süreci doğru okudular ve Şam'daki o büyük saldırıdan sonra bir gecede Kobani, Afrin ve Derik kentlerinin kontrolünü ele geçirdiler.
En güçlü parti yüzde 70'lik tabanıyla PYD. Ve PYD Öcalan'ın bölge halkları için ortaya attığı demokratik konfederalizmi benimsiyor.

Soru: Peki bundan sonra olasılıklar ne?
Birkaç olasılık var.
İlki Esad'ın silahlı muhalefeti bastırması. (Malum arkasında hala Çin ve Rusya var. Elinde İsrail topraklarına çevrili kimyasal başlık taşıyan yüzlerce füze var. Esad rejimi hala çok güçlü.)
Bu olasılık Kürtler açısından iki olasılık içeriyor.
İlki Şam, Halep gibi kentlerden Müslüman kardeşler ve Selefileri temizleyen ordu birlikleri kuzeye yönelir ve terk ettiği yapıyı birkaç saat içinde tek silah atmadan geri alır.
İkinci olasılık istikrarı sağlamak adına Suriye Kürtlerinin ulusal statülerine ilişkin bir düzenleme yapar. Özerklik talebini anayasal olarak güvence altına alır.
İkinci ve güçlü olasılık Esad rejiminin çökmesi.
Müslüman Kardeşler ve El Kaide ittifakı kontrolü ele alır ve ilk iş Kürtlerin fiili özerklik ilan ettikleri kuzeye saldırır. İç savaş çıkar.
Bir ihtimal de bu İslamcı yapının Kürtlerin özerklik talebini kabul eder.
Üçüncü olasılık çatışmalar sürerken Türkiye'nin Kürtlerin özerklik ilan ettiği bölgeleri işgal etmesi...
Bu çok ciddi bir kaos yaratır. Irak, Rusya ve İran'la ilişkiler krize girer. PKK Türkiye'de sivil hedeflere yönelir. Güneydoğu'da kitlesel eylemler olur.
Suriye Kürtleri direnir ve kan dökülür. 'Suriye halkının özgür iradesine saygımız var' diyen Türkiye dünya kamuoyuna kendini izah edemez.
Dördüncü  olasılık ise Türkiye Irak gibi Suriye'deki Kürdistan'ı tanıması...
Ancak Suriye Kürtleri adına siyaset yapan yüksek konsey ideolojik ve stratejik olarak karşı kampta. Ne Barzani ne ABD ne de AKP ile işbirliği yapacakları bir siyasi görüşte değiller.
Kürt özerk yapılarını tanıyan Türkiye içeride anayasal statü bekleyen Kürtlere yönelik güvenlikçi politikayı nasıl sürdürecek?
Dolayısıyla ''tanıma'' rasyonel değil.

<p>Son zamanlarda hayvan dostlarımıza artan şiddete ve bir ticari mal gibi alınıp satışına karşı dur

Zeki Gümüş'le 'Rastgele' hayvan barınağında!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara'nın en yaşlı iki kadınına koronavirüs aşısı yapıldı

Uludağ'a yerleşen çiftin kentten uzak sıra dışı hayatı