• $7,397
  • €9,0077
  • 442.369
  • 1551.57
21 Temmuz 2012 Cumartesi

Şam-Ankara-Moskova-Washington

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Aslında bu gergin ana hatta Pekin, Bağdat, Erbil, Tahran, Beyrut, Kudüs, Bakü, Londra, Brüksel ve Doha da eklenmeli.
Şam'da Esad'ın en yakınındaki isimlere yönelik saldırı şüphesiz ki Suriye tarihinde milat olacak önemde bir olaydır.
Suriye'de bu düzeydeki isimlerin nasıl korunduğunu bilen biri olarak saldırıyı üstlenenlerin arkasında devlet(ler) düzeyinde istihbari, askeri bir yardım olduğu ortada diyebilirim.
Son birkaç günde yaşananlar derin ve eski bir faydaki güç birikmesinin boşalmasına yol açacak düzeyde öncü sarsıntılar...
Bölgedeki enerji havzaları; bu havzaların kontrolü; batılı pazarlara kesintisiz ve güvenli nakli bu fayın kırılmasının temel nedeni.
Sykes Picot anlaşmasından bu yana art arda gelen tüm yıkıcı ve yapıcı gelişmeler bölge halkları açısından kalıcı bir barış getiremedi.
Suriye şu anda sadece bölge dengeleri açısından değil tüm dünya dengeleri açısından kilit önemde.
Ankara'nın son yıllarda Ortadoğu'da kurgulayıp sunageldiği 'oyunkurucu'luk vasfı ise fiilen ve tamamen çöktü.
Suriye'deki rejimin devamı, elbette Rusya ve Çin'in desteğiyle bu çöküşün tescilidir.  Önümüzdeki günler Suriye'de her türden insan hakları ihlallerinin yoğun şekilde yaşanacağı, kitlesel ölümlerin rapor edileceği son derece kanlı bir süreç başlayacağı kesin.
Rejim bu saldırıya çok sert yanıt verecek. Türkiye direnişçilere desteğini arttıracak ve Hatay son derece hassas bir bölge olacak.
Türkiye'nin Suriye'ye karşı angajman kurallarını değiştirdiğini de unutmayalım.
Bu süreçte tek büyük korkum topraklarımızda, Bulgaristan'da İsrail'li turistlere yönelik kanlı saldırının bir benzerinin yaşanması. Uluslararası boyutta planlanmış bir provokasyon bizi Suriye ile çatışma noktasına getirebilir. Böylesi bir çatışma kalıcı tampon bölge oluşturulmasına kadar gidebilir.
Kürdistan petrollerinin ve gazın bu tampon bölgede oluşturulacak bir embriyo Kürt devleti topraklarından Akdeniz'e ulaşmasında Ankara ve Erbil ittifakına uluslararası sistemde izin verilecek bir plansa bu. Sorun yok.
Ama yukarıda saydığım fay hatlarındaki güç dengesi buna izin verir mi emin değilim.
Şam'ın yönetimini kaybetmediği sürece Esad rejimi direnecektir.
Bu nedenle ön almak isterken içeride büyük sıkıntılar yaşayabiliriz.
Kandil'in süreci nasıl okuduğu ve Ankara'nın Kürt meselesindeki tavrı ortada. Dışişleri ve İçişleri'nin hesaplarını bu büyük resme göre yaptığını gösterir tek bir açıklama veya eylem göremiyoruz.
Demem o ki bu fay kırılmak üzere ve son iki yıldır giderek artan tonda söylediğimiz o bölgesel çatışma kapımızda. Her ne kadar ekonominin iyi olduğu iddia edilse de gerçek böyle değil.
Ve dışında kalmayı beceremeyeceğimiz bölgesel bir çatışmanın hasarı inanın çok ama çok ağır olur.

<p>Bir önceki PPK toplantısında faizler yüzde 15'ten yüzde 17'ye yükseltilmişti. Ekonomistler, Merke

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Enerji timlerinin zorlu öesaisi

İğneada'da 250 tekne hamsi peşinde! Kasalar dolusu hamsiyle dönüyorlar