• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
02 Şubat 2011 Çarşamba

Ortadoğu'da duvar yıkılırken

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Tarihe tanıklık ediyoruz.
Bir insan ahir ömründe kaç kez insanlık tarihinin kritik eşiklerine tanıklık edebilir ki?
Ben, bu anlamda kendimi şanslı sayarım. İki kutuplu dünyanın tüm paradigması değişirken ana aktörleri izleme, tanıma hatta takip etme imkanı buldum.
Bu paradigma, başta enerji ve bağlı dengeler olmak üzere kalıcı bir şekilde yıkılıyor. Hem de beni en çok heyecanlandıran bir yolla... Devrimle... Diktatörlerin duvarları yıkılıyor. Korku barikatları yıkılıyor.

Daha kötüsü yolda mı?
Korkarım iyimser senaryolar üretmek için pek aceleci olmamak gerek... Başbakan Erdoğan'ın uzun süren suskunluğunu ve ardından yaptığı, ''Bu dünya kimseye kalmaz Hüsnü kardeş... Gitme zamanı...'' retoriğini de böyle okumak gerek.
Zira bu tablodan istikrar değil, pekala istikrarsızlık çıkabilir. Müslüman Kardeşler'in tavrındaki ihtiyat çok önemlidir.

Sunday Telegraph'tan Hugh Miles, bence en tutarlı analizi yapan Batılı kalemlerden, bu arada Nuray Mert'in meseleye dair yazılarını zaten okuduğunuzu varsayarak kote etmiyorum elbette...

Bakın Miles'ın analizindeki kritik nokta hangisi:
'Hamas'ın ideolojik ikizi tarafından yönetilen Mısır olasılığı, Batı'dakilerin uykularını kaçırırken, İslami akımlar ise bir yandan mutluluktan havaya uçacak öte yandan da alttan alta diğer Arap ülkelerinde de ilerlemeye devam edecektir. İsrail-Filistin meselesinde eskisi kadar dikkate alınmasa da Mısır'da bir rejim değişikliğinin Ortadoğu'daki etkileri öngörülemez ölçüde dramatik olacaktır.
Batı, bu domino etkisini okurken AKP'ye elbette çok önem veriyor...
''Rejim karşıtı gösteriler, dikkatleri, Türkiye'nin demokratik özgürlükleri dinle birleştirmedeki göreli başarısına çekti. Yakında demokratik bir yönetim ile İslamcı bir yönetim arasında bir seçim yapmak zorunda kalabilecek ülkeler için alternatif bir model gibi ortaya çıkabilir.' Benzeri cümlelere rastlamak mümkün...
Türkiye'nin Ortadoğu'daki büyüyen etkinliğini daha da derinleştireceği görüşünün dile getirildiği analizler, bu sürecin AKP'nin 2002 yılında seçimden galip çıkmasıyla başladığını, partinin bu yıl üçüncü defa seçim kazanmasının beklendiğinin kaydedilmesi tesadüf değil...

WSJ'da Timothy Ash'in şu analizi de not alınması gereken önemde: 'Türkiye'deki AK Parti hükümetinin, şimdi arabulucu olarak bir rol alma konusunda gerçek bir şansı olabilir, böylece bölgedeki etkinliğini daha da pekiştirir' Bu analiz baz yaptığı argümana ise katılıyorum: 'Türkiye'nin bölgede benzer olayların olması riski bulunmayan tek ülke...''

Duvar 1989'da yıkıldı... Bize yansıması 28 Şubat oldu... AKP doğdu...
Şimdi bir başka duvar yıkılıyor ve kazananı muhtemeldir ki Türkiye olacak. Elbette bu Türkiye değil...

<p>Millet ittifakının ortağı İyi Parti'den, HDP'yi sevindirecek bir açıklama geldi. İyi Parti Genel

İyi Parti'den skandal çağrı: Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Karıncaların şaşırtan gücü

Eren-3 Ağrı Dağı Operasyonu başlatıldı