• $7,3591
  • €8,9567
  • 436.473
  • 1536.11
18 Temmuz 2011 Pazartesi

Naylon Milliyetçilere

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Türkiye bir akıl tutulması yaşıyor. 13 askerin şehit düşmesi, bu vahim olaydaki muğlaklık, kirli siyasi hesaplar ortalığı toz duman etti. Hemen her yerde çeştili tepkiler konuyor. Bu tepkileri ihtiramla karşılamak gerek. Ancak bu vahim tablo süregiderken tek bir olay, bir kesimi görmek ve göstermek açısından önemlidir. Aynur'un Jazz konseri sırasında Türkçe söylememesini protesto eden 'Beyaz Türk'lerden bahsediyorum.  Bunun adı naylon milliyetçiliktir.
Ve bu naylon milliyetçilik histerisini teşhir etmek gerekiyor.
Olup bitenlerden duyduğu acıyla ya da ajitasyonla caddelere sürüklenenleri anlıyorum. Hatta Ogün Samast lehine sloganlar atan lümpen güruhu bile anlayabilirim...
Lümpence de olsa onlar inanıyorlar. İnançları bir samimiyet barındırıyor. Samimiyet yani hakikat... Ama bu naylon milliyetçiler ne saygı ne nefret hiçbir şeyi hak etmiyor. Çocuklarınıza İngilizce öğrensin diye yılda binlerce dolar döküp, kıçı kırık 'Jingle bells' nakaratları öğretmek değil mi muradınız? Eve gelen konu komşuya hava atmak için, 'Hadi yavrum İngilizce konuş' demenin ötesine geçemeyen bir sığlıktasınız.
Kürtçe de söylense Türkçe de, Boşnakça da söylense Lazca da bu nağmeler bu milletin sinesinden kopan nağmelerdir.
Bu sesler, bu tonlamalar, bu yakarışlar en az bin yıllık harmanın kutlu mahsulüdür. İyi dinleyin onda Hafız Burhan'ı da, Süleyman Çelebi'nin Mevlidi Şerif'ini de, Karacoğlan'ı da, Pir Sultan'ı da, Aşık Veysel'i de duyarsınız.
Ama bu naylon milliyetçilerde o kulak yok. Çünkü kulakla yürek arasında bir bağlantı yok. Aynur o sahnede öylesi acılı bir günde Kürtçe söylese de sen Türkçe duyabilirdin. Mesele bu...
Senin yüreğin kapalı. Yüreğin kapalı olduğu için kulağın kapalı. İşitmeyi bilmiyorsun. Zira kulağınla işitir kalbinle duyarsın. Duyabilseydin kadim ve evrensel anlam içinde kaybolacaktın. O sahnedeki ses annenin söylediği ninni gibi gelecekti.
Annenin söylediği ninni gibi gelen şey sana nasıl bu kadar yabancı hiç düşünüyor musun? Aklediyor musun?
Sen aslında tek tipleştirici, türdeşleştirici, tüketim dininin kulu olmuşsun çoktan. Sen jazz da dinlemiyorsun ki. Modern ve Batılı kültürün, 'upper class' ürünü olduğu için senin derdin orada bulunmak ve görünmek. Orada olmaktan ötürü kendini kapitalist modern bir dinin tapınağında kabul görmüş hissetmek. Bütün mesele bu kadar basit aslında. Naylon milliyetçiliğin histerisinde avazı çıktığı kadar bağırıp küfretmekten ibaret bir anlam haritan var. Şunu görmeniz gerek.
***
Ben eminim ki Aynur bu toprağın birçok eserini Türkçe okumaktan tarifsiz bir mutluluk duyuyordur. Ama bir sanatçıya, 'Bunu yap...' baskısı gelince o onun gönlüyle yaptığı bir şey olmaktan çıkar.
Baskı karşısında yenilmeyi kabul etmek teslimiyetin ifadesi haline gelir... O koşullarda onun Türkçe okumayı reddetmesi, insan onuru ve sanatçı duruşu adına, saygı ve övgüyle karşılanacak bir tutumdur.
Naylon milliyetçilerin bu histerisi ise ne saygı ne övgüyle karşılanmaz. İşte ancak böyle teşhir ve telin edilir.

<p>İstanbul'da kaçak yollarla ülkeye sokulan oyuncakların bulunduğu depoya baskın düzenlendi. Bağcıl

Kaçak oyuncak deposuna baskın anı görüntülendi

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Diyarbakır'ın ''çılgın projesi''ndeki ilerleme üreticiyi sevindirdi

Kutup ayılarını görüntülemek istedi, az daha canından oluyordu!