• $7,5526
  • €9,0544
  • 410.915
  • 1538.04
30 Haziran 2012 Cumartesi

Mimar Sinan'da ne oluyor?

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Arkitera sitesinde Hüseyin Yanar imzalı bir yazı yayımlandı.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde çok ciddi bir inşaat olduğundan bahisle endişelerini paylaşıyordu.  
Hüseyin Yanar’ın yazısı fotoğraflara dair gözlemlerle başlıyor:
'İçerisi savaş alanıydı. Toz duman içindeydi her yer. Kolonlara çarpılar konmuş, bazı borular ortaya çıkartılmış, mermer döşemeler kalkmıştı. Bu eski bir fotoğraf mıdır, acaba ilk restore edildiği yıllardan Sedat Hocalar'dan kalma bir şey midir derken, aslında imajın geçtiğimiz birkaç gün içinde alındığını anladım. Daha sonra Facebook'ta bazı imajlar paylaşıldı bazı öğrenci arkadaşlar tarafından. Ürkütücüydü.'
İmajlardan yola çıkarak bunun bir güçlendirme projesi olduğundan bahsediyor Hüseyin Yanar. Fakat biraz daha araştırıp düşününce de haklı sorular soruyor:
'Öğrenciler öğretmenler nereye gidecek?
Tatil öncesi bıraktıkları yerlerine dönebilecekler mi?
Yok dönerlerse o toz toprak içinde nasıl eğitim sürdürülecek?'
Sorular bunlar.
Projesini Sedat Hakkı Eldem'in çizdiği bu binanın estetik değerini Yanar bakın nasıl anlatıyor:
'Müthiş rafine tül gibi bir plandı Sedat Hoca'nın yaptığı. Geçirgendi. Tül perdeler arasından geçiliyor gibiydi. Uzun narin kolonlarının ritmi, boşlukların dolulukların ritmi sarardı iç dünyasını. Uzunlamasına giden birkaç çizgiyle yapılan bir mucizeydi bu kısıtlı alanda, böyle zorlu bir mekanda eski bir sarayı böyle modern hale getirmek. Koridorlarında yürüdükçe mekanlar açılırdı sağa sola. Boydan boya, bir baştan bir başa dürbün gibi sanki ışıkların altında bitmez derin, büyülü mekanda olduğunu insan hissederdi. Bunu tashihler bitip akşama doğru koridorlarda yürürken daha da hissederdiniz, kanımca Sedat Hoca'nın kariyerindeki en önemli projelerden birinde. Orta sofalar, ortak çalışma kenaları, koridorların üstü, mekanların arasındaki aydınlıklar daha doldurulmamıştı daha o zamanlar. Ki ondan sonra da zaten bambaşka bir okul oldu mekan doldurmalarıyla, fazla öğrenci almaların getirdiği zorlamalarla.
Mimarlıkta dahil sanat kurumlarının en eskisi olan bu bina, tarihi bir eserdir. Kanımca eğer gerçekten burası elden geçirilecekse ilk yapılacak is bu bina nasıl eski haline getirilebilir olmalıdır. Depreme karşı dayanıklılığı da orijinal estetiği bozulmadan yapılmalıdır. Anılarla yüklüdür her yapılan bırakın içindeki öğrencilere ve hocalara tartışmak için açılsın, bu ülkede yaşayan sanatla ve mimarlıkla ilgili profesyonelleri ve kamuoyunu ilgilendirir. Her şey projesiyle, takvimiyle apaçık olmalıdır ve her anı ile tartışmaya açılmalıdır.'
Bunlar son derece haklı sorular ve talepler. Eski bir talebesi olarak endişemi derinleştiren ise bu tarihi binanın Cumhurbaşkanı'na çalışma ofisi olarak tahsis edileceği iddiası.
Şayet bu şeffaf olmayan 'güçlendirme' inşaatı nihayetinde böylesi bir amaca yönelikse kamunun bunu bilmeye ve elbette direnmeye hakkı vardır.

<p>Ermenistan üzerindeki küresel güç mücadelesinin uzun süreceğini söyleyen Altınbaş Üniversitesi Öğ

Ermenistan'daki durum kimi, nasıl etkileyecek?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi