• $16,5262
  • €17,5687
  • 969.925
  • 2529.26
17 Mart 2012 Cumartesi

Kutlu mutlu huzurlu

Doğum günü kutlamaları bana neşe ve hüznü hatırlatıyor.
Son yıllardaki kutlama gecelerim eş dostun bir geçit töreni gibi oldu. Yakın dostlarım, mesai arkadaşlarım, çocuklarım, tanıdıklarım birkaç saatlik o karnavalda yer içer ve dans ederken hep kahkahalar atıldı. O rengarenk anlara dair doğum günü fotoğraflarıma bakıyorum. Beni gülümseten fotoğraflar...
O karelerden birinde, mesela, çılgınca eğlenen Soner Yalçın var... Saba Tümer, Oray Eğin, Cüneyt Özdemir, Tuluhan Tekelioğlu ve Nuray Mert ile muhtemelen tanımadığınız onlarca yakın dostum.
Bu yıl, ilk kez doğum günü kutlamadım. Kutlanacak bir yıl geçirmedim. Fakat oturup bir muhasebe yaptım. Geçen 43 yılın muhasebesini...
Üç yaşında Şişli'de mütevazı bir evde üç katlı pastanın arkasında mumları üflemeden hemen önce heyecanla etrafına bakan ürkek gözler geri kalan kırk yılında nelere şahitlik yapmıştı?
O masa etrafında ilkokul arkadaşları oldu... Yıllar içinde aile bireyleri azaldı. İş arkadaşları karede çoğaldı. Kutlayamadığım yıllar oldu doğum günümü...
Bir doğum günümde Grozni'deydim. Bir diğerinde Amerikan işgalinin arifesinde Erbil'de bir otelde...
O doğum günlerimden tek bir kare yok. Çok isterdim olmasını. Kıymetli dönümlerdi... Birçoğunda farklı şehirlerde oldum. Hatırlayabildiklerim Washington ve
Cenevre.
Televizyon macerası başladığında, yöneticilik yıllarında ise bu doğum günleri tamamen şekil değiştirdi. La dolce vita yılları... Aslı Altan'ın efsane Safran'ında, Elif Edes Tapan'ın Masa'sında, İzzet Çapa'nın mekanlarında, Beyoğlu'nun muhtelif restoranlarında... Tarifi zor renklilikte gecelerdi.
Bu yıl, nedense, hiç kimseyi aramadım. ''Hadi bu yıl da şuradayız. Buluşalım... Eğlenelim. Felekten bir gece çalıp hayatlarımızdan konuşalım'' diyemedim.
O fotoğrafların çoğunda Soner Yalçın vardı. Elbette Soner, dört duvar arasında olduğu için bir saygı duruşu bağlamında söylemiyorum. Hatta tam tersi sırf onunla olan günlerimizi hatırlamak için bile yapılabilirdi.
Bir gün tıpkı Ahmet ve Nedim gibi o da çıkacak ve o gecelerden nicelerini yapacağız. Bunu adım gibi biliyorum.                                                   
Bu senenin bana düşündürdüğü ve verdiği hüzün çok başka oldu.
Örseleyici bir yıl geçirdim. Tercihlerim beni bu hazlardan ve konfordan uzak tuttu.
İçinde kavrulduğum bu çağ yangınında kimi dostluklar içimi kanatarak gözlerimin önünde eridi.
İnançla sarıldığım değerlerim namussuzların galiz küfürleriyle irine bulandı. Zaman, bilgeliğiyle o lekeleri paklar. Ya kayıp anlarımız?
Koca bir yıl bu vahşete şahitlikle tükendi. Büyük acı verdiğini ve her acı gibi öğretici olduğunu itiraf etmeliyim.
Onur savaşlarının verildiği, hakikatli dostların en sessizlerden çıktığını gördüm.
Yeni kelimeler öğrendim.
An geldi, 'Barbarların istilası'ndaki epik ölüm sahnelerini kendim için arzu eder oldum.
Bu yıl ilk hediyem ruh eşimden geldi.
Can Yücel'den bir şiir: Kim Özlerdi
O şiir hem hüznümü hem neşemi taçlandırdı.
Can Baba'nın şiiri şöyle bitiyor:
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

<span style='font-size: 1.6rem;'>Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan, temasında darbe, direniş ve özgü

On5Sıfır7 Film Haftası'nın basın toplantısı gerçekleşti

Gökten buz kültesi düştü! Çoban 'bomba patladığını zannetti

Lise öğrencileri 40 günde yaptı! Tek şarjla 70 kilometre yol yapabiliyor

35 ton etil alkol ele geçirildi! Ankara'da sahte içki baskını