• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
28 Nisan 2011 Perşembe

Kritik gün yarın

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Suriye'nin Dara kentinde başlayan olaylar yarın beşinci haftasına girmiş olacak. Resmi rakamlara göre bir kısmı güvenlik gücü 453 kişi hayatını kaybetti. Suriye ordusu önceki gün tank destekli 3 bin askerle, 300 bin nüfuslu Dara'yı kuşattı ve gene kan döküldü, dökülüyor.
Uluslararası medya kuruluşları sıcak bölgelere giremediğinden kaynağı belirsiz haberlere göre yüzlerce insan gözaltında. Gene, bazı görgü tanıklarının ifadesine göre zırhlı ordu birlikleri dün itibarıyla Şam'ın banliyösü Duma ve sahil kasabası Banyas'a konuşladı.
Hassas bölgelere yollanan zırhlı özel birliğin Beşşar Esad'ın kardeşi Mahir'in komuta ettiği ve Baas rejimine sadakatiyle bilinen 4.Mekanize Tabur.
Bu arada, kendini Suriye muhalefeti olarak adlandıran, 'Değişim için ulusal inisiyatif'' adlı grup yarını 'Kitlesel taban devrimi'' olarak adlandırdı. Muhalif grup, Beşşar Esad'ı kendine doğrudan muhatap alarak, 'Suriye Devlet Başkanı şayet kendini bir geçiş dönemi lideri olarak tarihe kaydettirmek istemiyorsa, Suriye halkının Tunuslular, Mısırlılar ve Libyalıların kendilerinden önce izlediği yolu takip etmekten başka alternatifi kalmamıştır.'' açıklamasını yaptı.
Esad'a alternatif herhangi bir ismi ön plana çıkarmayan bu muhalif hareketin kimlerden meydana geldiği veya hangi grupları temsil ettiği de bir muamma.
Batı medyası olan biteni Lübnan'ın Başkenti Beyrut'tan izlerken, burada görüştüğüm siyasi gözlemciler Suriye dosyasının Tunus'la başlayan 'Arap Baharı'ndan kesinlikle ve özenle ayrılması gerektiği belirtiyorlar.
''Suriye toplumunun çok ciddi bir kısmı (hata ana gövdesi) ülkelerinde bir iç karışıklık veya Lübnan'da, Irak'ta, Yemen'de ve Somali'de olduğu gibi kanlı bir mezhep çatışması istemiyor. Bu uğurda daha fazla demokrasiden çok, Esad önderliğinde bir istikrarı tercih edeceklerdir.
Suriye rejiminde bir değişiklik, bölgedeki temel ve küresel aktörlerin mevcut dengeyle olan tüm yapısal bağlarını çözecektir. Olası rejim değişikliğinde; Lübnan ve Hizbullah, Irak, İran, Türkiye ve İsrail arasındaki dengeler siyasi ve askeri olarak doğrudan etkilenecektir. Bunun ötesinde Arap-İsrail, Körfez-İran, Filistin ve Hamas, Suudi Arabistan-Ürdün ve ABD dengeleri ve ilişkileri kökten değişecektir.
Beşşar Esad reformlarda yavaş kalmış olabilir ancak kendisini bir Mübarek, bir Salih veya Kaddafi ile aynı kefeye kesinlikle koymuyor.  
Bu nedenle, protestoların toplam nüfusa oranına bakarak, rejimin çökmesinin Suriye'de ve ardından tüm bölgede nasıl bir kan banyosuna yol açacağını hesaplayarak yarın için yapılan ''Kitlesel Taban Devrimi'' çağrısını kaale almayacağı kesin.
Öte taraftan, Suriye gibi bir baskıcı rejim altında büyüyen ve ilk kez birkaç haftadır özgürlük sloganları atabilen protestocuların yarın cuma namazı sonrası sokağa dökülmesi de kaçınılmaz.
Bu bir kez daha kan dökülmesi demek.
Bu arada başta ABD, Batılı ülkeler olan biteni aslında izlemekle yetiniyor. Dün New York Times'a konuşan ABD Dışişlerinden bir yetkili, Suriye'ye karşın uygulanabilecek ekonomik yaptırımlar için ''Ekonomisi aşağı yukarı Pittsburg kadar bir ekonomiden söz ediyoruz... Finansal yaptırımın bir etkisi olmayacaktır.'' derken ülkesinin Kuzey Kore karşısındaki çaresizliğine benzer bir tabloya vurgu yapıyordu.
Tüm bu fotoğrafta asıl sıkıntıda olan hiç şüphe yok ki Ankara...
Bugün Şam'a ulaşacak olan Başbakan Erdoğan'ın özel temsilcisi heyetin kimlerden oluştuğu ve ne gibi bir çözüm dosyası sunacağı da ayrı merak konusu.

<p>Samsun'da eski eşi E.M.'yi sokak ortasında 5 yaşındaki kızlarının önünde öldüresiye döven İbrahim

Samsun'daki caninin ifadesi ortaya çıktı: Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirdim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Iğdır'da esnaf ziyareti yaptı

Mavi Vatan 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü başladı

Başkan Erdoğan, Mavi Vatan 2021 Taktik Tatbikatı'na canlı bağlantıyla katıldı