• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
05 Kasım 2011 Cumartesi

Kapalı tribün

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Ülkemizde bugün toplumu saran keskin ayrışma küçük resim içinde kaybolup gitmenin en bariz örneğidir. Türkiye toplumunu sanki bir 'gizli göz' yıllarca dikkatlice izlemiş, bir 'gizli akıl' bu gözlenenleri yorumlamış ve bir 'gizli el' de o yorumların ışığında toplumu baştan aşağıya düzenlemiş gibi... Türkiye'de halk kesimlerinin bölünmesi ve birbirlerine tahammül edemeyecek derecede kamplaşması nasıl sağlandı? Gelinen noktada üç aşağı beş yukarı aynı zor şartlar altında yaşayan, aslında aralarında bir kader birliği olan milyonlarca insan karşılıklı tribünlere nasıl bölündü? Toplumun bölündüğü bu tribünler öylesine keskin çizgilerle ayrılmış durumda ki, kimse kimseyi dinlemediği gibi herkes kendi karşı tribününe büyük bir nefretle bakıyor. Peki, ne dersiniz? Gerçekten de toplumu gözleyen bir 'gizli göz', gözlenenleri yorumlayan bir 'gizli akıl' ve bu yorumlar ışığında hayatımızı organize eden bir 'gizli el' var mı? Varsa, bu 'gizliliği' korumayı kimler nasıl başarıyor? Yok ise, milyonlarca insan aynı kaderi paylaşıyor olmasına rağmen bu derece keskin çizgilerle farklı tribünlere nasıl bölünebiliyor? Halkı tribünlere bölen ve bu bölünmüş tribünlerin etrafını saran o 'görünmez tel örgü' milyonlarca insan tarafından nasıl oluyor da fark edilemiyor? İşte bir yorum:
 'Bir avuç dinden imandan uzak tuzu kuru Beyaz Türk, Türkiye'yi ve tüm zenginliklerini vakti zamanında ele geçirdi; askeri vesayeti arkasına aldı, bürokratik oligarşiyi Müslüman halkın tepesine dikti, bu insanlardan vergiyi aldı ama onlara kendi yurdunda kendi değerleriyle yaşamayı çok gördü. O tuzu kuru Beyaz Türkler kendi eğlence anlayışlarını da bu halka zorla dayatıp çoğunu da uyuşturdu. Milleti alkole, ahlaksızlığa, zinaya bağımlı kıldılar. Bu inançlarından değerlerinden uzaklaştırılan ülkenin ne kendi milletine ne de çevresine, komşularına bir hayrı dokunduğu yok. Millet bu tuzu kurulara şimdiye dek sandıkta hep dersini verdi ama bunlar sandıkta kaybettiler, darbeyle askerle geri geldiler. 1960'ta gençlerin kanına girdiler, onları kışkırtıp askere darbe yaptırdılar. Yetmedi bu ülkede başbakan bile astılar. Üniversiteleri, askeriyeyi, MİT'i, yargıyı, dışişlerini hep bunlar ele geçirdiler milletin çocuklarını ise buraların kapısına bile yaklaştırmadılar. Çağdaşlık, uygarlık dediler.
Milletin dedesinden kalma eserini bile okumasına izin vermediler, eski yazıyı kaldırdılar ki millet ecdadını, dinini, ilmini bilmesin de kökü kurusun istediler. Milletin kaç bin yıllık kılığını kıyafetini, örfünü, ananesini yok etmek istediler. Bu yobazlar kızlarını okutmuyorlar dediler, kızlarımız okusun diye en güzel fakültelere yolladık hepsini kapılarda koydular. Müslüman ülkesinde çocuğumuzu okutamadık, imkanı olan yurtdışına gurbete gönderdi. Kendi memleketimizde ıstırap görüp gavur ellerinde hoş tutulduk, böyle bir utanç işte... Ben affetmem bunları, Allah affetsin ama çok şükür şimdi şimdi hak yerini buluyor ancak milletin bir kısmı daha gözünü açmadı, açtırmıyorlar. İnşallah onlar da açacak. Bu terör belasını da Allah'ın izniyle bir başımızdan defetsek her şey iyice yoluna girecek. Bak tüm İslam alemi Türkiye'ye nasıl gıptayla bakıyor, 10 yılda silkinip eskisi gibi hem milletin hem de İslam aleminin umudu olduk...'
Not: Eren Eğilmez'in Mizikacilar.com'daki 'Sahaya ineriz'' yazısından alınmıştır. 'Açık tribün''le devam edecek.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Jason Statham Antalya'da kurşun geçirmez camlı villada kalıyor

Yeni nesil 3 Fırtına obüsü Akar'ın katıldığı törenle TSK'ya teslim edildi