• $7,4163
  • €9,0309
  • 442.603
  • 1542.45
24 Ocak 2011 Pazartesi

Futbol ve ötesi

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Bu yazıyı Galatasaray-Sivas maçından saatler önce kaleme alıyorum. Yani, siz bu satırları okurken maç esnasında olacaklar konusunda müneccimlik yaparak büyük bir risk alarak yazıyorum.
İddiam o ki, başta Adnan Polat sonra TOKİ Başkanı, ardından Başbakan ve nihayetinde Galatasaray camiasına dolaylı veya doğrudan haksızlık veya hakaret eden herkes protesto edilecek.
Hem de kıyasıya... Bu bir öngörü... Bir dilek değil elbette...
Nereye savrulur bilemem... Ama sırf merakımdan, maçta olacağım.
Tüm Türkiye gibi, ilk kez, bir futbol maçında... Skordan çok... Sahada sergilenecek futboldan çok tribünlerde sergilenecek tavra bir gazeteci olarak şahit olmak için Arena'da olacağım... Milyonlar da ekran başında...
Geçen yazıda da belirtmiştim. Futboldan, anlamam...
Ama, siyaseti okumak açısından Türk Telekom Arena'nın açılışında yaşananlar ve sonrasındaki gelişmeler adeta sosyal (siyasal?) bir laboratuvar işlevi gördü.
Futbol (esas itibarıyla), birey açısından; bireyin, bir yığına ortak bir altpaydada kaynaşarak; modernitenin dayattığı her türlü stresi (vesair her türlü doğrudan veya dolaylı baskıya başkaldırışı) erittiği, kolektif, anarşist anlamlar içeren bir alandır...
Peki bunun anlamı ne?
O tribünde oturan, yatay veya dikey, toplumun hangi noktasındaysa...
Yani dişçi, avukat, hamal, liseli, emekli, kadın, muhafazakar, solcu, ateist, kaybeden veya kazanan... Bu hayatla bir meselesi var. Kimisi baba baskısından şikayetçi, kimi anlam haritasını o renklerin ifade ettiği mana üzerine inşa etmiş, kimi iktidarsız, kimi ağır depresyonda, kimi patlayan çek ve senetlerinin derdinde... Kimi çok kazanan ama bir türlü tatmin olup mutlu olamayan, kimi aşkı tarafından terk edilmiş... Kimi de sadece hazzına haz katmaya gelen...
Ama bir şekilde, o stat, o takım, o kolektif hayatına bir güç ve mana katıyor...
Genelde de haykıramadığını o takımla, o tribünde haykırıyor. Nefretini o doksan dakikada kusuyor... O doksan dakikada nefes aldığını hissediyor. Daha önemlisi bu köklü bir kültür... Alt kültür ve başlıbaşına bir kültür... Burası gri değil... Burada Türkiye gibi hem o hem o yok... Burada ya o ya o var...
Ya siyah beyaz...
Ya sarı lacivert...
Ya sarı kırmızı...
Modern dünya gibi kaypak ve flu değil.
Harbi... Cepheden!... Çizgiler belli... Küfürlü... Namert değil mert... O yüzden insanlar burada sahici nefesler alıyor... Kim olursa olsun.
İmdi... Politika ne ifade eder? Adı üstünde...
Latince Poli (çok), Tika (yüz)... Çok yüzlü... Yani? Gri, flu, oynak...
Halk iktidarı (Demokrasi) adına birilerine ehliyet verirsin.
O birileri sendendir... Mahallendendir... Bir bakarsın kazık yemişsin.
Şimdi, isyanını haykırmaya gelen on binlere politika yapmaya kalkarsan, milyonlarca taraftarı karşına alırsan...
Bunlara Ergenekoncu da diyemeyeceğin için... Sıkıntı olur.
İşte dün gece sergilenen budur. Arkası gelir demiştim...
Görmeden diyorum ki.. Geldi...

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan

Kafe ve restoranlar ne zaman açılacak? Başkan Erdoğan açıkladı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ocak 2021)

Bakanlar Gül ve Karaismailoğlu, Gaziray Projesi'nde incelemelerde bulundu