• $7,4351
  • €9,0461
  • 439.502
  • 1530.86
21 Kasım 2011 Pazartesi

Dokunmak ve yanmak!

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Ahmet ve Nedim'in gazeteci arkadaşları (Kısaca ANGA'lar) yarın bir ses verecek. Yarın o adliyede hukuksuzluğu hukuk diye savunanlara inat bir kez daha bir araya gelecek. Bu dava millete yutturulan bir dolmanın ne olduğuna dair en önemli delildir... Hukuk, demokrasi, insan hakları, sivilleşme adına yasal dayanağı olmayan vesikalarla, usulsüz yapılan dinlemelerle, daha da mühimi bunu hukuk kisvesi altında illegal şekilde ve medyadaki uzantılarıyla koordineli yapılan bir örtülü operasyonla gazeteciler hapse atıldı. Ahmet ve Nedim'e yapılan kırılma noktasıdır.
Neden mi? Şundan:
Nedim Şener'in avukatı bakın ne diyor?
'Bu iddianamede hiçbir yasal dayanak yok. Sadece soruşturmada sorulan sorular toparlanarak iddianameye konulmuş. Son derece özensiz ve son derece yanlış. İddianamede bulunan telefon görüşmelerine de bakacak olursak hiçbirisinde Nedim'in davanın diğer sanıklarından Yalçın Küçük, Soner Yalçın ile konuşması var mı? Bu nasıl bir örgüt ki örgüt liderine destek veren bir kişi Ahmet Şık dışında veya Barış Terkoğlu dışında görüştüğü kimse yok. Kalkıp da bunu bu şekilde terör örgütüne destekle suçlanması dikkat çekici. Kaldı ki Odatv'nin bir terör örgütü adına yayın yaptığı da şüpheli. Yayın yapan bir kuruluşa 'Terör örgütü adına yayın yapıyor' diyorsun.'
Hanefi Avcı ve Soner Yalçın ile başlayan bu operasyon aslında neyi örtüyor? Bilmeyen, tahmin etmeyen, şüphelenmeyen var mı? Bu artık herkesin bildiği sır değil mi? Ekranlara çıkıp avaz avaz bağıran yandaşları ve haysiyet cellatlarını bir yana bırakalım zira artık inandırıcılklarını yitirdiler.
Nedim'in avukatı Nurcan Çalışkan ne diyor? '6 aylık soruşturma aşamasında delillerin toplanacağı ve delil karartabileceği gerekçesiyle Nedim'in tutukluluğuna yaptığımız itirazlar reddedildi.
Ancak soruşturma aşamasında iddialara yeni bir ekleme olmadığını gördük. Telefon konuşmaları ve Odatv'ye kimin tarafından gönderildiği belli olmayan word belgelerinden varsayımlarla çıkan sonuçlarla suçlama yapılmış. Yine somut maddi bir fiil yok.'
Aslına bakarsanız iddianamenin üç payandası var. Bunlar Odatv'de yayınlanan haberler, telefon görüşmeleri ve dijital dokümanlar.
Sıradan haber başlıkları suç gibi değerlendirilmiş. Suçlamaya konu olan telefon görüşmeleri de anlam bütünlüğünden uzak, konuşmanın başı ve sonu olmaksızın sadece birkaç paragrafından yapılan alıntılardan oluşuyor. İddianamenin son payandası ne? Odatv'den ele geçtiği iddia olunan dijital dokümanlar. Zurnanın zırt dediği yer asıl burası ve iddia makamı bu konuda hareketsiz ve sessiz. Ergenekon soruşturması kapsamında hazırlanan Odatv iddianamesinde tutuklu sanıklardan gazeteci Nedim Şener'e ait telefon kayıtları 2009 yılına ait... Ancak Şener'in telefonlarının dinlenmesine neden olan ihbarcı mektubu, iddianamede yer almıyor. İddianameyi gerçekten bir ibret vesikası haine getiren bunun gibi onlarca detay var. Ve dava sürecinde bunları tek tek göreceğiz. Maalesef medyamızda hak ettiği oranda yer verilmeyecek bu detaylara. Zira Türk medyasında bu gazetecilerin gerçekte neden ve nasıl içeriye atıldığını gören ama susan çok 'eski' dost var. Bu ayıp onlara yeter. ODA TV'nin ilk davası yarın Çağlayan'da İstanbul Adalet Sarayı'nda... Dayanışma için orada olun.

<p>Başkan Erdoğan: Türkçe'de kelime katliamı oldu </p><p>KÜLTÜR VE TURİZM ÖZEL ÖDÜLLERİ </

21 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Simpsonlar yine şoke etti! Bunu da bildiler

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı