• $7,3772
  • €8,942
  • 436.617
  • 1457.79
26 Ekim 2011 Çarşamba

Bir PR projesi olarak afet

Serdar Akinan
Serdar Akinan
YAZARIN SAYFASI

Genç bir vali ilk valilik görevindeyken bir gece yarısı afet haberiyle uyanır. Yatağından fırlar ve afet bölgesine gider... Başta kendisi ve tüm ekibi canla başla çalışır. Bir köyü haritadan silen o faciada yaşadıkları ona ve ekibine müthiş dersler vermiştir. Acıları gönüllerine gömerler. Deneyimlerini ise beyinlerine kazırlar. Aradan iki yıl geçer. Bu kez bitişik vilayetin sınır ilçesini deprem vurmuştur. Aynı genç vali haberi alır ama deprem bölgesine koşmaz.
Makamına gider ve tüm ekibini toplar. Bir önceki faciayı onunla yaşayan başta Belediye Başkanı, sağlık, bayındırlık, güvenlik, afet, sosyal yardımlaşma, ulaşım, su, elektirik, iletişim ve sivil toplumun kilit isimlerini o sabah makamına toplar. Talimatı açık ve nettir:
Komşu ilçedeki faciaya yardıma koşulacaktır. Herkese alanıyla ilgili net ve açık görevler verir. Her bir görevli komşu ildeki muhataplarının yanında yer alacaktır. Koordinasyon için tek bir merkez oluşturulacak ve iletişim tek elden yürütülecektir.
Birkaç saat sonra komşu vilayete gider. Oradaki vali ile ekipleri ise kendisinin iki yıl önceki halinde bulur. Şaşkınlık, panik içindedirler.
O deprem şehrin yöneticilerini de vurmuştur. Soğukkanlılıktan eser yoktur ve organize olamamaktadırlar. İlk yapılması gereken enkazların harita üzerinde işaretlenmesi, arama ve kurtarma ekiplerinin bu noktalara sevki ve idaresidir. Kriz yönetiminde yardımcı olmak üzere deneyimlerini paylaşmak istediklerini söylerler. Fakat o genç vali hem kendi deneyiminde hem de bu depremde bir şeye şahit olur.
Krizin ilk anlarından itibaren kilit önemdeki yöneticiler bir başka meşguliyet içine girerler. Cep telefonları çalmaya başlamıştır. Cumhurbaşkanı, Başbakan, bakanlar, siyasi parti liderleri, bölge milletvekilleri ve medya ya taziye için, ya bilgi almak için ya da direktif vermek için bu kişileri meşgul etmeye başlar.
Bununla da kalmaz. O esnada enkaz altında belki yüzlerce insan vardır ve arama kurtarma ekiplerinin doğru koordinasyonu her saniye bir can kurtaracaktır.
Fakat olan biteni, iyiniyetle de olsa, bir PR projesi olarak gören siyasiler ve medya bu noktada bir meşguliyet yaratmaktadır.
Genç vali dehşetle bu ayrıntının önemini kavrar. Zira bu depremde de siyasiler akın akın bölgeye gelmekte ve kamera karşısına geçerek kamuoyuna 'orada' olduklarını gösterme zorunluluğundadır.
Bunun arka kısmında ise şöyle bir gerçek saklıdır.
O vali, o belediye başkanı veya yüksek bürokrat Başbakan, bakanlar veya bir lider geldiğinde tüm işini gücünü bırakıp birkaç saatliğine de olsa ilgilenmek zorunluluğundadır. Onlarca televizyon, gazete ve radyo ise bir başka koldan bu isimleri ayrıca meşgul etmektedir.
Pekala bir birim medyayı bilgilendirebilir. Ama bu hiçbir zaman koordine edilmiyor.
Bu hayati detayı tesadüfen öğrendim. O genç valinin ismi çok önemli değil. Ama bu samimi hikaye çok basit gibi görünen bir detayın böylesi facialarda nasıl kritik olduğuna dair çok hayati bir veri sağlıyor.

<p>Mardin'de akrabalar arasında çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü. Kameralara yansıyan görüntüle

Aksiyon filmi değil gerçek: Araçla gelip dehşet saçtılar

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları