• $16,8853
  • €17,8334
  • 992.103
  • 2554.08
9 Haziran 2012 Cumartesi

Akasya

Geçtiğimiz günlerde Nort Carolina Chapel Hill Üniversitesi öğretim üyesi Zeynep Tüfekçi ile bir araya geldik.
İnternet üzerine son derece zihin açıcı bir sohbet oldu. Google'ın Çin pazarından çekilmesi, Facebook'un pragmatizmi, Twitter üzerindeki hakim sermayenin anarişst ruhundan uzun uzun bahsetti. İktidarlar ve sosyal medyada bir araya gelen ama örgütsüz milyonların nasıl karşı karşıya geldiğini anlattı.
'İktidarlar ellerinde olsa TCP IP altyapısını kapatacak ama e ticaret öylesine etkilenecek ki cesaret edemiyorlar' cümlesi tek başına çok şey ifade etti.
Fakat onun uzmanlık alanı yani internet ve sosyoloji üzerine 'sosyal medya etkisi' ve 'devrimler' konuştuklarımız başlıbaşına bir yazı konusu.
Bu girişi neden yaptığıma gelince. Geçtiğimiz günlerde Twitter'da bir fotoğraf paylaştım. Üzerimde şef gömleğiyle mutfakta çekilen bir kare. Birçok arkadaşım mesleği bıraktığım ve yiyecek içecek sektörüne geçtiğim gibi bir izlenime kapıldı.
Henüz değil!
kardeşim tam beş yıldır Büyükada'da ikamet ediyor ve adada iyi bir restoran bara ihtiyaç olduğu inancıyla Akasya adında bir mekan  açmaya soyundu.
Bir aşamasından sonra yardım için ben de kolları sıvadım. Bugüne kadar birkaç TV kanalı kuran biri olarak yiyecek içecek sektöründeki süreçlerin daha kolay olduğunu iddia edemeyeceğim. Kelimenin tam anlamıyla canımız çıktı. Ve dün gece kapılarımızı açtık.
Zeynep Tüfekçi ile konuşurken benim bu tercihimin Türk medyası açısından 'bir kayıp' olduğunu söyledi.
Bir an durup düşündüm. Bugün değilse de yakında evet. Bu haliyle çok istesem de ekranlar bana kapalı. Örtülü bir tavırla konuşturulmuyorum. Tıpkı diğerleri gibi ki siz biliyorsunuz onları. Bu köşem var ama hissediyorum ki TV kadar bir etkisi yok. Açıkçası mesleki olarak da yetmiyor.
Ülkede olan biten onca eleştirilesi şeye, itiraz edilecek meselelere, ses verilecek seslere hakkıyla yer verememek inanın tüketici.
Ötesinde kısa vadede ifade özgürlüğü önündeki bu olumsuz havanın daha da ağırlaşacağı ortada.
Akasya bu anlamıyla bana bir nefes oldu.
Belki baba mesleği olmasından ötürü pek yabancılık çektiğim söylenemez.
Bir ülkede gerçekleri söylemek pahasına iktidara kafa tutmak maddi manevi bedeli olan bir tavırdır.
Tüketicidir.
Günlük siyasi kısır debelenmelere, mediokritesi kesifleşen topluma, keskin ve ürkütücü kutuplaşmalara, yapay ve manasız gündemler onunla hemhal olanları içine çekip dönüştüren bir negatif çekim gücüne sahiptir.
Akasya bu anlamıyla bana bir nefes aldırmadı değil.
Minderden kaçıp mutfağa sığınıyor değilim.
Öyle olduğumu düşünenlere, Nazım'dan birkaç dize ile yanıt veriyorum.
Bu satırların ilk muhatabı benim şüpheniz olmasın.
dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hala şarabımızı vermek için
üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
demeğe de dilim varmıyor ama
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!

<p>Odaknoktasında; kaliteli ve sağlıklı hayat tarzını, aile yaşamını ve insanıönceleyentv4 bunu yapa

tv4 Ekranlarında Bizleri Neler Bekliyor? Filiz Zengin Akşam tv'ye anlattı.

Bakan Karaismailoğlu, kazı çalışmalarıyla ilgili bilgi aldı! Yüzde 95'i tamamlandı

Gösteri sırasında piton adamı boğdu! Dehşet anları

Yeni keşifler için çalışmalar başladı! ''Tarihin sıfır noktası''