• $9,6151
  • €11,1823
  • 557.889
  • 1492.93
20 Nisan 2013 Cumartesi

Önce adamlık

Ezeli rekabetin bu kadar hoyratça yaşandığı günümüzde, bırakın dirileri, ölülere bile saygımızın kalmadığı bir ortamda Galatasaray seyircisinin, Fenerbahçe'nin vefat eden Genel Müdürü Serkan Acar için ortaya koyduğu son derece "saygılı" saygı duruşu tek kelimeyle maçın, sonucunun çok önüne geçti... Maçtan önce "adamlık" kazandı...

Bu örnek  tavıra Başkan Ünal Aysal'ı da katmalıyım... Hafta içinde "Fenerbahçe ilk maçta iyi bir sonuç alırsa  Lizbon'a maça gitmeye hazırım" demesi, yıllardır unuttuğumuz bir dost eli, bir büyük başkanlık örneğiydi...

Umarım, futbolda öfke ve gerilimden beslenenler Sayın Başkan'ı bu düşüncesinden vazgeçirmezler... Umarım, Fenerbahçe, Başkan Aysal'ın Lizbon'a gidişini sağlayacak iyi bir sonuca imza atar...

Maç nerede diyorsanız, burada kaçmadı;

Galatasaray "başdöndürücü" bir hızla hücum etti... Eğer o fişek gibi deparlara bir adım geriden başlayıp, bu kadar ofsayta düşmeselerdi, maçın sonunu beklemeden, daha ilk yarının sonunda sezonun gol rekorunu kırarlardı...

Yardımcı Asım Yusuf Öz, hakemlik hayatında herhalde bu kadar ofsayt bayrağı kaldırmamıştır. Bayrak çekmekten sağ koluna adeta "kramp" girdi... Ancak bu kadar bayrak arasında bir Drogba pozisyonuna yazık etti...

Drogba bir başka adam... Pasör derseniz kralını veriyor... Şutör derseniz kralını çekiyor... Sahada göz kamaştıran bir marka gibi duruyor... Pardon durmuyor, koşuyor, mücadele ediyor, atıyor, attırıyor...

Sezon sonuna doğru, transferi düşünerek oynamaya başlamış olsa bile Melo'nun etkili oyunu, Selçuk'un buna ayak uydurması, Yekta'nın sırıtmaması Galatasaray'ın artılarıydı...

İNTİHAR KOMANDOSU

Eksileri derseniz, Dany başta olmak üzere geri dörtlü sıkıntısı... Gökhan Zan ile her şeye rağmen Riera'nın hakkını teslim edelim ama Dany ile Eboue çok dağınık, çok kontrolsüz...

Elazığspor, bu savunması ile ligde kalırsa gerçekten mucize olur... Galatasaray ataklara bir adım geriden başlayabilse, bu kadar ofsayta düşmese, Elazığspor'un santra yapmaktan başı dönerdi... Hele Bilica... Adam tam bir intihar komandosu... Kendini, takımını yakmaya birebir...

Bir de Bülent Yıldırım... Baskı altında kalmadı... Ancak Burak Yılmaz kaleden uzaklaşıyor olsa bile, Murat'ın topa değil, açıkça Burak'ın ayağına müdahalesi vardı... Penaltı vermeliydi...

İkinci yarıda futbol ve skor adına durmuş olsa bile, ilk yarıdaki Galatasaray'ı beğendim... Maç öncesi seyircinin rahmetli Serkan Acar için yaptığı saygı duruşuna saygı duydum... Başkan Ünal Aysal'ın "Lizbon'a Fenerbahçe maçına giderim" açıklamasını çok takdir ettim...

Bütün bunlar, bir maçtan, bir galibiyetten çok daha fazlasını anlatıyor... Unutmayalım, çok sıkıntılı, çok sancılı olsa  bile, ülke "barış" sürecine girdi... Futbol niye girmesin?

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Yer siyah gök beyaz! İşte Beşiktaş'ın Galatasaray galibiyetinden en özel kareler

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri