• $13,1447
  • €14,9554
  • 756.641
  • 1811.21
7 Ocak 2013 Pazartesi

Beşiktaşlı duruşu

  • Bazı zamanlarda bu asil sözün 'özde değil sözde' kaldığını düşündüm
  • Ancak yıllardır ilk kez özüyle, sözüyle doğru yönetim gördüm
  • Orman, hastayı yoğun bakımdan çıkaracak doktor gibi çalıştı
  • Ne kadar para harcarsak o kadar iyi politikası değil FEDA seçimi çok doğruydu

Yıllardır şu 'Beşiktaşlı duruşu' lafına bayılıyorum... Hoşuma gidiyor, içimi ısıtıyor... Asil bir anlamı var... Ama umutsuzluğa kapıldığım günler de oldu... Çünkü bazen bu asil ifadenin 'özde değil, sözde kaldığını' düşünüyordum...
Ne var ki Fikret Orman yönetimi ile bu görüşüm de değişti... Bana göre Fikret Orman başkanlığındaki yönetim, Samet Aybaba liderliğindeki teknik ekip 'özüyle, sözüyle' tam bir Beşiktaşlı duruşu sergiliyorlar...
Yıllardır bu mesleğin içindeyim, çok açık belirteyim, 'özü-sözü' bu kadar doğru bir yönetime ilk defa rastlıyorum. Üstelik sadece Beşiktaş'ta değil, tüm kulüplerde ilk defa rastlıyorum...

BiR MiLiM BiLE OYNAMADAN...
Niye derseniz, anlatayım;
Fikret Orman daha başkan adayı idi. Lig TV'de bize konuk oldu. O gün söylediklerini hiç unutamadım. Taviz vermeden, gerçekten kopmadan, hayal görmeden, seyirciyi hoşnut etmek için 'atıp-tutmadan' net bir Beşiktaş tablosu ortaya koydu...
Göreve gelmeye hazırlanan bir başkan adayından çok, ekibiyle hastayı 'yoğun bakımdan' çıkartmaya çalışan bir doktor gibiydi... Yıllarca başkan adaylarını gören, onları ekrana çıkartan birisi olarak, Fikret Orman'ı şaşkınlık içinde izledim... Hayal satmıyordu, gerçeğin acı yüzünü gösteriyordu...
Nitekim seçildiler... Özleri de, sözleri gibi oldu... Söylediklerinden bir milim oynamadılar, dün söylediklerini, bugün unutmadılar... 'Dün dündür, bugün de bugün' kolaycılığına, kandırmacılığına sığınmadılar...

KAN KUSUP KIZILCIK ŞURUBU iÇTiLER
Kaldı ki, daha ilk günden sahiplendikleri görevin normal olan en ufak bir tarafı yoktu... Ekonomik olarak, nefes alamayan, adeta suni solunum cihazına bağlanan bir hastayı ayağa kaldırmaya çalıştılar...
Parasızlıktan pas tutmuş, çalışamaz hale gelmiş çarkın dişlilerini ağır ağır oynatmaya, çarkı döndürmeye başladılar... Ama bunlar yazıldığı gibi kolay olmadı... Çok sıkıntı çektiler, çok dertlendiler, 'kan kustular, kızılcık şurubu içtik' dediler...
Ama düzlüğe doğru yol almaya başladılar... Tünelin ucundaki ışığı gördüler... Sanmayın ki her şey güllük gülistanlık oldu... Buna rağmen bin bir dert ile sıkıntı ile uğraşıyorlar, bunları çözmeye çalışıyorlar...
Ama sözüne güven duyulan bir ekip oldular... Futbolculara 'bugün git, yarın gel' demediler... Feda istediler; bunun karşılığında da ne gün dedilerse o gün sözlerini yerine getirdiler... Ayrıca ve de en önemlisi... Futbol dünyasını hiç germediler... Herkes kaybettiği her puandan sonra sanal sorumlular ararken, en ağır hakem yanlışlarıyla karşı karşıya kalmalarına rağmen olgun davrandılar, sessiz kaldılar...

HARCAMA DEĞiL FEDA RUHUYLA
Devam edelim;
Kendi işlerine baktılar, rakipleriyle uğraşmadılar... Kendilerini ilgilendirmeyen bir konuda 'hariçten gazel' okumadılar...
Açık konuşalım, bugüne kadar hiçbir kulübün gösteremediği bir olgunluk, bir örnek davranış sergilediler... 'Ne kadar çok harcarsan, o kadar başarılı olursun' yanlışına düşmediler... Bu konuda ders alacak olan varsa, ciddi bir örnek teşkil ettiler... 'Akıl tutulmasının' yaşandığı futbol dünyamızda tutarlı davranışlarıyla takdir topladılar...
Başkan Fikret Orman, değerli dostum Ahmet Çebi, Tamer Kıran, Ahmet Kavalcı, çok iyi tanımadığım diğer yönetim kurulu üyeleri bu örnek tavırların kahramanları oldular...

ELBETTE HATALAR DA YAPTILAR!
Peki hiç mi hata yapmadılar... Elbette yaptılar, elbette yapmışlardır... Ama onlar başkaları gibi normal şartlarda değil, kimsenin başına gelmesini istemediği anormal şartlar içinde göreve başladılar ve bugüne kadar geldiler... Özellikle televizyonların ve gazetelerin başrol oyuncuları olmadılar... Polemik yaratmadılar, polemiklerin bir parçası olma tuzağına hiç düşmediler... Kulüplere, rakiplere, medyaya, kısacası çevreye, yani futbol dünyasına hep saygılı oldular...
'Böyle başa böyle tıraş' örneği Teknik Direktör Samet Aybaba ve ekibi de tam bir Beşiktaşlı duruşu sergilediler. Bir kere ligin ilk yarısının en heyacan veren, futbola en fazla renk katan takımı olmayı başardılar...

O iRONi BiLE ÇOK ŞEY ANLATIR
Gün geldi, Samet Hoca, kendisi ile bile dalga geçebildi... Gün geldi, yıllarca futbol oynayan, daha sonra yorumculuk yapan kardeşi Adnan Aybaba için 'O futboldan anlamaz' diye ironi yapabildi... Maç sonlarında röportaj verirken, kazanırken takındığı tavırlarıyla, kaybederken takındığı tavırları arasında çelişkiye düşmedi... Kötü sonucun faturasını rakibe, hakeme, medyaya değil, kendine çıkardı...
Öfkeli, gergin futbolumuzun 'gülen yüzü' oldu...

BEN BU BEŞiKTAŞ'I SEViYORUM
Diyeceğim o ki, bu Beşiktaş ister ikinci olsun, isterse on ikinci... İsterse şampiyon olsun, isterse dereceye giremesin...
Şu yaptıkları, şu Türk futboluna örnek olması gereken tutarlı davranışları, her türlü başarıdan, çok daha değerlidir ve hem takdir hem destek görmelidir...
Türk futbolunda kötülükleri kabartırken, Beşiktaş gibi çok çarpıcı bir doğru örneği görmezden gelemeyiz... Beşiktaş'ı seviyorum...

<p> </p>

Muhalefet liderleri Abdullah Gül'ün kapısını neden çaldı?

Konya'da kum fırtınası zincirleme kazaya neden oldu

Van'da aracın çarptığı ayı tedaviye alındı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (30 Kasım 2021)