• $ 7,9518
  • € 9,3893
  • 487.297
  • 1198.32
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Virüs'ün küresel değişime dair gücü

Covid-19 Mücadelesinin küresel düzeyde; yeni bir dünyayı işaretleyeceğini, değişime açılacak bir çok unsurun olacağı düşünülüyor.

Ancak bunun yanı sıra değişmeyen hamlelerinde sürekliliği söz konusu. Aslında kimi beklentilerin tersine mevcut sistemin fazlaca değişmemesi yönünde eğilim ağır basıyor. Virüsün sebep olduğu küresel salgının herkesin kendi zaviyesinde değişime dair saptamalarını göz ardı etmeden kabul edilmelidir ki; hakim yapıların ve egemen unsurların kurdukları ve gözü gibi korudukları sistemin fazlaca oynamaması için diridirler, canlıdırlar ve bu konuda fazlaca mesainin içindedirler.

Korunması istenen sistemi çıplaklığıyla ifade etmek gerekirse; küresel güç esasına ve buna bağlı sömürü düzenine dayanan küresel kurumların eliyle küresel düzeyde güçlünün hukukunu dayatan sistemdir. Koruyucuları devrededir. Buna göre küresel sermaye yeniden pozisyon almıştır. Kurumlarıyla küresel sömürü düzeninin sarsılmaması için son derece titiz çalışmaktadırlar. Borç verecek ülke bulmakta zorlanan IMF, bu günlerde özel hazırlık içindedir. Dünyanın dört bir yanındaki reklamcıları ve pazarlamacıları eliyle çengel atacak yeni ülkeler arayışındadır. Türkiye’de de bazı çevreler şimdiden bu çabaya girişmişlerdir. IMF’nin salt bir ekonomik kuruluş sadece bir para fonu olmadığını en iyi bilen ülke Türkiye’dir

Bu noktada küresel sermayenin, yaşanan küresel kriz atmosferini fırsata dönüştürme çabası gözden kaçmamaktadır.

Virüsün küresel tehdidinin, küresel düzeyde değiştirme gücüne sahip olması gerekenler de çok açıktır. Bu noktada sorgulanması gerekenler vardır. Temel soru virüsün neleri değiştirmeye kadir olduğudur. Buna göre sorularımızı sıralayalım;

Yeryüzünden küresel sömürü düzenini geriletebilecek midir? Buna bağlı olarak bir türlü eksilmeyen egemenlik çabaları, sınırlar ötesinde güç kullanma hoyratlığı, zalimlikle dayatılan modern köleleştirme çabaları, iştahı eksilmeyen doğal kaynaklar üzerindeki hakimiyet arayışı, tüm bunlara dayanan emperyalist projeler ve hamleler bir anda ortadan kalkamasa da gerileme sürecine girecek midir?

Virüs; tüm bu adaletsizliğin sorumlularını, hukuksuzlukların müsebbiplerini ve onlara sadece seyirci kalan değil hatta yeri geldiğinde doğrudan öznesi olan kurumları yeterince korkutabilmiş midir?

Güvenlik anlayışını sadece kendi çıkarlarıyla tanımlayan, lügatında; insanlık, mazlum halklar, yoksulluk, çevre duyarlılığı, gıdaya erişim eşitsizliği gibi insani ve ahlaki boyutlar içeren kavramları barındırmayanlar için Virüs, yeterince terbiye edici olmuş mudur?

Teröre ve terör örgütlerine, emperyalist projelerinin maşaları olsun diye finansman sağlayan, silahını temin eden, insan akışını yöneten koca koca devletlerin ikiyüzlülüğü, Virüs ün etkilerine açık olacak mıdır?

Bugüne değin mazlumlara kol kanat germeyen, zalimlere karşı etkili bir duruş sergilemeyen, dünya barışı ve güvenliği konusunda yetkili olupta bu sorumluluğunu bir türlü hakkaniyetle yerine getirmeyen, dünyanın kürenin çatısı durumundaki Birleşmiş Milletler (BM) acaba Virüsün etkisiyle öz eleştiri mekanizmalarını çalıştırabilecek midir? Dünyanın gerçekten beşten büyük olduğunu, salgının yaşanması gerçeğiyle bu defa anlayabilecek midir?

NATO; ne işe yarayıp, yaramadığını Virüs sayesinde sorgulayabilecek midir?

Avrupa Birliği (AB) bölgesel ittifakının insanlık dara düştüğünde işe yarayıp, yaramadığını Virüs gerçeğiyle tekrar gözden geçirebilecek midir? Bu noktada İtalya’nın eski Başbakanı Matteo Salvini’nin, İtalya’da yaşanan ölümlere kayıtsız kalması üzerine AB için sarf ettiği şu sözlerini yeterince ciddiye alacak mıdır?

“AB’den nefret ediyor ve tiksiniyorum. Birlikten ziyade, yılanlar ve çakallar mağarası. Önce virüsü yeneceğiz, sonra dönüp AB’yi düşüneceğiz. Gerekirse teşekkür etmeden ayrılacağız”

Tüm bu soruların ve sorgulamaların yapılamayacağı, değişime tabi tutulmayacağı bir dünya, değişen dünya olmayacaktır… 

Başkan Erdoğan, Markar Esayan'ın cenaze törenine katıldı

Başkan Erdoğan, Markar Esayan'ın cenaze törenine katıldı

Türkiye ateş gücünü dünyaya gösterdi! İ

Türkiye ateş gücünü dünyaya gösterdi! İşte Ateş Serbest-2020 faaliyetinden ilk kareler

1795 yılından beri kazılan çukurun sırrı ne?

1795 yılından beri kazılan çukurun sırrı ne?

Halkalı karabatak 500 kilometre yol alarak Türkiye'ye geldi

Halkalı karabatak 500 kilometre yol alarak Türkiye'ye geldi