• $8,4423
  • €10,2034
  • 492.872
  • 1441.33
01 Mayıs 2018 Salı

Seçim sürecinde iki düzlem

Erken seçim sürecinde partilerin seçim stratejileri herkesin ilgi odağı. Yeni sistemin ilk pratiğinde siyasi partilerin neye göre, nasıl bir yol izleyecekleri herkes için merak konusu.

Bu süreç içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a rakip kimin olacağı konusu, gündemin en önemli, en çarpıcı, üzerinden çok kafa yorulan meselesi. Muhalif partilerin ortak çabası, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçilmemesini sağlatabilmek. Bunun için; “hangi aday etrafında toplanılırsa başarılı olunur” hesabı içindeler.

Her şeyden önce ifade etmek gerekir ki; Türkiye olarak iç siyasetini, dış siyasetten, dış siyasetini de iç siyasetten ayrı tutarak değerlendirilmeyeceği bir dönemin içindeyiz.

Bu noktada net olarak görmek ve kabul etmek gerekir ki; seçime ilişkin süreç iki düzlemden oluşuyor. Birincisi; ülke içi ilişkilerin, siyasi tavırların ve kimliklerin karşılıklı duruşları, çabaları ve bunlara ilişkin aday kimlikleri üzerinden yapılan analizler ve sonuç çıkarabilme çabalarını içerir.

Buna göre birinci düzlem de; cumhurbaşkanı adaylarının isimleri, siyasi çizgileri, halkı etkileme becerileri, en geniş yelpazede ilgi çekebilme nitelikleri gibi daha çok içsel, ülke içi ilişki dinamiğine dayalı hususlar yer alır. Buna göre CHP‘nin adayının kim olacağı tahminleri analizleri her şeyden bağımsız olarak ele alınır ve sonuç üretilmeye çalışılır. Yine aynı şekilde ilk turda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçtirmeme esasına göre işleyen stratejide muhtemel 2. tura kalınması durumunda hangi adayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı destekleneceği, hangisinin daha çok şansı olacağı gibi parametreler gözetilerek değerlendirmeler yapılır.

İkinci düzlemde ise; Türkiye’nin dışında olup da Türkiye’nin içine hükmedebilme gayretindekileri içerir. Türkiye’nin geleceğine ipotek koymak isteyen aktörlerin kümelendiği bu düzlemde, türlü oyunlar, karanlık denklemler, iç içe geçen hesaplar devrededir. İkinci düzlemin aktörleri için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçilmemesi esastır. Bugüne değin Türkiye’nin önüne çıkarılan tuzaklar, kumpaslar ve açık saldırılar bu düzlemin aktörlerinin ürünüdür. Diğer terör örgütleri gibi FETÖ de onlardan biridir. Bu aktörler ve piyonları için seçim hayati önemdedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçilmemesi için her yol denenmelidir.

Son birkaç gündür seçime ve adaylık sürecine ilişkin dikkat çekici gelişmeler kaydedilmiş ve bunlara dair son derece önemli sorular ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin beka sorununla karşı karşıya kaldığı bir dönemde, teröre ve arkasındaki aktörlere karşı verdiği topyekun mücadelenin seyri, boyutları ve FETÖ’nün diri ve canlı olan küresel ağı ve destekçilerine karşı sürdürülmesi gereken amansız mücadele gerçeği ortadayken, AK Parti’nin kuruluşundan itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dava arkadaşı olan birinin “geniş bir ittifak sağlanması durumunda” nasıl olur da kolayca Erdoğan’a karşı aday olmayı düşünebilmiştir? Türkiye’nin bu döneminde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en geniş halk desteğine sahip olduğunu bile bile, Türkiye düşmanlarına karşı en sağlam iradeyi ve direnci gösteren kişi olduğunu bildiği halde hangi refleksin, hangi iradenin ürünü olarak bu tercih de bulunmuştur?

Ana muhalefet partisinin 15 milletvekilini, halka sormadan İP’e göndermesi ve şimdilerde de geri gelmelerinin söz konusu olması hangi refleksin ve iradenin ürünüdür?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçilmemesi için hareketlenenlerin, “Erdoğan düşmanlığında” yarışırcasına, aralarında ki her türlü çelişkiyi kolayca unutarak ve 5 benzemez olarak dayanışma içine girmeleri hangi refleksin ve iradenin ürünüdür?

Bu soruların cevabı ikinci düzlemdeki ilişki ağında saklıdır. Seçim tarihi 2019 olsaydı bu ağ çok daha hazırlıklı, çok daha donanımlı çalışacak, çeşitli siyasi mühendislik çalışmalarına, türlü tezgahlara girişecekti.

Bu yüzdendir ki, 24 Haziran tarihi; onlar için telaşın, karmaşanın, hazırlıksız yakalanmanın tarihi oldu…

Tüm emekçilerin bayramını tebrik ederim…

<p>Akşam Gazetesi Spor Müdürü Kenan Karcı Süper Lig'de tüm  merak edilenleri Ezgi Aşık'a anlattı.</p

Süper Lig'de şampiyon kim olur?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor