• $13,4654
  • €15,3281
  • 770.707
  • 1857.4
29 Ekim 2017 Pazar

Tıbbımıza sahip çıkmak

Ulusların sağlığı, zenginliklerinden çok daha kıymetlidir. Ancak sağlıklı insanların oluşturduğu bir toplum, bağımsız olabilir. Şeyh Edebali’nin, Osman Gazi’ye 14. yüzyılda ettiği “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın!” nasihatindeki derin hikmet de esasen budur.

Peki sağlığımızda sorun olduğu dönemlerde kullandığımız ilaçlarda, medikal malzemelerde, sağlık yazılımlarında, görüntüleme cihazlarında dışa bağımlıysak ülke olarak sağlıklıyız diyebilir miyiz?

Konuyu biraz açalım.

Ülkemizin sağlık alanındaki harcamaları her geçen yıl artarken, bu harcamalar içinde önemli bir kalemi oluşturan ilaç için 2017 yılında 24 milyar lira harcayacağımız öngörülmektedir. Bu rakamın 2018’de 25,8 milyar lira, 2019’da ise 28 milyar liraya ulaşması beklenmektedir.

Ne yazık ki ülkemizin ilaç ihtiyacının %58’ini ithalat yoluyla karşılamaktayız.

Bu durum, ülkemizin ve necip milletimizin vefakâr omuzlarında çok ağır bir yüktür.

Son dönemde özellikle terör örgütleri ile mücadelede ve devletler muvazenesinde güçlü bir Türkiye yerli ve milli savunma hamleleri ile mümkün olmuştur. Bu sayede hem güvenliğimizden emin olmuş hem de yıllardır bütçeden en çok payı aktarmak zorunda kaldığımız savunma harcamaları büyük ölçüde ülkemizin kasasında, milletimizin cebinde kalmıştır.

Milletimizin şer odaklarıyla mücadelede Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine dolarını bozdurarak ekonomik darbelere dur dediği gibi, devlet aklı ile savunma sanayiinde verilen mücadele ivedilikle ilaç ve tıbbi cihaz üretimi için de devreye sokulmalıdır.

İlaç ve tıbbi cihazlarda da tıpkı savunma sanayiinde olduğu gibi ivedilikle yerli üretim hamlesi başlatmak zorundayız. Millî varlığımıza sahip çıkmak adına başlatacağımız bu onurlu hamlenin başarısız olması imkansızdır.

Öncelikle tıbbi malzeme ve cihazları ülkemizde üretilenler ve üretilmeyenler şeklinde kategorize ederek kısa, orta ve uzun vadede üretebileceklerimiz şeklinde sınıflandırmalı ve yerli üretime uygun ortamı sağlamak için kamu-üniversite-özel sektör işbirliğini olabilecek en verimli şekilde tesis etmeliyiz.

Esasen, Batı’nın tıpta kullandığı cerrahi malzemeler bizim icadımız, bizim eserimizdir. Biz bunu, Batı karanlık Orta Çağ’ını yaşayıp, akıl hastalarını zincirlerken, onuncu yüzyılda başardık. Dünyada bugün kullanılan cerrahi aletlerin pek çoğunun nihai dizaynları El Zehravi’ye aittir. Neşter, kemik testereleri, göz ameliyatı makaslarının da aralarında bulunduğu iki yüz cerrahi alet günümüz tıbbında hâlâ kullanılmaktadır. Hayvan bağırsaklarından yaptığı iplikle attığı dikişlerin kendi kendine kaybolduğunu da Zehravi keşfetmiş ve yine hayvan bağırsaklarından ilk kapsülü yapmıştır. Tıp, kıymetini bilmeyip Batı’ya bizim armağan ettiğimiz bir müessesedir. İbn-i Sina’ya Avicenna (Tıbbın Babası) demelerinin de asıl sebebi budur.

Özellikle günümüzün kritik evresinde, milli değerlerimize, ekonomimize ve kaynaklarımıza sahip çıkmak zorundayız. Bunun da yolu tıbbımızı geri almaktan geçiyor. Sağlık sektöründe, ilaçtan tıbbi cihaza kadar her alanda dikkatli, seçici ve yerli olana odaklı tercihler yapmak zorundayız. Hekimlerimiz muadili olduğu müddetçe tercihini yerli ve milli ilaç ve tıbbi cihazdan yana kullanmalıdır. Ancak muadili yoksa ithal ilaç ve malzemeler kullanılmalıdır. Tıpkı savunma sanayiinde olduğu gibi yerli ilaçta, yerli görüntüleme cihazlarında, yerli donanımda ileri teknoloji ürünleri bir an önce geliştirmeli ve Batı’ya armağan ettiğimiz tıbbımıza her anlamda sahip çıkmalıyız.

Helal gıda gibi helal tıbbi malzeme ve helal ilaç artık gündemimizdeki yerini almalıdır.

İşte o zaman Türkiye, sağlıklı insanı ve devralmış olduğu manevi mirasıyla güçlü ve dışa bağımlı olmaktan uzak, dimdik ayakta duracaktır.

Esasında Sayın Cumhurbaşkanımızın ufuk çizgisi ve bir kızıl elma olarak tanımladığı 2023, 2053 ve 2071’in anlamı da her alanda yerli ve milli hedeflere ulaşmak ile mümkün olacaktır.

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı