• $28,921
  • €31,3202
  • 1884.39
  • 8087.24
12 Kasım 2023 Pazar

Soykırım mı “soy kurutma” mı?

Soykırım" tanımı ilk defa 1944 yılında Polonyalı-Yahudi bir avukat olan Raphael Lemkin (1900–1959) tarafından türetilen çok spesifik bir terimdir. Raphael Lemkin, bununla Nazilerin Holokost sırasındaki sistematik cinayet politikalarını tanımlamaya çalışmıştır. Soykırım kelimesi Yunanca ırk veya kabile anlamına gelen geno- ile Latince öldürme anlamına gelen -cide kelimesinin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.

Bu tanımın yapılmasından yaklaşık 4 yıl sonra (1948) Birleşmiş Milletler, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme olarak bilinen yazılı bir uluslararası anlaşmayı onayladı.

Soykırım, ulusal, etnik, ırksal ya da dinsel bir grubu kısmen ya da tamamen yok etme niyetiyle işlenen eylemlerin uluslararası alanda tanımlanan adıdır ve bir suçtur. Bu eylemler esas itibarıyla beşe ayrılır:

* Grup üyelerinin öldürülmesi

* Grubun üyelerine ciddi şekilde bedensel veya zihinsel zarar verilmesi

* Grubun yaşam koşullarının, tamamen veya kısmen fiziksel olarak yok edilmesine yol açacağı hesaplanarak kasıtlı olarak bozulması

* Grup içinde doğumları önlemeye yönelik tedbirlerin uygulanması

* Gruba ait çocukların zorla başka bir gruba nakledilmesi

Soykırımın özel tanımına girmemekle birlikte ciddi şiddet içeren başka suçlar da söz konusudur. Bunlar arasında insanlığa karşı suçlar, savaş suçları, etnik temizlik ve toplu katliamlar yer alıyor.

Gelin Gazze'de yaşananlara bir de bu bilgiler ışığında bakalım.

Yazımı yazdığım saat itibariyle Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, İsrail'in saldırılarında 4 bin 237'si çocuk, 2 bin 719'u kadın olmak üzere 10 bin 328 Filistinli öldürüldü, en az 25 bin kişi yaralandı.

Gazze'nin yıkıntılarına bakarak en az 10-15 bin şehidin de enkaz altında olduğunu düşünüyorum.

İlaveten Gazze dışında, Batı Şeria ve Kudüs'te İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler 163 Filistinliyi öldürdü.

Şimdi soykırımın Uluslararası Ceza Mahkemesine göre kabul edilen tanımına göre;

Grup üyelerinin toplu öldürülmesi var mı? Var. Grubun üyelerine ciddi bedensel veya zihinsel zarar vermek var mı? Var. Gazze'de kullanımı yasak olan fosfor bombası dahil envai çeşit mühimmatların kullanılışı var mı? Var. Öyle ki Gazze halkı ABD ve İsrail'in yeni ürettiği silahların ve bombaların etkisinin denendiği kobaylar olarak kullanılıyor.

Grubun yaşam koşullarının, grubun tamamen veya kısmen fiziksel olarak yok edilmesine yol açacağı hesaplanarak kasıtlı olarak bozulması var mı? Var.

Bunların dahası var.

Hastanelerin, ibadethanelerin, okulların vurulması, elektrik, su, yakıt ve yiyeceğin engellenmesi bir grubun yaşam koşullarının yok edilmesi, soykırım değil de nedir?

Grup içinde doğumları önlemeye yönelik tedbirlerin uygulanması var mı? Var. Tonlarca bombaların patladığı, hedef gözetilmeden kadın ve çocukların öldürüldüğü, hastanelerin yok edildiği bir yerde bırakın doğum önlemeyi doğanların yaşaması bile mucize.

Gruba ait çocukların zorla başka bir gruba nakledilmesi ve 5 bine yakın çocuğun öldürüldüğü bir yerde başka yere nakledecek çocuktan söz edilebilir mi?

Gazze'de soykırım değil büyük bir "soy kurutma" operasyonu yürütülüyor. Ve de ne yazık ki BM, UCM, Müslüman olmayanlara demokrat olan dünya bu soykırımı timsah gözyaşlarıyla izliyor.

Tüm dünyada kabul gören ve ağır cezai yaptırımları olan soykırım suçunun Batılıları, Siyonistleri korumak için tanımlandığına Gazze'de yapılan soykırım sonrası artık çok ama çok eminim.

BM ve UCM'ye başvurup bu suçun sadece Batılılar ve Siyonistler söz konusu olduğunda uygulanmasının metne eklenmesini önermek lazım. Bu suretle en azından insanlık neyin ne olduğunu daha net olarak bilmiş olur.

Elbette bu böyle gitmez sevgili okurlarım.

Bu zulüm payidar olmaz. Arşa yükselen bu ahlar yerde kalmaz.

Ne gariptir ki 1940'lı yıllarda uğradıkları zulüm karşısında literatüre "soykırım" tanımını yerleştiren Yahudiler, şimdilerde daha vahşi bir tarzda adeta "soy kazıma, soy kurutma" denebilecek "soykırım" yapmaktadırlar. Kendilerine bu konuda "dur" demek yerine ne yazık ki Amerika'da Kızılderililere, Afrika'da siyah derililere soykırım yapan uygar (!) Batı toplumu tanklarıyla, toplarıyla, tüfekleriyle, uçaklarıyla, gemileriyle destek olmakta; suç ortaklığı yapmaktadırlar.

Elbette ki İsrail, ABD ve diğer destekçi ülkelerin içinde masum sivillerin, annelerin, hastaların, çocukların öldürülmelerine, hastanelerin, camilerin, kiliselerin ve okulların kasıtlı olarak bombalanışına üzülen vicdan sahibi insanlar da vardır.

Ne Hamas'ın, ne İsrail'in ve ne de bir başkasının zulüm yapmasına razı gelebiliriz. Zulüm ilanihaye ( sonsuza kadar) devam etmez. Bu da etmeyecektir !

İsrail, ABD ve destekçilerinin tarih sahnesine yüzüstü kapaklanışı, dünya vicdanı ile yüz yüze kalışı çok yakındır.

Ölümün son olmadığını bilen bir milleti yenemezsiniz! LA GALİBE İLLALLAH

<p>Mardin kırsalında gerçekleştirilen Kahramanlar-32 Operasyonunda biri kırmızı kategoride olmak üze

Mardin'de 'Kahramanlar' operasyonu

Türkiye'nin tek su altı deniz parkı! Yıldızkoy'da mikroplastik tespit edildi

6 Aralık 2023 ŞOK aktüel ürünler kataloğu

Merapi Yanardağı kül püskürttü! Patlamalar nedeniyle 11 dağcı hayatını kaybetti