• $8,4403
  • €10,2042
  • 492.976
  • 1441.33
02 Mayıs 2021 Pazar

Soy-kırım Yalan, Soy-suzluk Gerçek

Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Dinle
YAZARIN SAYFASI

Bu yazı büyük bir yalanın, bir iftiranın ve aşağılık bir ithamın reddiyesidir.

Malumunuz ABD Başkanı Biden, radikal Ermeni çevreleri ile Türkiye karşıtı grupları memnun etmek amacıyla bir asırdan daha uzun süre önce yaşanmış 1915 olaylarıyla ilgili "soykırım" ifadesini kullanarak tarihe karşı tarihi bir soykırıma imza attı.

Tarihe adalet ve hoşgörüyü devletleştirmiş bir millet olarak geçen Türklerin en son suçlanacağı şey soykırımdır sevgili okurlarım.

Asırlardır Türk çatısı altında birçok etnik grupla birlikte yaşamış ve halen yaşamakta olan Ermenilere karşı yapıldığı iddia edilen soykırım iftirasını kabul etmeyişimiz milli bir refleksten ziyade tarihi gerçeklerin bir neticesidir.

Bir grubun varlığını ortadan kaldırmak üzere işlenen tüm şiddet suçları olarak ifade edilen soykırım tanımlamasına bakacak olursak Suriye'de, Irak'ta, Afganistan'da, Vietnam'da, Japonya'da yapılanlar için bu tanım tam da o zaman yerini bulacaktır.

1911 ile 1923 yılları arasında 22,5 milyondan 9.5 milyona düşen yani 12 yılda katledilen 13 milyon Türk nüfusu için de bu böyledir. Ve yine Ermeni çeteleri eli ile Anadolu'da yapılan katliamlar başka bir tanıma meydan bırakmayacak kadar böyledir. Tarihte bir soykırım varsa bu, Türk eliyle değil Türk'e karşı işlenmiştir!

Ve soykırım, İstanbul'u halâ Konstantiniyye olarak tanımlayanların aklında, fikrinde yaşamaya da devam etmektedir.

Bizim başımız dik, alnımız ak, hamdolsun. Kendi kanlı tarihlerini bize iftira atarak perdelemeye çalışanların çabaları beyhudedir.

Türk'ün asil ve şerefli geçmişine dil uzatarak sütre gerisinde saklananların elbet oyunları başlarına dolaşacaktır. Ve bu toprakların ekmeğini yiyip soykırım iftirasına ortak olmak suretiyle vefa borçlarını tasmalarını tutanlara ödeyenler için de hak ettikleri dersleri alacakları gün elbette çok yakındır. Sayın Cumhurbaşkanımızın terör sevicilere atfen kullandığı "terör bumerang gibidir" ifadesi tam da bu noktada soykırım budalaları için de gediğine oturmaktadır. Kusur aramayı maharet belleyen, politik kaygılarına aziz Türk tarihini malzeme yapmak isteyenler o kusurları ve gerekli malzemeyi kendi tarihlerinde ve bugünlerinde ve hatta gelecek planlarında bolca bulacaklardır.

Bizim etnik ya da başka başlıklar altında bir ayrıma taraf olmadığımız tarihimizden bugünümüze değin bellidir. Bir mozaiğin renkleri gibi bir arada olmayı sanat haline getirmiş bir devlet geleneğinin devamı olarak bizler fitneci, fesatçı, ayrımcı ve ötekileştirici hiçbir başlığın altında yer almadık, almayacağız da. Birlikte ve huzur içinde yaşayan etnik çeşitliliklerin zenginlik haline geldiği bu aziz topraklarda olmak her milletin hayalidir. Hayalleri ve emelleri bozgunculuk çıkarmak olanlara verilecek en güzel cevap ise; birlik ve beraberliktir.

"Alemi nasıl bilirsin? Kendim gibi!" diye, bir ifade vardır bu durumlar için. Kendi soysuz ithamlarını kendi viran tarihlerinde arasın, soykırım çığırtkanları. Biz soy kırmayız. Zalimin ve zulmün belini kırdığımızı inkâr etmeyiz ama!

Bize soykırım çamuru atan Biden ve ortakları; kirli geçmişlerinde soykırım tüneline soktukları milyonlarca mazlumun hesabını versinler öncelikle...

Bu vesileyle bir kez daha ABD Başkanı Biden'in "soykırım" açıklamasını kınıyor, bu asılsız ve mesnetsiz iddiaları şiddetle reddediyorum.

ABD Başkanı Biden'ın gösterdiği demansif belirtiler, öyle zannediyorum ki, Boris Yeltsin-vari davranışlar gösteren Trump'ı da aşacak niteliktedir. Bu konuda ABD'li hekimlere epeyce iş düşeceğe benziyor. Başkan Biden zihni melekeleri müsait olduğu zaman, 70 milyona varan kırmızı derililerin , bir o kadar siyah derililerin kanlarını ve soylarını nasıl mahvettiklerini düşünsün. Vietnam'daki soykırımı, insanlık suçu olan kitle imha silahlarıyla Nagazaki ve Hiroşima'da yaptıkları katliamları düşünsün. Afganistan, Irak ve Suriye'de yol açtığı milyonlarca ölüm, sakatlık ve ahlak dışı vahşeti düşünsün. Yüzünün kızardığını hissedecektir. Eğer kızaracak bir yüzü kaldıysa!

<p>İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda  şehit sayısı 14'ü kadın, 5'i çocuk olmak üzer

BMGK'nin Kudüs kararı ne olacak?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor