• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Sigaranın ‘maskesi' düşmeli!

Çin’in Hubey eyaletine bağlı Wuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyaya yayılan Covid-19 salgınında tespit edilen vaka sayısı Dünya genelinde 50 milyona yaklaştı.

Virüs nedeniyle 1 milyon 193 bin kişi hayatını kaybederken virüs saptanan 33 milyon 252 bin 284 kişi sağlığına kavuştu.

30 Ekim Cuma günü verilerine göre ülkemizde de toplam vaka sayısı 373 bin 154, can kaybı ise 10 bin 177.

Tablonun ne kadar ürkütücü olduğu aşikardır. Bu ortamda bilim insanlarımızın sürekli olarak dikkat çektiği “tedbir” vurgusu, haklılığını an bean ortaya koymakta ve bizleri daha sıkı tedbirlere yönlendirmekte, hatta zorlamaktadır.

Virüsün en önemli bulaş yolunun Covid-19 pozitif birinin ağzından çıkan damlacığın karşıdaki kişi veya kişilerin ağız, göz veya burnuna ulaşmasıyla söz konusu olduğunu biliyoruz. Bu anlamda güvenli sosyal mesafe, maske kullanımı ve hijyen alınması gereken en önemli önlem olarak kabul edilmektedir. Bu üç önlemi uyguladığımız takdirde virüsten çok büyük bir oranda korunmuş oluruz.

Bu yazımda maskenin önemi ve doğru kullanımı konusuna değinmek istiyorum.

Covid-19 hastalığının güçlü bir aşısı veya kesin ve etkili bir tedavisi henüz bulunmamış olsa da doğru ve uygun maske kullanımının bu hastalıktan korunmada, çalışmaları devam eden aşılara benzer hatta daha yüksek bir koruyuculuğu olduğu bilimsel makalelerle ispatlanmış durumdadır.

Maske, maruz kalınan virüs yükünü azalttığı gibi, virüsün enfeksiyonu taşıyan kişiler tarafından çevreye yayılmasını da engellemektedir. Enfeksiyon bulaşından korunmada şu an için elimizdeki en önemli kalkanlardan biri olan maske kullanımını sekteye uğratan en büyük etkenlerden biri olarak karşımıza sigara kullanımının çıktığını görüyoruz.

Her ücrada konuşlanmış, her taşın altını mesken tutmuş sigara illeti, bilcümle hastalıkta olduğu gibi Covid-19 sürecinin de baş(belası) aktörü olmayı başarmıştır(!)...

Solunum yolları ile yayılan bir enfeksiyonda açık alanda olmanın verdiği “yanlış” rahatlıkla sigara içen ve enfekte olduğunun farkında olmayan bir kişi önemli bir bulaş kaynağı olabilmektedir. Tıpkı, yaz aylarında belediyelerin sivrisineklerle mücadelede kullandığı ilaçlama araçlarına benzer bir şekilde etrafa adeta zehir saçan ve süper bulaştırıcı olarak da tanımlayabileceğimiz bir makinaya dönüşebilmektedirler. Diğer yandan enfekte değilse virüs bulaşına açık hale geldiği muhakkaktır.

Ağzından çıkan dumanın son ulaştığı noktaya kadar bir alana virüs bulaştırabilecek olan bir sigara içicisi enfekte birey, vebal alanının sosyal mesafe alanından çok daha büyük olduğunu bilmelidir.

Kadim aidiyet anlayışımızdan hareketle, kesin ve keskin kararları, yaptırım boyutuna taşımasını beklediğimiz yegâne kurum devletimizdir. Salgınla mücadelede maske kullanımını zaafa uğrattığı için meydan, cadde, sokak, park, kamunun ortak kullandığı alanlar vb. yerlerde sigara içilmesini yasaklayarak virüsle mücadelede devlet mührünün nasıl bir etkisi olduğunu bizlere gösteren valilerimiz, en önemli referanslarımız olarak, bizlere bu cümleleri kurduran ilham kaynaklarımızdırlar.

Pandemi sürecinin en yetkin kurumlarından olan Bilim Kurulumuzu tam da bu noktada, bazı valilerimizin kamuya açık alanlarda uyguladığı sigara yasağını genel bir uygulamaya dönüştürme yolunda adım atmaya davet ederken, Sn. Cumhurbaşkanımızın şu tespit ve çağrısını hatırlatmak istiyorum:

“Temizlik, maske ve mesafe kuralının yanında lütfen şu sigarayı da bırakın ve artık çöpe atın. En büyük tehditlerden birisi de sigara kullanmaktır.”

Gelin bu vesileyle bu memlekete bir iyilik daha yapalım ve caddelerde (en azından şehirlerin işlek cadde ve sokaklarında), parklarda sigara içilmesini ve nargile kullanılmasını yasaklayalım. İnanın çevremiz, şehirlerimiz ve bedenlerimiz daha temiz olacaktır.

***

Merkezi Ege Denizi olan ve başta İzmir olmak üzere birçok ilimizde hissedilen depremde vefat edenlere Allah’tan rahmet tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.