• $8,7255
  • €10,3959
  • 500.224
  • 1414.15
16 Mayıs 2021 Pazar

İki nehir ve aralarındaki hançer

Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Prof. Dr. Cevdet Erdöl
Dinle
YAZARIN SAYFASI

Yine bir Ramazan ve yine kuduran bir siyonist zulmü. İntifada ile 1987'den beri ayakta kalmaya çalışan, direnen, Mescid-i Aksa'yı canı pahasına savunan Filistin'de durum bildiğimiz gibi. Gazze bildiğimiz gibi. Dünya bildiğimiz gibi.

Evet sevgili okurlarım sizler bu satırları okurken kim bilir kaç çocuk, kaç kadın, kaç masum sivilin daha canına kast edilecek. Bir vahşet ki, hortlamak için hep Müslümanların kutsal zamanlarını kolluyor. Bir zulüm ki, masum ve savunmasız Müslümanlardan başkasını gözü görmüyor.

Onlarca masum çocuk, yaşlı, kadın hasılı insanın katledilmesi katrana bulanmış bir kuş kadar kıymete haiz değil maalesef.

Mescid-i Aksa ki, ilk kıblemiz. Kudüs ki, tüm semavi dinlerin kalp atışlarının duyulduğu şehir. Oysa ki Kudüs, anlayış ve hoş görü ile huzur vatanı olacağı yerde zalimlerin, bebek katili terörist devletlerin haince ve vicdansızca yaptıkları yıkım ve katliamların şahidi olmak zorunda bırakılıyor. Kim oluyorlar da kendi vatanlarında yaşayan mazlum bir halkı kendilerine düşman olarak seçiyorlar.

Ve nasıl da utanmıyorlar, sapan taşlarına karşı füzeler savururken. Ve ne acıdır ki, duyarsız ve kınamaktan-o da muallak- öteye gidemeyen bir islam alemi... dostun atamadığı o taş yine bizim kafamızı yarmakta!

Halbuki ecdadımızın hamiliğinde öyle miydi o coğrafya. Hangi coğrafyayı gösterebilir ki kimse, Müslüman-Türk'ün elinden zulüm ve eziyet görmüş olsun. Kanuni Sultan Süleyman'ın El Halil Kapısına yazdırdığı "La ilahe illallah İbrahim Halillullah" ifadesi çok dikkate şayandır.

Kudüs'te akan gözyaşları dinmedikçe, bu akan kan durmadıkça dünyaya huzur gelmeyecek. Birilerinin huzur falan istediği de yok zaten. Trump çıkıp Kudüs İsrail'in başkentidir derse, bu zulme dünya devletleri seyirci kalır (veya en fazla lütfedip de sadece ve sadece kınamakla geçiştirirse) katiller güç devşirmeye devam eder elbette.

Dünya baki değil ki, zulüm baki olsun. Ama bu tablo ile yaşamak en hafif ifadesi ile insanlığa ihanettir. Yine bakıyoruz, her zaman olduğu gibi en yüksek perdeden tepki Türkiye'den, mazlumların sesi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan gelmektedir. Davos'ta katillerin gözünün içine baka baka "Siz çocuk öldürmeyi çok iyi bilirsiniz!" diyerek, o asil duruşunu yıllar önce nasıl da göstermişti. Ve o adalet kılıçının kabzasını Türkiye tutacak.

Sözüm ona "Kınamalar" canımızı acıtıyor artık. "Savaş suçu işleniyor, çocuklar katlediliyor, nesiller bilerek ve kasten tahrip ediliyor " tespitleri değil, bu zulme müspet ve kalıcı çözümler istiyoruz artık.

Katillerin yönettiği İsrail'in haritasında yer alan iki nehir (Fırat ve Nil) ve bunların arasındaki araziye iyi bakmak lazım. Kendilerince vadedilmiş topraklar olduğuna inandıkları bu coğrafyanın ortasına saplanan hançer olan İsrail'in nasıl neşvünema bulduğunu hangi şartlarda oluştuğunu ve hangi şartlarda Filistin'in tüm topraklarına nasıl sahip olduklarını artık herkes bilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa gibi devletleri arkasına alarak Orta Doğu'da at oynatan İsrail'e mutlaka haddi bildirilmelidir. Doğuda oluşturulan "Fırat Kalkanı" bu bölgedeki hain emellerine kalkan olduğundan olsa gerek, malum devletlerin hepsi feryat figan eylediler. Bölgede kullandıkları bazı kavimlerin uyanmasına vesile olan bu harekatı asla hazmedemediler. Aynı şekilde Nil Kalkanı oluşmadığı takdirde malum istilacı zihniyetin Nil vadisinde zemin kazanacağı aşikardır. Zannedilmesin ki hedef sadece Filistin'dir. Filistin'in işi bitirilince sıranın Batı'ya karşı sesini değil nefesini bile çıkaramayanlara geleceği aşikardır. Burada görev elbette Mısır ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Arap dünyasının ve bölgenin güçlü ülkelerine düşmektedir. Mısır ve pek çok Arap ülkesi iç sorunlarıyla boğuşmak , Suudi Arabistan'ı ise kendi boynuna taktığı Kaşıkçı urganı hareketsiz bırakmıştır. Batı dünyasının şımarttığı İsrail cami duvarını kirletmektedir. Unutulmasın ki, atalarımız der ki "eceli gelen it cami duvarını pisletir". Bizden hatırlatması!

<p>Seda Sayan ve Uğur Arslan'ın sunuculuğunu üstlendiği bir  döneme damgasını vuran Evleneceksen Gel

Solmaz Çiros, Armağan Çağlayan'ın programını terk etti

İstanbul'da ''Yeditepe Huzur Uygulaması'' gerçekleştirildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, GDAÜ toplantısında konuşma yaptı

Anzer Yaylası'nda arıcıların bal mesaisi başladı