• $12,4032
  • €14,0094
  • 709.521
  • 1776.41
17 Ekim 2021 Pazar

Bu ne perhiz bu ne...!

10 Ekim'de Fırat Kalkanı Bölgesi'nde, terör örgütü PKK/PYD'nin güdümlü füzeyle saldırısı sonucu özel harekât polislerimiz Cihat Şahin ve Fatih Doğan'ın şehadet haberi bizleri derin bir teessüre sürüklemiştir. Şehitlerimize bir kere daha Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, yakınlarına ve tüm milletimize baş sağlığı ve sabır diliyorum.

Milletçe bizi üzüntüye boğan bu haberin havsalalarımızı sarsan bir başka detayını da müsaadenizle sizlerle paylaşmak isterim bu hafta. Saldırı sonrası ABD Dışişleri Bakanlığı, Suriye'deki terör saldırısına yönelik kınama ve şehit olan Türk polisler için de başsağlığı mesajı yayınladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı başsağlığı mesajında: "NATO müttefikimiz Türkiye'ye sınır ötesinden yapılan saldırıları kınıyoruz. Suriye'de öldürülen iki Türk polisinin ailelerine başsağlığı diliyoruz." ifadelerini kullandı.

Tam da burada merhum Ziya Paşa'nın "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde" sözünü hatırladım. Attıkları her adımın ertesinde nerede kan dökülecek, nerede fitne tohumları serpiştirilecek diye düşündüğümüz cenahlardan geliyor bu iyi(!) niyet gösterileri. Terör seviciliğini her fırsatta ispat edenlerin, lojistik ve siyasal tüm desteklerini alenen ortaya koyanların şehitlerimize üzüldüğünü düşünmek açıkçası içime sinmiyor, inandırıcı gelmiyor. Elleriyle besledikleri canavarın-ki ateş olsalar ne kadar yer yakarlar-salyalarını silerken, ortaya çıkan hain saldırıları da kınamaktan geri durmamaları bir paradoksun nişanesidir.

Vardır bir hesapları demekten başka bir şey gelmiyor insanın aklına. Hangi yaraya merhem oldukları düşünüldüğünde, yara açmaktan ve mazlum coğrafyaları kanatmaktan başka bir mahir oldukları alan bulunmayanların bugün çıkıp da taziyede bulunmaları bir başka senaryonun ürünü olsa gerek. Elbette ki hüsn-ü zannımızı yitirmedik. Ama şu bir gerçek ki tedbirsiz tevekkül etmek de bize göre değildir.

Aziz vatanımız üzerinde türlü habis ve hasis planlar üretme gayretindeki şer odakları sürekli güncellenirken bizlere de güncel bir teyakkuz halinde olmak düşer sevgili okurlarım.

Dünü belli olanların bugününe ancak yarın not verilir! Her cümle ve eylemlerini kuluçka süreçlerinden geçirerek servis eden bu ve benzer mihraklara karşı milletçe uyanık olmalı ve mutlak suretle süzerek, damıtarak anlama gayretinde olmalıyız diye düşünüyorum.

Cepheden cepheye koşan şanlı ecdadımızın asil torunlarının bugün verdiği mücadele de dedelerimizin kanını yerde bırakmadığımızın ve bırakmayacağımızın haykırışıdır. Savunma sanayiindeki devrim niteliğinde gerçekleştirdiği hamleleriyle şehitlerine ve gazilerine minnet borcunu ödeme gayretindeki süper beyinlerimiz, milletimize de güven telkin etmektedir. Her bir adımına binlerce şehadet çiçeği düşmüş vatanımızın hangi badireleri atlatarak bugünlere geldiğini unutmayalım. Bir yandan düşmanlarımızın sırtını sıvazlayan, silah veren, verdikleri silahlarına mühimmat ve sofralarına ekmek taşıyanların bir yandan da acılarımızı paylaştıklarına kim inanır Allah aşkına! Ez cümle, biz dostu da düşmanı da gözünden tanıyacak ferasete milletçe sahibiz. Durmadan post değiştirerek yeni oyunlarını sahneye koyanların gişe beklentilerine pirim vermeyiz. Biz Türkiye'yiz ve binlerce yıllık bir emanetin şahlandığı mukaddes zeminiz. Şimdi söyleyin "siz kimsiniz!" sıfatlarınızı ve niyetlerinizi revize edin öyle çıkın karşımıza. Bu aziz milletin sizin yasak savma kabilinden söylediğiniz tesellilerinize karnı da zihni de toktur!.

Sağlıkla kalınız...

<p class='MsoNormal'>Aykut  Enişte 2 filmiyle beyaz perdeye dönmeye hazırlanan Melis Babadağ, iki  s

Gişeci'de Aykut Enişte 2 sohbetleri... Bölüm 2: Melis Babadağ

Fenerbahçe'ye İzmir'de coşku seli

Galatasaray'a Malatya'da coşku seli

Hibe desteğiyle mantar tesisi kurdu! Şimdi siparişlere yetişemiyor